Zamanını değil katkısını sunmak isteyen gönüllülerin ortaya çıkardığı yeni çalışma kültürüne geçiş nasıl yapılmalıdır? Bu geçiş için “inisiyatif ve etki” üreten bir yaklaşım sergilenmelidir. Bu yaklaşım “sivil yetkinlikler” ile beslenmelidir. Beşeri sermayeyi geliştirecek bu sivil yetkinlikler sayesinde öncelikli problemler tespit edilebilir ve potansiyel imkânlar çözüm için değerlendirilebilir.
STK’ların geleceğe hazırlanması, kurucu ekibin “icracı rolden karar verici role” doğru ağırlığını yönlendirebilmesiyle mümkündür. Hem yönetim düzeyini hem de faaliyetlerin etkisini artıran bu yönlendirmeyi yerine getirecek sivil yetkinlikler önemlidir. Bu yetkinliklerle karar verme becerisi ve katkı verme biçimleri gelişecektir.
Sivil yetkinliklerin geliştirilmesi, yönetim ve organizasyon yaklaşımlarının güncellenmesiyle doğru orantılıdır. Bu güncellik iyi ve örnek uygulamalarının kuruluşlara uyarlanmasıyla etki üretir. Bu etki gönüllülük ve katılımcılık düzeyini yükseltir. Böylelikle birlikte karar verme ve kaynak geliştirme süreçleri de ivme kazanır.
Yapılan araştırmalar STK’larda kurumsal yönetim altyapısının temel bileşenlerini belirlemiştir. Bu temel bileşenler; “stratejik yönetim yaklaşımı, organizasyonel yapı, görev tanımları ve iş gerekleri, iş akışları (süreçler), performans göstergeleri (kurumsal karne), toplantı yönetimi sistemi ile raporlama sistemi” olarak sıralanmıştır. Bu bileşenler sayesinde nitelikli yönetici ve etkin yönetim buluşturulur.
Liderlik, motivasyon, iletişim ve takım yönetimi gibi davranışsal yetkinlikler gelişerek tavandan tabana kapasite gelişimi sağlanmalıdır. Çünkü bu kapasite; STK’ların ortak fikir ve çözüm üretimini artırır. Bu gelişme, şehirlerin sosyal ve kültürel mekânlar olarak daha yaşanılır kılınması için gerekli bilinç ve farkındalığı oluşturur.
Sivil yetkinliklerin geliştirilmesi, gençlerin ve profesyonellerin STK’lara katılımını artıracaktır. Faaliyet alanlarının çeşitlenmesine ve ihtisaslaşmaya hız kazandıracaktır. Aynı konularda faaliyet gösteren STK ve gönüllülerin birlikte çalışmasına katkı verecektir. Toplumsal değer, kalkınma, aydınlanma, sosyal girişim ve çevre gibi alanlarda yeni STK’ların kurulmasına öncülük edecektir.
Türkiye’nin ihtiyacı olan hedef ve coşku talebini karşılamak için sivil yetkinliklere yatırım, sivil hayatta yeniden etki üretmek için “kurumsal öz değerlendirme” şarttır. Bu açıdan STK’lar beşeri sermaye/insan kaynağından yeteri kadar istifade etmelidir. Bunun için “zamanını değil katkısını sunmak isteyen gönüllüler” ile yol almak adına yeniden ve si(vi)l baştan…