Bismillahirrahmanirrahim;
Alemlerin Rabbi, Rahman ve Rahim olan Allah (c.c)’a hamd ederim. Salât ve selâm, Peygamberimize âline ve sahabelerine olsun.
İblis; hayırsız olan, zarara uğrayan, şaşkınlığa düşendir. Şeytan; hak yoldan uzaklaşıp şer ve batıl yollara sapandır. Şeytana, itaatsizliği, kibir ve ırkçılığı, küstahlığı sebebiyle iblis denmiştir. Bir Kur’an kavramı olarak şeytan; Allah Teâlâ’nın Hz. Âdem›e secde emrine karşı gelip isyan ettiği için ilahi rahmetten kovulan ve insanın amansız düşmanı olan cinlerden bir varlıktır. Genel olarak şeytan; insanı Allah’ın hidayet yolundan saptıran, azgınlıkta, şer ve kötülükte emsalsiz olan, hile yapıp aldatan, şer ve kötülük için çalışan her azgına verilen bir cins isimdir. Bu anlamıyla cin şeytanı olduğu gibi, insanlardan da şeytanlar vardır. İnsandan olan şeytanlar cin şeytanına bağlıdır. Şeytan, kötülüğün, küfrün, nifakın, zulmün, şirkin temsilcisidir. Şeytan, insanı gurura, batılı hak görmeye, hayale sevk eder ve gerçeğin çehresini değiştirir. Şeytanın kullandığı en büyük silah, insanı gurura sevk etmektir. NİSA 120: “Şeytan insanlara söz verir, boş kuruntulara düşürür. Ama şeytanın onlara söz verdiği her şey, aldatmadan başka bir şey değildir.” Şeytan’ın insana olan düşmanlığı Allah Teâlâ’ya duyduğu kinin ve nefretin eseridir. HİCR 39-40: “Bunun üzerine Şeytan: Benim Âdem’e secde etmeyeceğimi bildiğin halde ona secde etmemi isteyerek, rahmetinden uzaklaştırıp saptırdığın için ben de, o kullarına yeryüzünde kötülükleri (sana başkaldırmayı ve dünya tutkularını) süsleyip, çekici göstereceğim ve muhakkak ki, o kullarının hepsini rahmetinden mahrum edip, kışkırtıp yoldan çıkaracağım. Ancak onlardan senin hidayetine sıkı sıkıya sarılmış muhlis kulların bana uymazlar.” Bütün cin ve insan şeytanları, bugün de bu görevi yerine getiriyorlar. Şeytanın bu çağrısına uyanlar, onunla birlikte ancak cehennemin yolcusu olacaklardır. ARAF 18: “(Allah da) şöyle dedi: Kınanıp alçaltılmış ve kovulmuş olarak oradan çık. Andolsun, insanlardan kim (İslam’ı bırakıp) sana (çağırdığın batıl yola) uyarsa (bilin ki) cehennemi sizler ile dolduracağım.” Allah tarafından Şeytana verilen bu saptırma imkânı, sadece kötülüğü telkinden ibaret olan bir şeydir. Şeytan, Allah’ın bildirdiği hidayete sarılan hiçbir kimse üzerinde bir yaptırım gücüne de sahip değildir. Şeytanın yaptığı şey, sadece cehennemi cennet olarak pazarlamaktır. Bunun için de yoğun bir mücadele vermektedir. Şeytan, cinlerden ve insanlardan oluşan bütün ordularını düşman bildiği insanı azdırmak, isyana sürüklemek için kullanmaktadır.
ŞEYTAN VE ORDUSU
Şeytanın, kötülükleri yürüten ve pazarlayan bir ordusu vardır. Bu ordunun günümüzdeki en önemli ayağı, hiç şüphesiz ABD, AB gibi ülkeler ve birliklerdir. Bu ülkeler ve birlikler, Şeytanın mallarına ve çocuklarına ortak olduğu paydaşlardır. İnkârcı Beni İsrail’in ilah kabul ettiği Şeytan, icat ettiği ırkçılığı, Beni İsrail toplumuna din olarak kabul ettirmiştir. Bu din, Siyonizm’dir. MÜCADELE 19: “Şeytan onları (inkârcıları, müşrikleri ve münafık olanları) hâkimiyeti altına alıp kendilerine Allah’ı anmayı unutturmuştur. İşte onlar hizbüşşeytan (şeytanın tarafında) olanlardır. İyi bilin ki, şeytanın tarafında olanlar ziyana uğrayanların ta kendileridir.” ABD, AB ve İsrail, insan ve toplumları ifsat edip zulmetmeyi, şeytan için yerine getirilmesi gereken bir ödev olarak görmektedirler. Kur’an bize bu durumu şöyle anlatıyor: İSRA 64: “Onlardan güç yetirdiklerini sesinle (gücünle) sarsıntıya uğrat, atlı, yaya bütün ordunla onların üstlerine yürü, yaygara kopar, mallarda ve çocuklarda onlara ortak ol ve onlara çeşitli vaatlerde bulun. Şeytan, onlara aldatmadan başka bir şey vaat etmez.” Bu, şeytana Allah tarafından verilmiş bir emir değil, haydi elinden geleni ardına koyma, yapabileceğini yap da görelim anlamında bir tehdittir. İnsanı dünyada ve ahirette saadete kavuşturacak “din ve düzeni” teklif etme hakkı, sadece Allah’a aittir. Allah ise kullarına “din ve düzen” olarak İslam’ı teklif etmiştir. Allah’ın İslam teklifine itiraz ederek bunun dışında insan ve topluma “din ve düzen” teklif edenler şeytanın arkadaşları, dostları ve askerleridirler.
ŞEYTAN İLE MÜCADELE
İnsanı “din ve düzen” olarak İslam’dan uzaklaştırmayaçalışan şeytan dâhil bütün ifsatçılar ve yol vurucular ile mücadele etmek insan ve Müslüman olmanın gereğidir. NİSA 76: “İman edenler Allah yolunda savaşırlar, inanmayanlar ise tâğut (batıl davalar ve şeytan) yolunda savaşırlar. O halde şeytanın dostlarına karşı savaşın; şüphe yok ki şeytanın kurduğu düzen zayıftır.” Şeytan ve yandaşları insanlığı ifsat etmek için materyalizmi, sömürmek ve köleleştirmek için de faizci kapitalist düzeni kurmuşlardır.
Tarih boyunca şeytan ve yandaşlarına kaşı peygamberler ve ümmetleri mücadele etmişlerdir. Günümüzde ise bu mücadeleyi Milli Görüş ve Müslüman Topluluklar Birliği yapmaktadır. Asrımızın hak-batıl mücadelesinin Milli Görüş ile Irkçı Emperyalizm arasında geçtiğini söylemek gerçeğin ifadesidir. Milli Görüş, şeytan ve adamlarına yani Irkçı Emperyalizme karşı yürüttü mücadeleyi Saadet Partisi ve bağlı kuruluşları ile yapmaktadır.
Şeytan ve adamları, bu mücadeleyi yaptığı için Saadet Partisine düşmandır. Materyalizme karşı maneviyatçılığı, AB’ye karşı İslam Birliğini, faizci kapitalist nizama karşı adil düzeni, montaj sanayisine karşı ağır sanayiyi, tüketim ekonomisi yerine üretim ekonomisini, gardiyan devlet yerine garson devleti, sağcısıyla, solcusuyla, alevisiyle, sünnisiyle herkesin saadetini istediği için şeytan ve adamları, Saadet Partisi’ne düşmandırlar. İşbirlikçi dış politik yerine şahsiyetli dış politikayı savunduğu için şeytan ve adamları Saadet Partisi’ne düşmandırlar. Şeytan ve adamları, yönetimde zulüm yerine adaleti, barış ve kardeşliği esas aldığı için Saadet Partisi’ne düşmandırlar. Bazı gafiller de şeytan ve adamlarının gözüne girmek için “Saadet Partisi çizgisinden sapmış” diyorlar. Hadi oradan, hadi oradan. Selam hidayete tabi olanlara…