Muhterem Müslümanlar!
Sevmek ve buğz etmek Allah için olursa karşılığı cennet
olur. Bunlar marazi menfaatler için olursa neticesi felâket olur, rezalet olur.
Seveceklerimizi nasıl seveceğiz, yereceklerimizi (yani
buğz edeceklerimize) nasıl davranacağız İşte bunu bilmek, mesele budur!..
Efendim, beş çeşit sevgi vardır. Bunları birbirinden ayır
etmek gerekir. Şimdiye kadar sapıtan insanlar, bunları ayırt edemedikleri için
bu hâle düşmüşlerdir. Toplumumuzun acıklı hâlde olmalarının sebeplerinden biri
de budur.
Şimdi bu beş sevgi çeşidini beş madde halinde ele alalım:
Birincisi, Allah a olan sevgidir.
İkincisi, Allah ın sevdiğini sevmektir. İnsanı küfürden
(kâfir olmaktan) kurtarıp İslam üzere yaşamasını sağlayan sevgi işte budur.
Allah a (C.C.) en yakın sevgi işte budur. Allah a (C.C.) en yakın olan kimse,
bu tür sevgiye en çok sahip olandır.
Üçüncüsü, Allah (C.C.) için sevmektir. Bu Allah ın
sevdiğini sevmenin gereğidir. O nun sevdiğini sevmek ancak Allah (C.C.) için
sevmekle mümkün olabilir. Eğer insanlar, bu sevgiden mahrum olurlarsa; nefret,
haset, kin, düşmanlık, intikam, arsızlık, hırsızlık, güvensizlik gibi
felâketler kalpleri istilâ eder. Neticede hayat çekilmez bir yük hâlini alır.
Şayet sizler, biz böyle bir toplumda yaşıyoruz diyorsanız, sizin yaşadığınız
toplum Allah için sevmesini bilmeyen ucube bir toplum demektir. Böyle bir
toplum belâ toplumudur. Müslümanlarının Müslümansızlık yaşadığı bir toplumdur.
Dördüncüsü, Allah (C.C.) ile beraber bir başka şeyi
sevmektir. Bu tür sevgi müşriklerin (Allah a şirk koşanların) sevgisidir. Allah
(C.C.) için ve Allah tan dolayı olmadıkça; O nunla birlikte başka herhangi bir
şeye sevgi besleyen bir kimse, Allah tan gayrısını da ilâh edinmiş olur. Bu
müşriklerin sevgisidir.
Beşincisi, fıtraten tezahür eden sevgidir. Bu insan
tabiatının ihtiyaç duyduğu şeylere karşı meyildir. Susamışın suyu, acıkanın
yemeği sevmesi, uyku, kadın, çocuk ve anne-babayı sevmek gibi Bu duygular seni
Allah ın zikrinden ve O nun sevgisinden uzak tutmadığı müddetçe yerilmemiştir.
Allah ın bir lütfü, ikramı kabul edilmiştir. Doğrusu da budur.
Muhterem Müslümanlar!
Kur an-ı Kerim de mü minlerin vasıflarının anlatıldığı
ayetlerden biri de Mâide Suresi nin 54. ayetidir. Cenâb-ı Hâk celle ve âlâ
hazretleri mü minleri anlatırken (mealen) buyurur ki:
Allah onları sever, onlar da Allah ı severler.
Onlar birbirlerine karşı mütevazı (alçak gönüllü),
kâfirlere karşı güçlü ve onurludurlar.
Allah yolunda cihat ederler. (Bu yolda) hiçbir
kınayıcının kınamasından da korkmazlar
Bir kutsi hadiste buyrulur ki:
Benim için birbirlerini sevenler gelsinler Arşımın
gölgesinden başka bir gölgenin olmadığı bugünde, onları gölgelendireyim
(Müslim, Birr: 37)
Sevgili Peygamberimiz bir beyanında şöyle buyurur:
İman etmedikçe cennete giremezsiniz. Birbirinizi Allah
için sevmediğiniz müddetçe de iman etmiş olamazsınız. Birbirimizi Allah için
sevmeye yardımcı olacak sebeplerden birini sizlere bildiriyorum: Aranızda
selâmı yaygınlaştırınız (Müslim, İman: 93)
Muhterem Müslümanlar!
Allah için sevmek ve Allah için buğz etmek Allah ve
Resulü nün bizden istediği budur. Mesele de budur!..