Şefkat duygusu insana has bir duygudur ve birçok olumlu duyguya ev sahipliği yapar. Mesela sevgi ve adalet gibi iki kuvvetli duygu şefkatin içinde yer alır. Gönlü şefkatle dolu bir insan aynı zamanda adildir de. Bireysel ya da toplumsal bazda yaşadığımız birçok sorunun temelinde şefkat eksikliği vardır. Nitekim gönlü şefkat yüklü fertlerden oluşan bir toplumda cinayet, gasp adam kayırma, hırsızlık, insanların sorunlarına kayıtsız kalma, zayıfı ezme, despotizm gibi sorunlar yok denecek kadar azdır.
Çocuklarda şefkat duygusunun gelişmesi için yapılabilecek en etkili yöntem aile içi ilişkilerde empatiyi aktif hale getirmektir. Zira empatik iletişim kurabilen bir çocuğun başkalarına haksızlık yapması düşünülemez. Şefkat duygusu gelişmemiş kişilerin en bariz özelliği ise narsizim ve bencilliktir. Bu kimseler olayları kendilerine göre değerlendirirler. Eğer bir şey çıkarlarına zarar getirmiyorsa bir beis görmezler.
Batıda yapılan bir araştırmada, şefkat duygusu gelişmemiş bireylere acılı insanların görüntüleri izlettirilerek neler hissettikleri soruluyor ve bu duygunun gelişmesi için çalışmalar yapılıyor. Zira bu toplumlarda bencillik ve narsizm gittikçe yayılıyor. İnsanlar şefkat, adalet ve empati gibi değerlerden haberdar değiller. Bu durum sadece aile fertleri için değil toplum için de risk taşıyor. İnsana has özel duygulardan yoksun olan bir kişi, yularını çözmüş yırtıcı bir hayvan gibidir, nerede hangi kıyımı yapacağı belli değildir. Bu kişinin ehlileşmesi için insani değerleri yaşaması ve benimsemesi şarttır.
Eğer şefkatiniz olmasaydı, yoksulları kim ayağa kaldıracak, sevgiye susamış çocukların başını kim okşayacaktı
Elden düşmüş yaşlıları kim teskin edecek, ekmeğini bölüp kim verecekti yoksula
Eğer şefkatiniz olmasaydı, kim kaldıracaktı adaleti ayağa
Kim dur diyecekti karanlığa
Kim savunacaktı mazlumları
Kim koşacaktı çaresiz kalmış adamın imdadına
Kim