Seçimler geçti. Malatya’daki vahşete hakikaten üzüldük. Onun haricinde çok da şaşırdığımızı ya da üzüldüğümüzü söyleyemem. Bursa’nın da Millet İttifakı tarafından alınabileceğini düşünüyordum ancak yanıldım. Seçimler sonucunda kurulması gereken ilk cümle hâkim parti için sonun başlangıcı başlamıştır. Ana muhalefet partisi ise artık üsten bakışlarla, tepeden inmeci tavırlarla bir yere varamayacağını anlamış ve normalleşme sürecine girmiştir. Bu seçim Türk siyasi hayatının gelecek 15 yılını belirleyecektir. Şimdiden hakkımızda hayırlısı olsun.

Türkiye ölçeğinde bu seçim kuşkusuz gerçek manada tarihi bir seçim olarak görülüyor. Süreç kesilmez ise artık gelecek süreçleri belirleyen figürler, sol eğilimli, toplumun değerlerine saygılı ve değerlerini taşıyan, devlet işletiminde laikliği benimseyen, kişiler olacaktır. Gelecek artık bir akıl tarafından organize edildi ve bu organizenin ilk ayağı başarıya ulaştı. Ülkenin menfaatleri dikkate alındığında ne olur bilinmez. Ancak adaylar hemen hemen herkes tarafından benimsendi. AK Parti iktidarı belediye ile geldi belediye ile gidiyor sanırım.

Bu seçimde iktidarın hesap edemediği temel unsur muhtarlık seçimlerinin neye gebe olduğu idi. Muhtarların özlük haklarının iyileştirilmesi, muhtarlık yapmanın itibardan iktisadi bir meseleye dönüşmesi köyden şehre gelenlerin muhtarlık için şehirden köye dönüşüne neden oldu. Bunun hesap edilememesi Anadolu’da da büyükşehirlerde de sonuçları belirledi.

Peki, ne olacak?

Türkiye yeni bir sürece giriyor. Merkeze yaklaşan bir CHP göreceğiz. Bu yaklaşım toplumun bütün kesimlerinin kucaklaşmasına yarar mı bilinmez. Ancak bir sonucu olacaktır elbet. Siyaset insanların tercihlerini etkiliyor. İnsanların tercihleri ise siyaseti belirliyor.

Memlekette idim döndüğüm de ne baharın geldiğini gördüm ne de hainlerin iş başına geldiğini. Her şey hâlâ normal ve her şey hâlâ yolunda...

Millet her şeyi kabul eder ama aklı ile dalga geçilmesini asla kabul etmez. İktidar milletin aklı ile dalga geçmekten bir an önce vazgeçmelidir. Yoksa dalga konusu olacak. Gelen dalga bir dip dalga hem yıkıyor hem de kuruyor. Kuyruğun varlığı olmaz. Türkiye’nin en büyük problemi beka problemi değil belki de bekârlık problemidir. Çayla, çerezle, poşetle bu işler olamaz. Mesele adaletsizlik. Adil değilseniz yaptığınız hiçbir şey anlam ifade etmez. İktidar bunu bilmeli ve buna göre hareket etmelidir.

Yani farkında mısınız uzun bir iktidar sonrasında ilk defa yeni bir döneme giriliyor. Sonunu kestiremiyorum. Ne olur bilemiyorum. Ancak süreç çok sancılı olacak ve iç çekişmeler bizi yoracak. Şimdiden hazırlıklı olmak lazım erenler…

Dedim ya bende muhtarlık için memlekete gidenlerdenim.

Muhtarlık seçimlerinde şunu gözlemledim. Eskiden muhtarın kim olacağına ihtiyarlar karar verirdi. Şimdi ise gençler veriyor. Ayrıca eskiden alınan her söz bir oydu şimdi ise alınan sözlerin hiçbir anlamı yok. Eskiden muhtarlık yüktü şimdi ise geçim olanağı. Dolayısı ile muhtarlık bundan sonrada zor geçecek. Muhtarlar artık gözde bir meslek makam değil.

Seçimlerde her şey kurallara bağlanmaz bazı şeyler ise ahlak ile yönlendirilir. Ancak yeni nesillerde ahlakın var olduğunu görmek imkânsıza yakın bir durum. Seçimi alalım da ne olursa olsun mantığı ile hareket eden nesiller gelecekte sıkıntılı süreçler ortaya çıkaracaklar.

Köyde desteklediğimiz muhtar başka köylerden gelen oylar yüzünden kaybetti. Bir gedik açıldı köyün seçim ahlakına. Bunun acı sonuçları olacak. Bir sonraki seçimlerde ister istemez ortam daha gerilecek ve daha gerginleşecek. Oysa köylünün kendi köyüne muhtar seçme hakkı başka köyün köylülerince gasp edilmiştir. Buna şahit olmak üzücü buna sebep olmak adice bir tavır.

Netice “yenile yenile büyüyen bir zafer vardır” havasındayız. Yenildik ancak ahlakımızı koruduk. Ahlakımı kaybetmektense bin seçim kaybetmeye varım.

Muhtarlığı destekleme maceram hakkında son sözüm şu olsun: Ahlakın genetik bir şey olabileceğine kanaat getirmeye başladım. Her seçimde arada kalan ikircikli bir yapı ortaya koyan aileler hiç değişmiyor. Her iki tarafa söz veren aileler de aynı. Yanı karakter “tüysüzler” içinde “paşalar” içinde “cıva” özelliği gösteriyor. Sözüm anlayana…  Cıvanın sureti bozuktur. Kayar dik duramaz bulduğu her alana göre şekil alır. Bu yüzden cıvalar hiçbir zaman değer ifade eden “cevahir”lerden olmaz olamaz.

Seçimler bittiği için mutluyum. Sonuçlar için nelere sebep olacaklarına bakmak lazım. Bu yüzdendir ki bekleyip görmekte fayda var. Ancak seçimin mutlak olarak kaybedeni Anadolu Haber Ajansı’dır. Hiç uzatmadan hemen görevi bırakmalı yetkili kişiler. Seçime şaibeyi diğer partiler değil ajans düşürmüştür ne yazık ki.