Eski Başbakanlardan Mesut Yılmaz Avrupa Parlamentosu Yeşiller Grubu nca düzenlenen "Türkiye de neler oluyor " konulu toplantıda yaptığı açıklama ile hem dikkatleri hem de şimşekleri üzerine çekmeyi başardı!

Önce Mesut Yılmaz ın bu konuşmasından bazı satır başlarını birlikte okuyalım:

 Cumhuriyetin ilanının ardından benimsenen laiklik, Atatürk ve yakın çevresindeki elit kesim tarafından benimsenmiş dayatmacı bir laikliktir.

 

Ancak 1950 den sonra gelen iktidarların çabası ile laiklik geniş bir kesim tarafından benimsenmeye başlamıştır.

 Parti kapatma iptidai bir ceza olmakla beraber Türkiye gerçekleri karşısında bu uygulama korunmalıdır.

 Dünyanın bugün geldiği noktada parti kapatmak çözüm değil ama siz de Türkiye nin şartlarını anlamalısınız.

 Türkiye ağır bir tehlike ile karşı karşıya!

 Ben Türkiye de ordu ile polemiğe en çok giren siyasetçilerdenim ama şunu söyleyebilirim ki Türk generallerinin ülkeyi yönetmek arzusu yok.

 Yönetmek isteyenler ayıklanıyor.

 Ama bölücülük ve irtica tehlikesi devam ettiği sürece askerin kışlasına dönmesi beklenemez!

Evet, eski Başbakanlardan Mesut Yılmaz ın yaptığı konuşmadan ilk etapta çıkarabildiğimiz satır başları bunlar! Bu görüşleri paylaşanlar olabileceği gibi karşı çıkanlar da olacaktır! Hatta böyle bir konuşmadan dolayı utananlar ve olayı rezalet olarak yorumlayanlar bile olacaktır!

Hepsini saygı ile karşılıyoruz ve Mesut Yılmaz ın askerin kışlasına dönmeme sebebi olarak gösterdiği iki şık dışında başka sebep olup olmadığını tartışmak istiyoruz.

Askerin kışlasının dışında ya da bir başka deyişle siyasetin ta içinde olmasının sebebi sadece bu iki şıkla sınırlanabilir mi

"Bölücülük ve irtica tehlikesi var olduğu için asker kışlasına dönemez" diye düşünmek çok sığ bir düşünce tarzı değil mi

Şimdi Mesut Yılmaz a sormak isteriz.

Türkiye de iktidar ve muhalefet partileri parlamenter sistemi sağlıklı bir biçimde yürütebilmek için el ele verseler ve zaman zaman tanık olduğumuz askerin müdahalelerine birlikte karşı çıkabilseler asker kışlasının dışına çıkabilir mi

Biz üzülerek müşahede ediyoruz ki, halk desteği ile iktidara gelme ümitlerini yitirenler başka destekler arıyorlar!

Başka destekler aramaya başlayınca da askerlerin kapısını çalıyorlar!

"Nerede kaldınız, neden müdahale etmiyorsunuz " gibi müracaatların askerin kışlasına dönmemesinde etkili olmadığı söylenebilir mi

Ne yalan söyleyelim biz de o makamlarda olsak ve kapımız siyasetçiler tarafından aşındırılıyor olsa elbette kışlamıza dönmek istemeyiz.

Yani ordu kışlasına dönemiyorsa sebep sadece irtica ve bölücülük tehdidi değildir.  Bir de askerin kapısını aşındıran siyasetçiler vardır. Ve bu tipler Mesut Yılmaz ın hiç de yabancısı değildirler!

Bizce bunların etkisi öbür şıkların etkisinden katbekat fazladır.