Müteahhitler çalmış!
Liyakatsiz bürokratlar seyretmiş!
Yerel yönetimler çanak tutmuş!
Merkezi yönetimdekiler konuşmaktan öteye bir şey yapmamış!
Yani bu büyük felaketin yaşanması için bütün şartlar elbirliğiyle hazırlanmış!
Böylesine büyük bir felaketle karşı karşıya kalınınca da herkes birbirini suçluyor!
Merkezi yönetim yerel yönetimleri suçluyor!
Yerel yönetimler merkezi yönetime veryansın ediyor.
Sonra gözler müteahhitlere çevriliyor!
“Aranan suçlu bulundu” havasında onlara yükleniliyor.
Müteahhitler “atom bombası şiddetinde bir depreme hangi bina dayanabilir ki” diye kendilerini savunmaya geçiyor.
Merkezi yönetim depremde yok olmuş yerleşim merkezlerinde “nerede su işlerinden sorumlular, nerede cenaze işlerinden sorumlular” diyerek tabir caizse şov yapıyor.
Nerede olacaklar, enkazın altındalar tabii ki!
Böyle bir noktada başkalarını suçlama yerine herkes aynaya bakmalı! Çünkü “aynaya bakıldığı” zaman yaşanan deprem felaketinin “asli sorumlusu” hemen görülecek!
Kabul etmeliyiz ki yaşadığımız büyük felaketler sırasında gösterilen hassasiyet bir süre sonra unutuluyor.
Normal hayata geçince sanki hiç büyük bir felaket yaşamamış gibi yine bildiğimizi okumaya devam ediyoruz.
Yani müteahhit yine çalıyor.
Bürokratlar göreve getirilirken liyakat yine aranmıyor
Yerel yönetimler bir sonraki felakete yine çanak tutuyor.
Ve merkezi yönetimdekiler yine konuşuyorlar
Yaşanan büyük felaketlere “dur diyecek” adımlar bir türlü atılmıyor.
Uzmanların açıklamalarına kulak verilmiyor.
Tedbir alınmıyor.
Sadece yaraların kısa sürede sarılacağı söyleniyor.
Böyle yapılmaya devam edildiği sürece bilmeliyiz ki, yeni büyük felaketlerin eli kulağında olacaktır!Bugün yarın bilemediniz öbür gün kapımızı çalabilir.
Evet, topyekûn büyük felaketler yaşıyoruz.
Ama yaşadığımız bu felaketlerden ders almıyoruz.
Daha büyük felaketlerin yaşanması için şartları el birliği ile hazırlamaya devam ediyoruz.