Sahur, seher vaktinde yenecek yemektir. Bu yemeği yemeye “Sahur Yemeği” denir. Seher de, ikinci fecirden biraz öncesine kadar olan vakittir. Oruç tutacak kimsenin sahur yemeği yemesi müstahabdır. 

Sahurun fazileti hakkında Resulullah (s.a.v.) Efendimiz şöyle buyuruyor:

“Sahur yapınız, zira sahurda bereket vardır.” (Buhârî, Savm, 20; Müslim, Sıyâm, 45)

“Sahur yemeğinde bereket vardır. Bir yudum su bile içecek olsanız sahura kalkmayı ihmal etmeyiniz. Çünkü sahura kalkana Allah rahmet eder, melekler de bağışlanmaları için dua ederler.” (Ahmed . Hanbel, 3 / 44)

Her ne kadar sahur yemeği orucun bir şartı değişe de sahur bereketinden ve o saatte inen rahmetten mahrum kalmamak ve Resulullah (s.a.v) Efendimize ittiba etmek için mutlaka sahura kalkılmalı ve imsak vaktine yakın bir şekilde yenilip içilmelidir. 

Ayrıca sahura kalkmakta ehli kitaba muhalefet vardır. Her hususta ehli kitaba ve müşriklere muhalefet etmeyi şiar edinen Allah Resulü, ehli kitabın sahura kalkmadan oruç tuttukları için sahura kalkarak onlara muhalefet etmemizi istemiştir. 

Amr İbni Âs’ın (r.a.) rivayet ettiğine göre Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: “Bizim orucumuz ile ehl-i kitabın orucu arasındaki en önemli fark, sahur yemeğidir. “ (Müslim, Sıyâm 46)

İftar vaktinin fazileti hakkında Resulullah (s.a.v.) Efendimiz şöyle buyuruyor: 

“Oruçlu mü’minin ferahlayıp sevineceği iki an vardır: Birisi iftar ettiği zaman, diğeri de orucunun sevabıyla Rabbine kavuştuğu andır.” (Buhârî, Savm, 9; Müslim, Sıyâm, 163)

İftar vakti duaların kabul edildiği çok kıymetli bir zaman dilimi olması hasebiyle fırsatı ganimet bilmeli ve mutlaka bu vakti dua ile geçirmeliyiz. Kendimiz, ailemiz ve tüm İslam ümmeti için yalvara yakara dua etmeliyiz. Bugün bizler maalesef Müslüman kanının oluk, oluk akıtıldığı ve tarihin hiçbir devresinde böylesine büyük katliamların yaşanmadığı bir döneme şahit olma bahtsızlığını yaşamaktayız. Ne hazindir ki bugün en ucuz kan Müslümanın kanı, en çok el uzatılan, kirletilen Müslümanın namusudur. Şehit Abdulkadir Udeh’in tabiriyle “idarecilerinin basiretsizliği ve âlimlerinin suskunluğu” nedeniyle yaşanılan bu perişan halimize iftar sofralarımızda göz yaşı dökelim Zira akan bu kanlardan bizler hesaba çekilecek olursak halimiz yaman olur. 

İmam Tirmizi’nin Ebu Hureyre’den (r.a.) rivayet ettiğine göre Resulullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:

“Üç kimsenin duası geri çevrilmez, kabul edilir. Oruçlunun iftar vaktindeki duası, adaletli hükümdarın duası, mazlumun duası.” (Tirmizî, Daavât, 129; İbn Mâce, Siyâm)

“Hiç şüphesiz oruçlu bir kimsenin iftar açacağı anda (yaptığı takdirde) reddedilmeyen duası vardır.” (Müslim, Siyâm, 30)

İftarı acele yapmak, yani akşam namazından önce oruç açmak müstehabdır. Böylece oruç hali, namazda kalbin huzuruna engel olmaz. Bu konuda Resulullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:

“İnsanlar iftarda acele ettikleri sürece din üstün olmaya devam eder. Çünkü Yahudiler ve Hristiyanlar iftarı geciktirirler.” (Ebu Davud, 2353)

Enes b. Malik (r.a.) Resulullah’ın (s.a.v.) şöyle iftar yaptığını rivayet ediyor: 

“Resulullah, akşam namazını kılmadan evvel birkaç tane taze hurma ile orucunu açardı. Eğer taze hurma yoksa kuru hurma ile açardı. Kuru hurma bulamazsa da bir kaç yudum su yudumlardı.” (Ebû Dâvud, Savm, 22; Tirmizî, Savm, 10)

Diğer bir hadis-i şerifte ise şöyle buyuruluyor:

“Sizden biriniz orucunu açacağı zaman hurma ile açsın. Çünkü hurmada bereket vardır. Eğer hurma bulamazsa, su ile iftar etsin, zira su temizleyicidir.” (Ebû Dâvud, Savm: 21) 

Oruç açılırken şöyle dua yapılması sünnettir:

«Allahumme leke Sumtü ve bike amentü ve aleye tevekkeltü ve alâ rızkıke eftartü ve sevmelğedi min şehriramazane neveytü. Feğfir lî ma kaddemtü ve ma ahhartü.» 

«Allah›ım! Senin rızan için oruç tuttum, sana iman ettim, sana güvendim, senin rızkınla iftar ettim (orucumu açtım). Ramazan ayının yarınki gününü oruç tutmaya da niyet ettim. Artık benim geçmiş ve gelecek günahlarımı bağışla...» (Ö. N. Bilmen, Büyük İslam İlmihali)

Başka birisinin yanında orucunu açtığında ise Rasûlullah (s.a.v.) ev sahibine şöyle dua etmiştir: 

“Evinizde hep oruçlular iftar etsin, yemeğinizi iyiler yesin, melekler duacınız olsun.” (Ebû Dâvûd, Et’ime, 54)