Bismillahirrahmanirrahim;

Âlemlerin Rabbi, Rahman ve Rahim olan Allah’a (C.C.) hamd ederim. Salât ve selâm, Peygamberimize, âline ve sahabelerine olsun.

Saadet iktidarında sağlık hizmetlerine de insanı önemseyen bir anlayış hâkim olacaktır. Sağlık, en temel insan hakkıdır. Saadet iktidarında, bedensel, ruhsal ve sosyal açıdan sağlıklı bir toplum oluşturmak hedef olacaktır. Beşikten mezara kadar herkesin herhangi bir ek ödemeye gerek kalmadan sağlık hizmetlerinden ücretsiz yararlanması sağlanacaktır. Şehir hastaneleri ile halkın gözü boyanmaktadır. Şehir hastaneleri gibi büyük yatırımlar kronik hastalık yükünü hafifletmez. Mevcut sistem 5 yıldızlı otel konforu içinde hastalık üretmektedir. Asıl olan halk sağlığı ve koruyucu sağlık hizmetleridir. “Hastane”ler asli görevi olan “şifahane”lere dönüştürülecektir. Hasta, bir müşteri olarak değil bir özne olarak ele alınacak, hasta odaklı ve korumanın öncelikli olduğu bir sistem geliştirilecektir. Özellikle çocuklarımız ve gençlerimiz her türlü madde bağımlılığından korunacak, gerekli tedbirler en ciddi şekilde alınacaktır.

RANT DEĞİL İNSAN ODAKLI ÇÖZÜM

Saadet iktidarında, hastalık üreten şehirlere ve kibir kulelerine izin verilmeyecektir. Büyük şehirlere göçün önlenmesi ve tersine göçün sağlanması için yaygın ve süratli maddi ve manevi kalkınma dengeli ve planlı bir şekilde yürütülecek, Türkiye’nin tamamı yaşanılır hale getirilecektir. Yatay dengeli, ölçülü, insani şehirler inşa edilecektir. Ucuz ve kaliteli konut projeleri ile vatandaşlarımızın barınma sorununa rant odaklı değil, insan odaklı ve ihtiyaca göre çözümler üretilecektir. “Sosyal Devlet Projesi” kapsamında evi olmayan en alt gelir düzeyindeki ailelere her yıl belli sayıda sosyal konut yapılacaktır. Kentsel dönüşümde amaç rant değil, yörede yaşayanların yaşam kalitesinin artırılması olacaktır. Tarımsal araziler heba edilmeden tarihi ve doğal doku korunarak estetik ve şahsiyetli şehirler oluşturulacaktır. Kentleşme, sanayileşme ve yapılaşmada ormanlar, meralar ve tarım alanları kullanılmayacaktır. Kıyı alanları, sahil şeridi ve koylar tüm halkımıza aittir. Bu alanların mülkiyeti belli bir süreliğine de olsa gerçek veya tüzel kişilere devredilemez. Böyle bir tahribatın önüne geçilecektir.

ÇALIŞMA HAYATI

Türkiye’de her 100 işçiden biri iş kazası sonucu yaşamını yitirmektedir. 2003-2016 yılları arasında 16.925 işçimiz iş kazalarında hayatını kaybetmiştir. Hiçbir kâr, işçinin canından daha kıymetli olamaz. Saadet iktidarında ciddiyet ve kararlılıkla bu alanda denetimler artırılacaktır.

İşyeri çalışma koşulları ve ücretler uluslararası normlara uygun hale getirilecektir. Herkese eşit çalışma karşılığında eşit ücret verilecektir. Çalışanın hakkı alnının teri kurumadan verilecektir.

Asgari ücreti, açlık sınırı altından kurtararak milli gelirden adil pay alan “İnsanca Yaşam Ücreti”ne dönüştürülecektir. Memur, işçi tüm çalışanlarımıza Ramazan ve Kurban bayramlarında “Bayram İkramiyesi” ödenecektir. Sosyal güvenlik sisteminde orta ve uzun vadeli projeksiyonlar Türkiye’nin gerçeklikleri ile uyumlu şekilde yenilenecek, uygulamada disiplin esas alınacaktır. Vatandaşın geleceği günübirlik siyasi ranta kurban edilmeyecektir. Emeklilik için prim ve yaş çelişkisi giderilecektir. Emeklilik yaşla değil, hizmet yılı ile olacaktır. Kadınlar 25, erkekler 30 yıl çalıştıklarında isterlerse emekli olabileceklerdir. Emeklilikte yaşa takılanların sorunları çözülecektir.

YURTDIŞINDA YAŞAYAN VATANDAŞLAR

Vatanlarından yüzlerce kilometre uzakta, memleket hasretiyle ve birçok zorluğa göğüs gererek hayatlarını sürdüren milyonlarca vatandaşımız bulunmaktadır. Gözden uzak olsalar dahi gönüllerimizden uzak olmayan vatandaşlarımız için hak ettikleri onur ve saygınlığı kazandırmak ve problemlerini çözmek boynumuzun borcudur. Saadet iktidarında yurtdışı seçim bölgesi oluşturulup yurt dışındaki seçmenlere belirli sayıda milletvekili kontenjanı verilecektir. Bu şekilde yurt dışında yaşayan vatandaşlarımızın problemleri bölge milletvekilleri tarafından daha yakinen ele alınabilecektir.

ÜLKEDE VE BÖLGEDE BARIŞ

Saadet iktidarında komşularımızla ilişkilerimizde barış esas olacaktır. Şahsiyetli bir dış politika takip edilecektir. AB ile masaya oturulup ilişkilerimiz yeniden ele alınacaktır. D-8 etkin hale getirilecektir. Ülkemiz “Büyük Ortadoğu Projesi”nin bir parçası olmaktan kurtarılacaktır. Karadeniz havzasındaki ülkelerin ekonomik işbirliğinin geliştirilmesi ve teşkilat (KEİB) içinde Türkiye’nin etkinliği arttırılacaktır. Karadeniz, Akdeniz ve Ege Denizi kıyılarımızda ve havzasında yabancı ülkelerin savaş gemileri bulundurması engellenecektir.

#DEĞİŞTİR

Sözü uzatmaya gerek yoktur. AK Partili arkadaşlar, faizci kapitalist nizam uygulamaları ile hem kendilerini hem de ülkeyi yordular. Bunu kendileri de, “Biz metal yorgunuyuz” diye söylüyorlar. Bunun için ülkemizde bir değişime ve değiştirmeye ihtiyaç vardır. Bu değişimin Saadet ile olması gerekir. Bu ülkenin Saadet’ten başka, meselelerini çözecek başka bir çaresi de yoktur. 24 Haziran’da; adaletsizliği adaletle, umutsuzluğu umutla, tüketen ekonomiyi üreten ekonomiyle, yandaşlığı liyakatle, tek aklı ortak akılla, kibri tevazuuyla, öfkeyi şefkat ile değiştirme vakti gelmiştir. 24 Haziran bu değişim için bir fırsattır. O zaman işte fırsat. Seçimlere az bir zaman kaldı. Yılmadan, bıkmadan, yorulmadan 24 Haziran’a kadar bütün ülkeyi dolaşmak, dağ, mezra ayırmadan, sokaktan caddeye, Twitter’dan Youtube’a her yerde milletimizi şuurlandırmak için çalışmak Milli Görüşçülerin temel görevidir. Her sahada en aktif çalışmayı Saadet Partililer yapacaktır. Her kapıya gidilecektir. Her el tutulacak, her yüreğe dokunulacaktır. 80 milyon kucaklanacaktır. İnşallah, 25 Haziran sabahı yeni bir güne, yeni bir döneme, yeni bir Türkiye’ye uyanılacaktır. İnancımız budur. Biz biliyoruz ki, ne yaparsak yapalım, bir millet layık olduğu yönetimi bulacaktır. Bir millet, kendini değiştirmeden Allah, onların halini başka bir halle değiştirmeyecektir. Bunun için Saadet Partisi; geleceğin için, adil bir yönetim için, maneviyatçı bir eğitim için, üreterek kalkınan bir Türkiye için, şahsiyetli bir dış politika için #DEĞİŞTİR diyor. İnanıyoruz ki milletimiz bu sese kulak verecektir. Saha çalışmalarında görünen şey de budur. Zafer inananlarındır ve zafer yakındır. Selam hidayete tabi olanlara…