“Ru’yeti hilal” toplantılarının kırk yıllık macerası vardır.
İstanbul’da, Brüksel’de yapılan toplantılarda etkili bir
karar alınamamış konuşulmuş konuşulmuş ve dağılmış.
Dünya yuvarlak olarak döndüğü sürece, ülkenin birinde güneş
doğarken öbüründe güneş battığı sürece dünya Müslümanlarını aynı anda sahur
yaptırıp aynı anda iftar yaptırmak mümkün olmadığından, birinde bayram sabahı
kılınırken öbüründe akşam namazı kılındığı sürece Bayram namazı birliği de
yapılamaz.
Peki de aynı dinin insanları neden ayrı ayrı bayram yaparlar
sorusuyla bizim ayrılığımızı körükleyenler 29 gün beraber olduğumuzu
unutanlardır.
Yaşanması kolay olan dinimizin zorlaştırmasına yardım eder
bu tür toplantılar.
Bir Ramazan gününün akşamında Hazreti Ömer, güneşin ucunun
ufukta kaybolduğunu görünce iftarını yapar.
Evinin damı üzerindeki bir Müslüman “Ömer, ben güneşi
görüyorum” diye bağırır ve Hazreti Ömer’i uyarır.
Hazreti Ömer, “Sen yeme” der ve kendisi yemeye devam eder.
Günümüzde bunun benzeri şöyle olabilir:
Bulunduğunuz şehirde Ramazan günü güneş batıp top
atıldığında veya Ezan okunduğunda iftarınızı yaparken on bin metre yükseklikte
sizin üzerinizden geçen uçaktakiler hâlâ güneşi görüyor olabilirler.
Al sana İstanbul’da beş yıldızlı otellerde yüz binlerce
dolar harcayarak yapılacak tartışma toplantı konusu.
Sonuç alınması için ikinci bir toplantı da Londra’da
yapılmalı ve Hazreti Ömer’e 61 gün oruç tutturma kararı alınmalı ve bizim
takvamızın daha iyi olduğu ispatlanmalı.
Diyanet İşleri Başkanlığı’nda çok değerli ilim adamlarımız
var.
Güneşe aynı anda doğuş yaptıramayacağımıza göre birleştirme
toplantılarının da hiç bir faydası olmayacaktır.
Dört mezhep imamından üçünün ve Hanefi fakihlerinden bir
çoğunun kabul ettiği, Hazreti Osman döneminde uygulanan İhtilafı metalı konusu
yani her bölge kendisi hilali görerek oruca başlar ve bayramını yapar görüşü ve
uygulaması hem tabiata hem şeriata uygundur.
Biz, bugün Ru’yeti Helal toplantıları yapalım.
Ev kadınları, ev erkekleri, siyasiler, ticaret erbabı,
sanatçılar, işverenler, işçiler, işsizler... herkesin her an uymak zorunda
olduğu kanunların içindeki haramların tespit edilip helala dönüştürülmesi için
yetkililere teklif edilmeli.
Bu kanunların sömürgen ve kemirgenlere imkan tanıyanlarının
kaldırılması için çalışmalar yapılmalı.
Allah’ın yarattığı ölümlü insanların sözlerini, Allah’ın
buyruklarının önüne geçiren ve kabul etmeyenleri inleten yasaklardan
arındırılmalı.
Dünya yaratılalıdan beri gökyüzündeki yıldızları yöneten,
hilali dolunay yapan Allah’ın buyruklarına karşı olan kanunların temizlenerek
insanlarımızın inandığı gibi yaşamasının yollarının aranması için toplantılar
yapılmasını teklif ediyorum.