Alemlere Rahmet, Server-i Kâinat (Kâinatın Efendisi) Hz. Muhammed (s.a.v.) Efendimiz in beyanlarından bir kaçı da şöyle ifade buyurulmuştur:

"Emin, dürüst, Müslüman tâcir kıyamet günü şehidlerle beraberdir..."

Müslüman kardeşim! "Doğru olursam aç kalırım" yalanına aldanma. "İçki satmazsam müşteri gelmez" sözünün şeytanca bir gerekçe olduğunu bil. "Sattıklarımın kötüsünü iyisine katmadan, müşterilerimi aldatmadan ticaret yapamam/hep zarar ederim" dersen ve öyle yaparsan cehennemin dibini boylarsın. Haramın ve aldatmanın sonucu çocuklarının ve vücudunun sana isyanı ile helâkini süratlendirir. Sen doğru hem de dosdoğru olmaya bak. Kazanç doğruluktadır.

"Bir Müslümanın din kardeşine üç günden fazla küsüp dargın durması helâl değildir. Öyle bir dargınlık ki, birbirine yaklaştıkları zaman birisi yüzünü şu tarafa, öbürü bu tarafa çevirir. Halbuki bu iki mü minin hayırlısı önce selâm verendir..."

Müslüman kardeşim! Şeytanın kin üfürüklerine kalbini açma. "Ben haklıyım" iddiası şeytani bir gerekçedir. Bu gerekçe ile tavır takınmak şeytanlaşmak olur. Şeytan ve dostlarının âhir ve âkıbetleri yanarken homurdayan cehennem ateşidir. Cehenneme dayanma cesaret de şeytanın mantığıdır.

Öyle ise, dargınlığı sen boz. Önce sen selâm ver. Önce sen elini uzat. Önce sen kalbini aç. Önce sen şeytanın bacağını kır. Önce sen cennet kapısını açacak adımı at. Çünkü kurtuluş bundadır.

"Mirac gecesi bir kavme uğradım. Karınları evler gibi iri idi. Bu karınların içi yılanlarla dolu idi ve yılanlar da dışarıdan gözüküyordu. Yanımda Cebrail vardı. Ona sordum: - Ey Cibril! Bunlar kimlerdir Cevabı şu oldu: - Bunlar faiz yiyenlerdir, dedi."

Müslüman kardeşim! "Bu zamanda faiz maiz yoktur. (Faize) bu faiz değildir" diyenlere aldanma. Bunlar mahşer günü çarpılmış hâlde olacaklar. Faiz alıp-verenler Allah a savaş açmış melunlardır. Allah (c.c.) bunların cezalarını tastamam verecektir. "Fâiz ile iştigal edenler Kâbe yolunda kendi analarıyla 36 defa zina yapmış gibi suç işlemektedirler" Şu geçici dünyada her iki âlemde de helake sürükleyen bir duruma maruz kalmak ne büylük belâdır. Hem de gönüllü musibetini hazırlamak musibetliliği tavrıyla hareket ederek. Allah (c.c.) böylelerinin akıbetinden hepimizi korusun ve kurtarsın...

"Akşamdan abdestli olarak, temizlik üzere zikrederek uyuyan sonra da uyanıp Allah tan dünya ve ahiret için hayırlar talep eden kişinin duasını Allah kabul eder ve dileklerini de lutfeder."

Müslüman kardeşim! Peygamberimiz in (s.a.v.) sünneti üzere yaşarsan asla sıkıntıya düşmezsin. Üzerinden Allah ın ihsanı hiç eksik olmaz. Dua, Allah ın rızasını celbeder. Allah (c.c.) "Sizin duânız olmasaydı değeriniz de olmazdı" buyurmuştur.

Gece istirahata çekilirken Efendimiz in sünneti üzere yat. Peygamberimiz (s.a.v.) yatmadan abdest alırdı. Yatağının kenarına oturur ihlâs, felak, Nas, Ayet el-Kursü, Bakara suresinin son iki ayetini okur avuçlarına üfler ve bütün bedenini meshettikten sonra sağ yanı üzere yatıp uyurlardı. Gecenin üçte ikisi geçtikten sonra kalkar teheccüd namazlarını kılarlardı. Bu vakitte yapılan dualar (günah şeyleri istememek kaydıyla) makbul olur. İstenenleri Allah (c.c.) lutfeder.