Polonya'da Anayasa Mahkemesi Başkanı Bogdan Swięczkowski'nin görevden uzaklaştırıldığına ilişkin açıklama ve mahkeme çevresindeki polis müdahalesi siyasi krize yol açtı.

DARBE Mİ YARGI REFORMU MU?

Krizin fitilini ateşleyen gelişme, Anayasa Mahkemesi Başkanı Bogdan Swieczkowski ile Yardımcısı Bartlomiej Sochanski’nin mahkemenin çalışmasını engelledikleri gerekçesiyle 1 ay süreyle görevden uzaklaştırılması oldu. Genel Mahkemelerin Yapısına İlişkin Kanun’un 130. maddesine dayandırılan kararda; ikilinin parlamentonca seçilmiş tüm hakimlerin katılımıyla toplanması gereken Genel Kurul’u engelledikleri ve davalara bakacak heyetleri hukuka aykırı şekilde belirledikleri ifade edildi.

Adalet Bakanı ve Genel Savcı Waldemar Zurek, iki ismin dokunulmazlığının kaldırılması için hazırlanan 50 ciltlik dev soruşturma dosyasını mahkemeye sunarken, başkanlık koltuğuna geçici olarak en kıdemli üye Hakim Anna Korwin-Piotrkowska’nın getirildiği kaydedildi.

Polonya'da Karıştı Polis Anayasa Mahkemesi'ni Bastı (3)

"BÖYLE BİR ANDA ÜLKEMDE OLMALIYIM"

Uçakta gelen haberle planlarını iptal eden Cumhurbaşkanı Karol Nawrocki, karara sert tepki göstererek, “Böyle bir anda başkan Polonya'da olmalı. Senegal'e uçuşumu yarıda kesiyorum, ülkeme dönüyorum” ifadelerini kullandı.

Muhalefet cephesi ise yaşananları "dünya çapında benzeri görülmemiş bir darbe" olarak nitelendirdi. Ana muhalefetteki Hukuk ve Adalet Partisi (PiS) Lideri Jaroslaw Kaczynski ve parti kurmayları destekçileriyle birlikte mahkeme binası önüne akın etti. Güvenlik çemberine alınan binaya girmeye çalışan 3 kişi polis tarafından gözaltına alındı. Kafaların iyice karıştığı Varşova'da muhalefet, tüm halkı Anayasa Mahkemesi önünde toplanmaya çağırdı.

Polonya'da Karıştı Polis Anayasa Mahkemesi'ni Bastı (1)

KRALLIK KAPIŞMASI NASIL BAŞLADI?

Doğu Avrupa'nın kilit ülkesini sürükleyen bu krizin temelinde, yargı bağımsızlığı ve mahkemenin kontrolü üzerine yürütülen yıllarlık güç savaşı yatıyor. 2015'te iktidara gelen PiS'in yargıda yaptığı değişiklikler mahkemeleri siyasallaştırmakla eleştirilmiş, 2023'te koltuğa oturan Donald Tusk ise bu yapıyı dağıtmak için reform hareketi başlatmıştı. Ancak PiS destekli Cumhurbaşkanı Nawrocki ile Tusk hükümeti, Anayasa Mahkemesi üyelerinin atanması ve yetkileri konusunda doğrudan karşı karşıya geldi.

Geri adım atmayan Başbakan Donald Tusk ise baskının ardından yaptığı açıklamada kararlılık mesajı verdi: “Hukukun üstünlüğünü yeniden tesis etmek görevimizdir. Yıllarca süren hukuksuzluktan sonra bu, zorlu, bazen acı verici bir süreçtir ve kararlı bir eylem gerektirir. Başka yol yoktur.”

Kaynak: Haber Merkezi