Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “başkanlık sistemi” konusunda AKP-MHP işbirliğini değerlendiren konuşması nasıl okunmalı? Cumhurbaşkanı Erdoğan “işin adının” cumhurbaşkanlığı ya da başkanlık olmasının “fark etmeyeceğini” belirterek, “Kanaatim bir cumhurbaşkanının partisi ile ilişiğinin kesilmesi ülkedeki aktif yapının zafiyet bulmasını getiriyor” diyor! Cumhurbaşkanı Erdoğan ilişkinin kesilmemesinin hem mensubu olduğu partiyi hem de cumhurbaşkanını daha kararlı ve güçlü kılacağını söylüyor!
“Patinaj döneminin” sona ereceğini, “dayanışma döneminin” başlayacağını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Başkanlık ya da cumhurbaşkanlığı sıkıntı değil” diyerek düşüncelerini açıklıyor! Yani “herkesin cumhurbaşkanı” olma yerine “partisinin cumhurbaşkanı” olmayı yeğliyor!
Biz Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bu görüşlerine katkıda bulunma babında diyoruz ki: İstediğiniz kadar cumhurbaşkanı ile partisini ayırmaya çalışın pratikte bu başarılamıyor!
Cumhurbaşkanı “partisinden”, partisi de içinden çıkan “cumhurbaşkanından” ayrı düşünebiliyor mu?
Galiba bir takım kurallarla, partisi ile cumhurbaşkanını ayırmak yerine, partisi ile beraber olduğunu kabullenmek daha harbi bir davranış olacak!
Ne kadar “ayrısınız” derseniz deyin, netice itibarıyla fiili beraberlik hep sürüyor! Çok çok Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın da dile getirdiği gibi bazen işler sağlıklı yürümüyor ve patinaj yaşanıyor!
Peki, bu durumu ortadan kaldırmak daha verimli bir çalışma ortamının sağlanmasına yardımcı olabilir mi?
Görünen o ki, yeni sistemde adı ne kadar “cumhurbaşkanı” olsa da, “Herkesin değil sadece partisinin cumhurbaşkanı” olacak! Geride kalan dönemde AKP’nin Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan çok bağımsız hareket ettiği söylenebilir mi?
Partili cumhurbaşkanı anlayışının bu anlamsızlığa son vereceği düşünülebilir!
Evet, böyle düşünülebilir ama bundan sonrası için herkesin cumhurbaşkanı olacak birinden söz etmek mümkün olmaz!
Bundan sonra iktidar partisinin cumhurbaşkanı olacak biri işbaşında olacaktır! Yani Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın hayalini kurduğu bir yönetim biçimi ortaya çıkacaktır!
Sanırız partisi ile gönül ilişkisini zaten koparmamış bir cumhurbaşkanı profiline alışmamız gerekecek!
Ortaya çıkan böyle bir profile cumhurbaşkanı, yani (cumhurun başkanı) demek yerine, sadece “başkan” demek daha doğru değil mi?