Papa nın Türkiye de işi ne, gelişi sıradan bir olay değil. Sıradanlığı olmayan bu gelişi neye yormalı Türkiye de kaç yüz bin Katolik bulunur, kaç milyon Hıristiyan vardır. Papa hangi gerekçelerle buradadır

Yeryüzünde onlarca Hıristiyanlardan oluşan ülkeler bulunmaktadır. Hıristiyan topraklarını bir kenara bırakıp Türkiye yi seçişinin anlamı ne ola Papalık makamına seçileli beri kaç Hıristiyan ülkeyi dolaştı da sıra Türkiye ye geliyor

Bu soruların muhatabı elbette ki sevgili okurlarım siz değilsiniz. Sizin adınıza bu soruları soruyorum. Bunların muhatapların kim olduğu, olacağı da belli. Ne var ki, bu garip ülkede olan bitenlere kimse akıl sır erdiremez.

Papa, Cumhurbaşkanlık makamına geliyor, Devlet in davetlisi olarak. Papa bir siyasal lider midir ki, değildir, ama gene de laik Türkiye Cumhuriyeti onu davet ediyor Bu karmaşıklığı çözmemiz gerekmektedir. Aslında sorunu karmaşıklaştıran bu durumu biraz olsun açmamız gerek. Laik Türkiye Cumhuriyeti Devleti, siyasal bir kimliği olmayan Papa Hazretlerini niçin davet eder ki Köşkümüz dinî oluşlardan oldum olası rahatsızdır. Devleti bu tür davranışlara âlet etmez. Örneğin başörtüsü dinin siyasal sembolüdür diye ondan fellik fellik kaçılır. Çünkü bu bir ödündür, laik devlet budan sakınmalı ve korunmalıdır. Hele bu zamanda. Devlet in üzerinde bir baskı mı vardır Vatikan yeryüzünde siyasal bir hüviyete mi sahiptir Sıfatı üzerinde: Papa XVI. Benediktus. Bu zat papalık geleneğinin 16.sı. Bu, Lozan anlaşmasının ya da AB Anayasası nın bir gereği midir Biz bu yaklaşımımızla sadece bir makamı hedef almış değiliz. İktidar erkini ellerinde tutanların da benzer bir bakışı var burada. Başbakan Tayyip Erdoğan ile Devlet Bakanı Dış İşleri Bakanı Abdullah Gül ün AB Anayasası metnini, İtalya da bir Papa nın heykelinin altında ve gölgesinde imzalamalarının anlamı neydi Bu tuhaflıkların sonu yoktur bu ülkede.

Papa Peygamber Efendimiz için Bizans İmparatoru Manuel II nin sözlerinden yola çıkarak Almanya daki bir konuşmasında, kendine göre önemli bir vurguda bulunuyor: "Muhammed in hangi yeniliği getirdiğini bana söyleyin, eğer ararsanız, va zettiği dini kılıçla yaymayı emretmek gibi kötü ve gayrı insani şeyden başkasını bulamayacaksınız". Bu, öyle sıradan yapılmış bir konuşma metni değildir. Üzerinde iyi çalışılmış, hazırlık yapılmış, tarihin derinliklerinde paylaşılan düşünceler aranarak bulunmuştur. Papa öyle sıradan biri değildir. Gittiği ülkelerde medya ordusunu da peşinden sürükleyecektir. Örneğin Türkiye ye gelişinde 200 aşkın gazeteci gelecektir. Onun burada atacağı her adım söyleyeceği her cümle dikkatle izlenecektir.

Üstelik Türkiye ziyaretinde üzerinde durulan en önemli husus, onun atacağı her adımda, söyleyeceği her sözde olacak olan karşılıkların sonucu. Türkiye yi ziyaret edenler İstanbul a geldiklerinde, turistik amaçlı olarak daha çok Sultanahmet Camii ni tercih ederler. Papa İstanbul da Ayasofya Camii ni değil, Ayasofya kilisesini(!) ziyaret edecekler. Peki, batının Ayasofya ya olan niyeti öteden beri bilinir.

Papa Benediktus un Peygamberimize ilişkin sözleri başta Türkiye olmak üzere birçok İslâm ülkesinde infial ile karşılanmıştı. Papa dan özür dilenmesi istendi. Tabiî Papa masum ve masûn [korunmuş], hatta Hazreti İsa dışındaki Peygamberlerle bile kıyaslanmayacak özelliklere sahip olduğu düşünülüyor. Burada bir ayraç açmada yarar var Tarihin her döneminde Papalık, özellikle Batı da, Hıristiyan dünyasında dinsel/siyasal anlamda önemli bir konuma sahiptir. Söz söyleme hakkına sahiptir. Kimi zaman bir çok devlet başkanını, kralı dize getirmiştir. Papa suikastı olayında bile Hıristiyan dünyada, ulusların kendi aralarındaki siyasal çekişmelerin etkisi büyüktür.

Papa Türkiye ye geliyor. Bu gelişin çok amaçlı hedefleri bulunmaktadır. Türkiye de büyük çoğunluğa ve egemenliğe sahip [!] olacak olan Hıristiyanların geleceğine dönük bir niyet taşımaktadır.

Papa Benediktus İslâm dünyasından, Müslümanlardan özür dilememiştir. Özür dilemeyi gerekli görmemiştir. Sadece üzgünlüğünü dile getirmiştir. Bu da laf olsun cinsinden geçiştirilmiştir. Batı nın İslâm dünyasına dönük karalamaları fikir özgürlüğü gerekçesiyle sürdürülmektedir. Bugün, dünya Batı nın zulüm ve baskı yüzyılını yaşıyor. Medya ve reklâm çağında zulmünü göstermeyen yanılsatıcı karanlık ve kanlı bir dünyada yaşanıyor.

İslâm dini dışındaki bütün oluşlar İslâm ı bir din olarak kabullenemiyorlar. Türkiye de Hıristiyanlar adına Türkçe yayın yapmakta olan bir radyo hemen her gün Müslümanlara "Şeytanın çocukları" diye hitap etmektedir. Papa bu bakışla Türkiye yi ziyaret etmektedir.

Bir sınama olayıdır.

Çankaya köşkünün bulunduğu mevkiin adına eskiden Papaz Çayırı denilmekteydi. Sanırım Papa Hazretleri bu çayırda çelik çomak oynamaya gelmedi.