Hukuki sürecin merkezinde, 1994 senesinde sattığı pamuk ürününün bedelinden sosyal güvenlik primi kesilen ancak bu parası ilgili şirket tarafından SGK'ya yatırılmayan bir çiftçinin açtığı dava yer alıyor. Yerel mahkemenin haklı bulduğu çiftçinin kararı üst mahkemelerce bozulsa da son noktayı koyan Yargıtay Hukuk Genel Kurulu oldu. Yüksek mahkeme; ürün bedelinden kesilen primlerin kuruma ulaştırılıp ulaştırılmadığını kontrol etme yükümlülüğünün vatandaşa yüklenemeyeceğini, buradaki asıl denetim ve takip sorumluluğunun tamamen Sosyal Güvenlik Kurumu'na ait olduğunu karara bağladı.

Kesinti makbuzları tescil işlemleri için resmi ve geçerli delil sayılacak
YHGK tarafından açıklanan gerekçeli hükümde, kesintiyi tahsil etmesine rağmen devlete bildirmeyen şirket yöneticilerinin kuruma karşı müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu aktarıldı. Devletin denetim ve tahsilat yetkisi bulunmasına rağmen görevini zamanında yapmamasının faturasının sigortalıya kesilemeyeceği vurgulandı. Mahkeme, eldeki kesinti makbuzunun varlığının, vatandaşın sosyal güvenlik sistemine dahil olma iradesini net bir şekilde ortaya koyduğunu ve SGK arşivlerinde kayıt bulunmamasının sigortalılık tespiti önünde bir engel teşkil etmeyeceğini beyan etti.
Yüz binlerce tarım emekçisi için 60 yaş şartı ortadan kalkabilir
Alınan bu büyük karar, özellikle ilk sigorta başlangıç tarihleri geç işlendiği için EYT hakkını kaçıran ve 60 yaş sınırına takılan yüz binlerce çiftçiyi doğrudan kapsıyor. Düzenlemenin hayata geçmesiyle birlikte, 8 Eylül 1999 ve daha önceki tarihlerde adına tarım ürünü satışı üzerinden prim kesintisi yapılmış olan vatandaşlar, ellerindeki resmi makbuzlarla yargı yoluna başvurabilecek. Hukuki sürecin olumlu sonuçlanması durumunda, tarım çalışanları sigorta başlangıç tarihlerini geriye çekerek yaş şartı aranmaksızın erken emeklilik hakkına kavuşabilecek.



