Bismillâhirrahmânirrahîm!

     NE kadar takdir etsek azdır. Kassam Tugayları, sekiz ayı geçen süredir Siyonist İsrail ve Batılı işbirlikçilerine karşı şanlı bir direniş ortaya koyuyor. Cihadın dünya durdukça tazeliğini koruyacağını gösterdiler. Dünyanın hayranlığını kazandılar. Cihadın bereketiyle, dünya İslâm dinini merak edip neleri içerdiğini araştırmaya başladı. Konuya çoğunlukla Batı ülkelerinde ilgi duyulması, “Güneş Batı’dan doğuyor” yorumlarına yol açtı. Filistinli kardeşim! Haklı davanda sonuna kadar yanındayız.

     Ulaştığımız bilgiler direnişin, “Denizden nehire özgür Filistin” hedefine ulaşacağını gösteriyor. Hani, Selâhattin Eyyûbî hükümdar olunca, hemen Kudüs’ü kuşatmadı; önce ordusu, halkı için okuma, yazma, ilim seferberliği başlattı; Kudüs’ü eğitimli orduyla fethetti ya!. Bugün de Filistin halkı okuma, yazma, eğitim oranı en yüksek toplumlar arasındadır. Göstergeler zaferin yaklaştığının müjdecisi…

      Filistinli mücahitler, içinde Kudüs ve Mescid-i Aksa’nın da bulunduğu kutsal toprakları işgalden kurtarmak için zalime karşı direnirken, İslâm dünyası nerede? Kardeşlerinin yardımına koşuyorlar mı? İslâm’ın hedefi zulmü ortadan kaldırmaktır. Mazlûm bir toplum üzerine bombalar yağarken savaşı film seyredercesine tribünlerden izleyebilir miyiz?

      AKP, işin başından beri en geniş “İsrail Dostluk Grubu”nu oluşturdu. TBMM’de Şimon Peres katilini konuşturarak milletvekillerini alkışlattı. İsrail Cumhurbaşkanı Herzog için görkemli tören düzenledi. Barış gönüllülerinin bulunduğu Mavi Marmara gemisi katliamından sonra, mahkeme sürecinde davayı para karşılığı düşürdü. İsrail’le normalleşmeye girişti. Türkiye, İsrail’i şımartmasaydı, böylesine katliam yapamazdı.

DÜNYANIN VİCDANI

     İSRAİL’İN Filistin’de uyguladığı katliam ve soykırıma en etkili tepki Batı üniversitelerinden geldi. Öğrenciler kampüslerde kurdukları çadırlarda toplanarak Filistin’e uygulanan zulmü protesto ettiler. Hocaları onlara destek verdi. Üniversite yönetimleri İsrail’le ilişkileri kesme kararı aldı. Filistin dünyanın vicdanı oldu. Öğrenimli insanların, “İnsanlık ölüyor” diye soykırıma şiddetli tepki göstermesi İsrail ve işbirlikçilerini korkuttu.

      Batı’nın köklü ve saygın üniversitelerindeki tepkilerin dünyada büyük yansıması oldu. Olay, İsrail ve ABD’yi sarstı. İsrail Güvenlik Konseyi Başkanı Tzachi Hanegbi, savaşı kaybettiklerini itiraf etti: “HAMAS’ı deviremedik. Stratejik hedeflerimizin hiçbirine ulaşamadık.” (24.5.2024)

      İsrail yönetimi, tarihinin en zor dönemini yaşıyor. Halk, böyle bir hezimete uğranılmasını, Netanyahu’nun yanlış ve inatçı yönetimine bağlıyor. İsrailli esirlerin geri getirilememesine; ateşkes, takas anlaşmasının yapılamamasına isyan ediyorlar. Bu yüzden Netanyahu Tel Aviv’de protesto edildi. Millî Gazete İsrail’in kendi sonunu hazırlayışına, “İsrail diz çöktü” (3.6.2024) başlığıyla duyurdu. Bundan sonra hiçbir şey eskisi gibi olmayacak!

     Ne yapsalar, ABD’de de tepkilerin önü alınamıyor. Bir ABD vatandaşı, bütçe görüşmeleri sırasında, Dışişleri Bakanı Blinken’e, “Gazze kasabı olarak anılacaksın!” (23.5.2024) diye haykırdı. ABD Temsilciler Meclisi Netanyahu ve Savunma Bakanı’na yakalama kararı veren Uluslararası Ceza Mahkemesine (UCM) yaptırım uygulanmasını öngören tasarıyı kabul etti. (4.6.2024) ABD için hukuk değil; çıkarları önemlidir!

KORSAN İSRAİL

     DÜNYANIN insaf, vicdan ve merhamet sahibi olan insanları Filistin’in yanında yer alıyor.  İnsanlık yanarken sessiz ve seyirci kalmıyorlar. Kin, intikam, nefret ateşinin mutlaka söndürülmesinden yanalar. Dünyada katliam ve soykırıma duyulan tepki Netanyahu ve yönetimini köşeye sıkıştırdı.

      Paris’te binlerce insan Filistin’e destek için yürüdü. Eylemciler, “İsrail defol!”; “Filistin sana ait değil”; “Macron İsrail’in suç ortağı” sloganları attılar. “Filistin’i yeryüzünden silmek istediler. Şimdi dünya Filistin oldu” (Millî Gazete, 2.6.2024) ifadelerini kullandılar. Panama Üniversitesi öğrencileri ise, “Dünya teröristin kim olduğunu öğrendi” (1.6.2024) açıklaması yaptı.

     Yazımı yazarken, Aydın’ın Koçarlı ilçesi, Güdüşlü Mahallesi’nden, mandalina ağaçlarına su vermekte ailesine yardım eden 5 yaşındaki mücahit Muhammet Asım Mucan’ın mola sırasında söylediği videodaki şu ezgisi telefonuma ulaştı: “Meydanlar bizimdir zalime karşı, / Şehadet şerbetini arzuluyoruz. / Mücadelemiz titretir arşı, / Yasak bize yorulmak, gam ve gözyaşı!” Yöneticilerimiz küçük Asım kadar duyarlı olabilseydi, diye düşündüm.

     Filistinli kardeşlerimiz 107 senedir özgürlük için her türlü bedeli ödedi ve ödüyorlar. Çadırkentlerde bile üzerlerine bombalar yağdırıldı; ateşe verildiler. İçlerinde aile yakınlarından 60 şehit verenler var. Evlâtları şehit oldukça Allah’a hamt ediyor, “Yarabbi, beni de al!” diye dua ediyorlar. Bu kadar yüksek samimiyetin zaferle sonuçlanacağını ümit ediyoruz. Biz biliyoruz ki; “Niyeti cihat olanın âkıbeti şehâdet olur.”