GEZİ hadiseleri tecrübesiz gençlerin veya mâsum halkın
işi olamaz. Bu hadiseler planlı,
programlı, çok iyi tertiplenmiş, sahneye profesyonelce konulmuş, çok önceden
hazırlanmış organize işlerdir.
Türkiye de hâlâ vesayetçi on binlerce özel harp uzmanı
vardır.
Türkiye de bir ordu kadar casus, ajan, provokatör,
manipülatör bulunmaktadır.
Büyük faiz lobisi, çetesi veya mafyası Gezi hadiselerinin
tozu dumanı içinde milyarlarca dolar vurmaya hazırlanmaktadır.
Gezi hadiseleri birkaç ağacın oradan alınıp başka bir
yere dikilmesini veya eski Topçu kışlasının yeniden inşasını protestodan ibaret
değildir.
Amaç, Türkiye de Arap Baharına benzeyen bir hareket
başlatmak ve serbest seçimlerle halkın seçtiği meşru iktidarı devirmektir.
Gezi başkaldırması eski Kemalist Vesayet rejimini tekrar
iktidara getirmek için başlatılmıştır.
Bu hadiselerin dış destekli olduğundan şüphe
edilmemelidir.
İktidar üç ay önceden haber almıştır ama hazırlıklı olmamıştır.
Gezi hadiselerinin içine birtakım solcu İslamcıların
katılmış olmaları ve Taksim meydanında göstermelik cuma namazı kılmaları çok
dikkat çekicidir.
Gezi hadiseleri İslam a ve Müslümanlara karşıdır.
Geziciler kan dökülmesini istemişler, fakat bunu
başaramamışlardır.
Gezi hadiseleri faşist egemen azınlık diktatörlüğü için
yapılmıştır.
1923 Lozan anlaşmasının gizli protokolleri Kemalist
rejimin meşruiyet belgesidir. Bu protokollar caduc olursa Kemalizm bitmiş
olacaktır.
Büyük Ortadoğu Projesine (BOP) göre Türkiye nin mutlaka
parçalanması gerekmektedir.
İstiklal Mahkemelerinin Karakuşî hükümleriyle İskilipli
Âtıf Hoca ları, Dersimli Seyyid Rıza ları asan, Sabiha Gökçen e (Hatun
Sebilciyan) halkın üzerine bombalar attıran zihniyetin demokrasiden ve
adaletten bahs etmesi gülünç bir rezilliktir.
Gezi provokasyonlarının geri planında, kat kat perdeler
ardında, bugün iktidardan yanaymış gibi görünen birtakım Pakraduniler vardır.
Halk yığınlarına, dönen derin dolapları anlatmak mümkün
değildir.
Gezi hadiseleri konusunda korkunç bir dezenformasyon
yapılmaktadır.
İstihbarat bilgilerinin toplanması yeterli değildir. Bu
bilgilerin anlaşılması ve değerlendirilmesi gerekir.
Bugün Türkiye de Gezi fitne ve fesadını engelleyebilecek
zeka, birikim, sezgi ve uzmanlığa sahip beş kişi vardır. (Bendeniz bu beş
kişiden biri değilim.)
Yedi milyarlık insanlık aleminde dünya çapında yedi
satrançcı zor çıkar.
Dehşetli bir satranç oyunu karşısındayız. Bu oyunu başarı
ile oynayıp kazanmak, sıradan satranççıların kârı değildir.
Merhum Adnan Menderes 1960 da satrancı kaybetti ve
Türkiye nin başına bir yığın felaket geldi.
Ülke geriye gitti.
Türkiye nin yeni bir 27 Mayıs darbesi yemesi tarih
çapında büyük bir felaket olur.
Dua edelim de satrancı halk oyuyla iktidara gelen
siviller kazansın.
Serbest seçimlerle geldiler Gideceklerse serbest seçimlerle gitsinler.
Faiz lanetlidir Faiz lobisi, çetesi, mafyası lanetlidir
Ribanın yetmiş çeşidi vardır, en hafifi anasıyla zina etmek gibidir Darbeci
faiz fitnecilerine lanet!
Türkiye de ribacılar galebe çalarsa devletin, halkın ve
ülkenin çekeceği var
İkinci yazı
Siyonist Bay Abram a Açık Mektup
Siyonist Musevî vatandaşımız
Bay Abram a
Selam doğru yol üzerinde olanların üzerine olsun.
Bay Abram, sizin iki isminiz var, dışarıya karşı Türk
isminizi kullanıyorsunuz ama asıl isminiz Abram dır, bu mektupta gerçek
isminizi kullanacağım. Sanırım bir sakıncası yoktur.
Osmanlı meşrebli hoşgörülü bir Müslüman olarak, gayr-i
müslim vatandaşlarıma düşmanlığım yoktur.
Romaniot Yahudiler bu ülkede Müslümanlardan önce vardı.
Siz Sefarad Yahudisi olarak daha sonra geldiniz.
Romaniot, Sefarad, Eşkenaz, Kürt Yahudisi, Kırımçak, Tat, Pakradunî ve sair Yahudilerin
bazısı; devlet olarak, halk olarak, ülke olarak Türkiye ye büyük zararlar
vermiştir.
Şunu da söylemem gerekiyor: Türkiye ye, Osmanlı ya,
Müslüman çoğunluğa zarar verirken, bu bir kısım Yahudiler en büyük zararı,
farkında değiller ama Yahudiliğe vermişlerdir.
Osmanlı devletinin ve İslam Hilafetinin yıkılmasında
Yahudilerin büyük rolü olmuştur. Yahudiler derken bir kısım Yahudileri kasd
etmekteyim. Çünkü Yahudiler tarih boyunca, yakın tarihte ve bugün homojen bir
topluluk olmamıştır.
Bugün İsrail de Sefaradlar çoğunluktadır ama Eşkenaz
Yahudiler onları birinci sınıf vatandaş saymamaktadır ve ezmektedir.
Ortodoks Yahudiler ile Reformcu Yahudiler anasında
uçurumlar vardır.
Bütün Yahudiler Siyonist değildir. Azınlıkta olmakla
birlikte bazı dindar Yahudiler İsrail devletini ve Siyonizm ideolojisini en
büyük isyan ve küfür olarak görmektedir.
Siyonizm ideolojisini Tevrat a bağlı dindar Yahudiler
çıkartmamış, bazısı ateist, bazısı dinden kopmuş günahkar Yahudiler
çıkartmıştır.
Osmanlı İmparatorluğu nun yıkılmasından sonra Türkiye de
İslam a ve Müslüman çoğunluğa karşı zalim ve gaddar bir ideolojik vesayet
rejimi ve sistemi kurulmuştur ve bunda bir takım Yahudilerin büyük rolü, tuzu
biberi olmuştur.
Osmanlının yıkılışının ve Kemalist rejimin kuruluşunun
perde arkası baş aktörü Hahambaşı Hayim Nahum dur. Onun ötesinde de Sabatay
Sevi bulunmaktadır.
M. Kemal Kemalizm ideolojisinin babası değildir.
Vaktiyle Almanya da Nazizmi Rosenberg kurmuştu,
Kemalizm in kurucularından biri de dıştan Tekin Alp ismini taşıyan şu meşhur Moiz
Kohen dir.
Türkiye ye, Ortadoğu ya, İspanya dan kovulan
Yahudileri kabul eden, onlara bir vatan
kazandıran Osmanlı devleti ve Hilafeti idi. Bir kısım Yahudiler Devlet i ve Hilafet i yıkarak kendi
felaketlerine yol açtılar. İleride görecekler Biraz selim akılları olsaydı
böyle bir yıkıcılık yapmazlardı.
Tevrat a bağlı, İsrail e ve Siyonizm e karşı olan dindar
Yahudiler Müslümanlar ile iyi geçinirler. Cumartesi günleri sinagoglarda
kendilerini himaye eden devletlere ve reislerine dua ederler.
Bu duaları ilk kaldıran Sahte Mesih Sabatay Sevi
olmuştur.
Dünyayı taş devrine döndürecek, insanlığı korkunç acı ve
kayıplara uğratacak Üçüncü Dünya Savaşı İsrail, Siyonizm ve Filistin yüzünden
çıkacaktır.
Bütün bu felaketler, Siyonistlerin Tevrat dinine uymamalarından
ileri gelecektir.
Bendeniz Yahudilik uzmanı değilim ama dünyanın en
bozulmuş, Tevrat tan en fazla uzaklaşmış günahkar Yahudi cemaatinin Türkiye
Yahudileri olduğunu biliyorum.
Bir kısım Yahudiler Müslümanları İslam dan
uzaklaştırırken, kendi kazdıkları kuyuya düşmüşler ve dinsizleşmişlerdir.
Kudüs sadece Yahudilerin değildir. Müslümanların ve
Hıristiyanlarında o kutsal şehirde hakları vardır.
Filistin öncelikle Filistinlilerin ve sonra İslam
aleminin toprağıdır.
Osmanlı devleti Filistin de iken oradaki Hıristiyan
kiliselerini Hilafet askerleri bekliyor, çeşitli mezhep ve kilise mensuplarının
kavgalarını onlar ayırıyordu.
Bugün Siyonist askerler, Müslümanların kutsal Mescid-i
Aksa camiine girmesini engellemeye çalışıyor ve bir yığın zulüm yapıyor.
Sözü çok uzatmak istemiyorum. Yahudilerin Türkiye nin
Sünnî çoğunluğu ile barışmaları gereklidir.
Yahudilerin Kemalist ideolojiyi, vesayet sistemini
diretme hareketinde yer almamaları gerekmektedir.
İnanmıyorlar ama Yahudilerin, dünyevî ve siyasî planda
Şeriattan yana olmaları kendi menfaatlerinedir.
Can, mal, din ve kimlik güvenliklerinin sağlanması ve
korunması şartıyla Yahudilerin Hilafetin yeniden kurulması için çalışmaları
gerekmektedir.
Çok zor olacak ama Yahudilerin, Tevrat a zıt Siyonist
ideolojiden ve İsrail devletinden vaz geçmeleri gerekmektedir.
Bu söylediklerim birçok kişiye, Siyonist Yahudilere,
Kripto Yahudilere ve kendilerine benzettikleri yabancılaşmış, Yahudileşmiş
Müslümanlara çok aykırı gelebilir ama doğruları söylediğimden eminim.
Soruyorum:
İsrail i ve Siyonizm i tasfiye etmek mi daha az
sakıncalıdır, yoksa nükleer Üçüncü Dünya savaşı mı
İsrail ve Siyonizm tasfiye edilirse milyonlarca
Yahudinin, on milyonlarca Müslümanın hayatı kurtulacaktır.
İsrail tarihî bir ârızadan ibarettir. Ârızaların
başlangıç ve bitiş tarihleri vardır.
Nitekim, birinci Haçlı seferinde 1099 da kurulan Kudüs
Frank krallığı da bir ârızaydı ve 1187 de sona ermiştir.
Yahudilik alemi İslam alemi ile, Hilafet ve Şeriat ile
mutlaka barışmalıdır, anlaşmalıdır.
Bu barışma ve anlaşma zordur ama imkansız değildir.
Yahudiler Hilafeti ve Şeriat sistemini nasıl yıktılarsa,
tekrar ihya etmek için öncülük yapmalıdır.
Siyonizm ve İsrail bir intihar yoludur.
Şeriat ve Hilafet, Yahudiler bunlara dinen inanmasa bile
realitede bir sulh ve mutabakat yoludur.
Bay Abram, mektubumu burada bitirmeden önce bir konuya
daha temas etmek istiyorum:
1960 lı yılların sonunda Hahambaşılıktan para aldığımı
iddia etmişsiniz. Bu büyük bir yalan ve iftiradır. Bu fakir, bir Müslüman
olarak, birileri gibi Altın Buzağıya tapmam. Mal varlığım bellidir. İddianızı
isbat ederseniz size bir daireden, küçük bir yayınevinden, şahsî kütüphanemden
oluşan mal varlığımı hibe edecek ve yazı hayatından çekileceğim.
Siyonist olmanız size iftira atmak, yalan söylemek ve
dezenformasyon yapmak hakkını tanımaz.
Yalancılar, müfteriler Tevrat ta da, İncil de de,
Kur an da da kınanmıştır.
İddianızı ispat edemezseniz sizi şerefsizlikle,
namussuzlukla, alçaklıkla, rezillikle suçluyorum.
Bay Abram!..
25.06.2013