On iki yıldır pastadan pay almak için mevcut hükümete
yağcılık yapan ve koşulsuz destekleyen birçok kalem erbabı, gazeteci, iş adamı
var olduğunu biliyoruz. Dün peşine koştuğumuz İslami yazarların bugünkü
söylemlerine baktığımızda şaşkınlıklar içinde kalıyoruz. Yolsuzluk yok diyemem
ama siz oyunuzu AKP ye veriniz diyen zihniyet nasıl bir menfaat ilişkisi
içerisindedir. Aklım dimağım almıyor. İslam da böyle bir söylem var mıdır
Böyle bir söylemde bulunmak ne vicdani ne de İslamidır. Dün AKP için ağzına geleni
köşesinde yazan, kürsüde haykıran yazar ve siyasetçinin nemalanmak için nasıl
saf değiştirdiğine tanık olduk olmasına, fakat İslami hassasiyete sahip bir
yazarın yolsuzluk olduğunu bilerek ve buna atıfta bulunarak; siz yine de
AKP ye oy veriniz söylemi yenilir yutulur cinsten değil. Ya başkanlık sisteminin Sünnetullaha uygun
olduğunu köşesine taşıyan zihniyet hangi cemaatin tabanına oynamaktadır. On iki
yıldır yapılanlardan hangisi Sünnetullaha uygundur
Zinanın serbest olması mı
Domuz etinin serbest olması mı
Ilımlı İslam projesinin uygulanması mı
Akrabaların devlet dairelerine doldurulması mı
İhalelerin yandaşa verilmesi mi
Ey sizi gidi biatçilar sizi! Ey sizi gidi koşulsuz teslim
olanlar sizi! Ey sizi gidi batı taklitçileri sizi! Sen mi değiştin Kitabın mı
değişti diye insana sormazlar mı sanıyorsunuz Dün başörtüsü mücadelesi
verirken, bugün yolsuzluğa bulaşan siyasetçilere oy istemek, dün yapmış olduğun
mücadeleyle tezatlık göstermiyor mu İslam hiç kimsenin yolsuzluk yapmasına
müsaade etmez. İslam ı temsil eden ve İslami söylem içerisinde bulunan kim
olursa olsun İslam adına böyle bir istekte dahi bulunamaz. Hoş, siz bunu İslam
adına istemiyorsunuz. Fakat yıllarca İslami duruşunuz nedeniyle, sizlerin
İslami olduğunu düşünenlerin sizlerin sözlerine itibar etmesinin vebalini nasıl
kaldıracaksınız Yazar bin düşünür bir konuşur, bir yazar. Hitap ettiği toplumu
yanlışa yönlendirmek ve günaha batmasına sebep olmasının karşılığını ahirette
misliyle alacağını bilerek bu ifadeleri nasıl ifade edebilir
Dün ağır sözler söylediği partiye bugün katılım
sağlıyorsa; bu siyaset erbabının peşine gitmek demek, yarı yolda ihanete
uğrayacağını bile bile oy vermektir. Peygamberimiz ; (Akıllı ve olgun) Mü min
aynı delikten iki defa sokulmaz, ısırılmaz. Demiyor mu O halde, Saadet
Partisini bölen, Has Parti yi kuran ve yol arkadaşlarını, ona inananları yarı
yolda bırakan siyaset erbabının peşine gidilir mi Rize de aday yaptığımız ve
değer verdiğimiz Mehmet Bekaroğlu nun Milli Görüş ü terk etmesi ve CHP ye
katılması aslına rücu etmesinden başka bir şey değildir Dolayısıyla herkes
aslına geri dönecektir. Bizi terk edenler bizden nemalanamayacağını anlayıp
terk edenlerdir. Hiç bir zaman bizden olmamışlardır. Unutmayınız ki, gitmek
isteyen her zaman bahane bulabilir. Allah korkusu olan, vicdan sahibi,
devletini ve milletini seven herkesin oy vereceği adres bellidir. Nemalanmak
için yağcılık yapanların peşine koşmak; onların bulunduğu partiye oy vermek,
çapsızlıktan başka nasıl izah edilebilir Dün dündür, bugün bugündür
zihniyetine sahip olanlar bizimle kan uyuşmazlığı çekerler. Böyle biline!