Hayatın kıyısına atılanlardan biri Yani, insanların
delidir ne yapsa yeridir deyip adamdan saymadığı bir kişi Tam da bu söze uygun
düşecek tavır ve eylemler sergiliyor. Kimin ne dediğini nasıl baktığını nereden
gördüğünü hiç önemsemiyor. Hayatı günü birlik yaşıyor, ne gelecek kaygısına
takılıyor ne de geçmişe dönük keşkelere. Günü geçirebilmenin yollarını arıyor
ve bir lokma ekmek bulduğunda mutlu oluyor. Modern insan mutluluğun
formüllerini arayıp küçük bir mutluluk için bütün servetini harcama yoluna
giderken o mutluluğun formülünü çoktan bulmuş durumda. Geçmişe takılmıyor,
gelecek kaygısı taşımıyor ve insanların ne dediği ile vakit harcamıyor.
İmrenebileceğimiz bir durum değil elbette. Fakat birçok insanın bazen keşke
deli olsam da bunları kafama takmasam deyip ironi yaptığını görürsünüz. Çünkü
günümüz insanı hayallerinin, ihtiraslarının ve açgözlülüğünün alıp götürdüğü
mutluluğunun yasını tutuyor ve derin bir boşluk içinde yaşıyor. Delinin
aybaşında ödeyeceği kirası yok, ev sahibinin kaprisini çekme gibi bir derdi de
yok, maaşımı ayın kaçında alabilirim neye ne kadar yatırım yapacağım kaygısı
taşımıyor. O modern insanın sık sık gündeme getirdiği anı yaşıyor. Onun
ödenecek taksitleri, faturaları, alınan borçları, harçlıkları ve her ay rutin olarak
hesapladığı parası yok. Dünyayı ise hiç umursamıyor. Dostum arkadaşım yok
yalnızım endişesi taşımıyor çünkü yoldan geçen bütün insanları birer dost gibi
görüyor. İnsanlar onunla konuşuyor, acıktığında karnını doyuruyor ve hediyeler
veriyorlar. Ama o dünyaya bel bağlamıyor, dünyaya hiç meyli yok. O yüzden
verilenleri ya geri çeviriyor ya da kıyıya terk ediyor. İçinden geldiği gibi
konuşuyor, ezan vaktinde susup ezanı dinliyor, insanlar için dua etmeyi
seviyor. Yoldan geçenlerin uzattığı parayı fırlatıp atıyor, parayı hiç
sevmiyor. Ama konuştuğunuzda çok mutlu oluyor, bütün hayatını bir bir
anlatıyor. Kimi yerde gerçek hayattan kopsa da akıcı bir üslupla konuşuyor ve
sizi kendine çekmeyi başarıyor.
Sürekli soru sorulmasından hoşlanmıyor, dikkati çabuk dağılıyor,
kendini aşağılayanlara kin beslemiyor, insanlara ve kendine hiç öfkeli değil.
İçinden geldiği gibi yaşıyor, kötülüğe fırsat vermiyor, iyilik telkin ediyor ve
önceki hayatında olduğu gibi Allaha dua ediyor.
Bir göçer gibi yaşıyor, elindeki torbayla mahalle mahalle
dolaşıyor. Bu konuda kendisine engel olabilecek bütün meşgalelerden uzak.
Modern insanın özgürlük dediği şeyi sonuna kadar yaşıyor.
Geceleri hiç sevmiyor çünkü geçeler onun için tehlike saçıyor. Güneşi sevgi ile
karşılıyor ve Allaha hamd ediyor. Ölümden hiç korkmuyor, öleceğiz diyor yeter
ki kul hakkı yemeyelim. İnsanlar hakkımda ne düşünüyor ne diyorlar, bugünüm
nasıl geçecek gibi kaygıları yok. İçinden geldiği gibi yaşıyor ama ona deli
diyorlar. Allah hepimizin aklını korusun ama bir deliden öğrenebileceğimiz de
çok şeyin olduğunu düşünüyorum.