Sanat, edebiyat ve düşüncenin "mutfak"ı şeklindeki yerinde nitelendirmenin konusu olan dergi, bir kaç özgün örneği de olmasa zihnimizden handiyse silindi silinecek bir noktadadır, denebilir. Anadolu kentlerinin bazılarında bir kısım kuruluşların desteğiyle yayımlananlar hariç, ülkenin dört bucağına ses salacak dergi sayısı üç-beşi geçmez sanırım. Yedi İklim, Edebiyat Ortamı, Bir Nokta bunların başında gelirler. Yıllardan beri yayımını sürdüren bazıları görünüşte tüm ülkeye sesleniyor gibidirler, ama sesleri öyle ölgün, devinimleri öyle durgun ki, hitab ettikleri okuyucularının, kalmışsa eğer bir nebzecik heyecanlarını kemire kemire betonlaştırıyorlar.
Edebiyat Ortamı nın, süresi gereği iki ayda bir yayımlanan Kasım-Aralık, 5. sayısında Osman Sarı nın, yazılışı eski olan "Özleyiş" şiiri yayımlandı. Şiir Nuri Pakdil e içten, derinden, yürekten kopup gelen bir bağlılığı, dostluğu, hak ve kadirbilirliği özümlemiş bir özleyiştir. Ama benim imgelemimde çağrıştırdığı duygu "Nuri Pakdil Güzellemesi" olarak dile geliyor. Şiiri, okuma imkan ve fırsatından yoksun olanlar için buraya almayı uygun buldum. Dergide Arif Ay ın "Şiir ve Tahkiye" başlıklı yazısı, Türk şiirinin ölü bir doku gibi oluşmaya yüz tutmuş ciddi bir sorununa dikkat çekmesi ve öneride bulunması bakımından mutlaka okunmayı gerektiriyor. Geçen yıl Yedi İklim de yayımlanan "Şiir ve Akıl" başlıklı iki yazım, Ay ın dokunduğu soruna, yöntem bağlamında kuramsal düzeyde bir yaklaşıma ihtiyacı vurguluyordu.
Şimdi Osman ın şiiri:
ÖZLEYİŞ
Yine öyle
Yeni doğan
Bir ay gibi
Parıl parıl parıldar mı
Gözleri Nuri Pakdil in
Yine öyle kulağımda
Hâlâ çınlar billur sesi
Yakar kavurur bizleri
Sözleri Nuri Pakdil in
Düş gören atın yemidir
Elindeki sefer tası
Sofrası yoksul sofrası
Sırtında derviş hırkası
Giydiği Nuri Pakdil in
Gökyüzü kararmış dostlar
Zulüm bürümüş bu çağı
Afganistan dağlarında
Yetim çocuk elindeki
Son lokma kuru ekmeği
Kapıvermiş Amerika
Onun içindir sabırla
Öksüzler yetimler için
Toplar topraktan başağı
Elleri Nuri Pakdil in
Peynir ve bir kaç zeytin
Bir kaç dilim ekmek ile
Tencerede kuru aşı
Onu da bir kaç dostla
Yaşar paylaşı paylaşı
Ama gidemez bilirim
Özlemiş canım Maraşı
Gözleri NuriPakdil in
Ne altını ne gümüşü
Yalnız hak iledir işi
Azığıdır heybesinde
Kuru ekmek yoksul aşı
Yediği Nuri Pakdil in
Sanki deli ve divane
Koşup duran bir at gibi
Bir o dağı bir bu dağı
Bir yukarı bir aşağı
Kuşandığı gökkuşağı
Belinde Nuri Pakdil in
Şiirimin asî sesi
Göğe yükselen öfkesi
Kaynayıp taşan öfkesi
Yankılanır kulaklarda
Bu çağda her kelimesi
Sanki sonsuzluk bestesi
Sözleri Nuri Pakdil in