Yarın 12 Ocak. Milli Gazete’mizin kuruluş yıl dönümü.
Bu 12 Ocak diğerlerinden daha heyecanlı. Çünkü yarın sabah gözlerimizi Milli Gazete’mizin 50. yılına merhaba diyerek açacağız.
Dile kolay yarım asır. Bu yarım asırda kimimiz mutfağında çalışanı, kimimiz okuru olarak yoldaşlık ettik Milli Gazete’mize. Kimimiz ilk günlerinden beri yoldaş oldu, kimimiz belki yeni terfi etti Milli Çocuk okuru olmaktan Milli Gazete okuru olmaya…
Kimimiz Milli Gazete’yle ne zaman tanıştığını hatırlamıyor bile çünkü çok küçük yaşlardan itibaren sabah ilk iş kapının önüne bırakılan gazeteyi almak için fırlıyor yatağından.

Kimimiz ilk gençlik yıllarında bir okul kampüsünde tanıştı, kampüste gazeteni unut etkinliği sayesinde… Kimimizse belki bir ev sohbetinde, belki bir dost tavsiyesi ile, belki bir gazete bayisinde tanıştı…
Bense gazetesiyle ne zaman tanıştığını hatırlamayan o küçük çocuklar grubuna giriyorum. Evet, her sabah yatağından fırladığı gibi gazetesini almaya koşan o küçük çocuklardan biri bendim. Bir süredir mutfağında olan, şimdilerdeyse yazılarıyla sizleri selamlama şerefine eren biri olarak karşılamak nasip oldu 50. yılımızı.

Mutfak demişken 50. yıl için neler hazırladık biraz bahsedelim mi?
Milli Gazete çalışanları olarak bırakın günleri aylardır 50. yıl için hazırlanıyoruz. Özel sayılar, özel röportajlar, yeni projeler ile karşılıyoruz 50. yaşımızı.
İsterseniz 50. Yıl özel çalışmalarını saymaya Milli Medya ailesinin Milli Gazete’den sonraki yaşı büyük adı küçük üyesi Milli Çocuk ile başlayalım.
Biliyorsunuz Milli Çocuk 15 günde bir minik okurlarıyla buluşmaya devam ediyor. Bu arada kendisi de 11. yaşına gün saymaya başladı.

Milli Çocuk, okurları için bir Milli Gazete özel sayısı hazırladı. Bu özel sayımızda Milli Gazete’miz nasıl yayın hayatına başlamış, doğru habercilik ne demekmiş, halkın ve hakkın sesi olmak neden önemliymiş gibi soruların cevabını aradık Milli Çocuklarla.
Kısacası kalem ve kâğıdın destanını anlattık okurlarımıza. Her destan kılıçla, silahla kazanılmaz değil mi? Bazı destanlarda kalem ve kâğıtla yazılır. Hem kalem ve kâğıtla yazılan destanlar kılıçla, silahla yazılanlardan daha etkilidir. Ne demişti Genel Yayın Yönetmenimiz Mustafa Kurdaş: “Eğmek değil işimiz. Ağaç yaşken doğrulur!” Gelecek nesilleri doğrultmak için çalışmaya devam ediyoruz…

Aile dergimiz Maaile ile devam edelim yazımıza. Geçtiğimiz günlerde 6. yaşına giren Maaile dergimiz de her ay evlerimize misafir olarak siz okurlarımızla buluşuyor. Maaile dergimiz “Asırlık Çınar: Milli Gazete” özel sayısı ile selamladı bu ay okurlarını.

Milli Gazete Özel dosyalarının yanı sıra yarım asırlık gazetemizin yarım asırlık şahidi ve yoldaşı ile özel bir röportaj yaptık. Kim olduğunu gazetemizin sıkı okurları anlamıştır diye düşünüyorum ancak yine de söyleyelim; gazetemizin muhabirliğinden, genel yayın yönetmenliğine kadar birçok kademesinde görev yapmış, şu anda da Milli Gazete yazarı olarak gazetemizde emek vermeye devam eden Abdülkadir Özkan ağabeyle yaptık 50. yıl özel röportajımızı. Bu özel röportaj ve daha fazlası için Maile özel sayımızı hemen okumanızı tavsiye ederim.

Milli Medya ailesinin kültür mizah edebiyat dergisi Fikri dergimiz de “50 kere maşallah” kapağıyla Milli Gazete’nin 50. yaşını kutluyor. Hemen Fikri derginin 4. yaşında ve her ay okurlarıyla buluştuğunu da belirtelim.

“Son yarım asra damgasını vuran Milli Gazete’nin paltosundan çıktık biz de. 50 yıllık bakiye ve tarihten aldığımız güçle yürüyoruz yarınlara. Bu kadar uzun süre yayın hayatını devam ettirebilmek elbette başarı. Ama bunu ilk gün attığı manşetin ruhunu hiç bozmadan yapabilmek; işte bu nasip işi. Bu çatı altında olmaktan onur duymak için sebeplerden sadece birisi bu” diyor Fikri.
Maaile ve Milli Çocuk’un hislerine de tercüme olmuşsun Fikri, sağ olasın.

Hâlâ bu yayınlarımıza ulaşmadıysanız durmayın hemen dağıtım müdürlüğümüzle iletişime geçerek dergilerimize abone olabilirsiniz. Zira “bir olmak bize iyi gelecek” diyerek yayın hayatına başlayan Maaile dergimizin de dediği gibi bu aralar bir olmaya çok ihtiyacımız var.

Mutfakta haberler bitmez. Ancak artık bitirmemiz lazım. Bitirmeden bir müjde daha verelim ama aramızda kalsın lütfen. 50. yılımız boyunca özel çalışmalarla beraber karşınızda olmaya devam edeceğiz. Bizi takip etmeye devam edin demeyeceğim çünkü bizi takip etmeye devam edeceğinizi biliyorum. Çünkü siz Milli Gazete okurusunuz ve iyi ki varsınız!
İyi ki 50 yıldır Milli Gazete’deyiz!
Nice 50 yıllara Milli Gazete’m!