Maksatım şiir yazmak değil. Ağlayan gül, sözcüğünden maksadım, Dışişleri Bakanı Sayın Abdullah Gül ün, ABD politikamıza bakış açısını dile getirmektir.

Bilindiği gibi, 62 bin ABD askerinin Türkiye ye getirilerek, Türkiye nin ABD ile birlikte kuzeyden Irak ı vurmasını öngören, 1 Mart tezkeresinin Meclis te reddedilmesi üzerine sayın Gül ağlamıştı. Gözyaşlarını tutamamıştı. Bu onun bizzat kendi itirafı idi.

Demek istiyorum ki, bu zihniyet ve bu hissiyat içerisinde olan bir Türkiye Dışişleri Bakanının katılımıyla yapılacak, gizli bir TBMM oturumundan umulan netice çıkmaz.

Ne olacak Bu ağlamaklı celsede CHP de etkilenecek, uzun müzâkerelerden sonra, düzenlenen Meclis zabıtları, 10 sene gibi bir süre gizli kalacak.

Efendim belki Milletimizin istediği, yüreklerimizi soğutacak bir karar çıkar diye düşünenleriniz olabilir. Ah keşke, böyle olsa da bizim tahminlerimiz boşa çıksa. Buna memnûn oluruz.

Siz bu müzakerelerden önce CHP nin, yüksek perdeden atıp tutmasına bakmayınız. Yaşadığımız tecrübeler bize gösteriyor ki, ciddi konularda CHP ve hatta Millî Görüşçü olmayan diğer belli başlı siyasi partilerimizde işler sıkıya geldiği taktirde, tıpkı Ağlayan Gül misâlinde olduğu gibi, onlar da ağlamaklı olur ve ABD den yana tavır koyarlar.

Mesela bir Kıbrıs çıkartmasını yaptırırken, CHP ye moral vermek için az mı didiştik Ecevit gitti taaa İngiltere Başbakanıyla, en kritik dönemde konuşmak istedi, onunla beraber adada barış gönüllüsü uygulaması yapmaya kalkıştı.

Ancak Erbakan Hoca nın performansıdır ki, Ecevit Londra dan gelmeden önce çıkarma gemilerimizin ada önlerine kadar gelmesine imkân hazırladı.

Ne demek istiyorum. Millî Görüş işe katılmamış olsaydı, Kıbrıs daha o günden Yunanlıların öz malı olacaktı.

Bırakınız, Kıbrıs çıkarmasını, şu mangalda kül bırakmayan CHP, biz 1974 senesinde, bizimle hükümet ortağı iken, bizim UÇAK SANAYİİ kurma kararnamesine imzâ atmak cesâretini bile gösteremedi. Sıkıştırınca Ecevit;

- Sayın Erbakan, ABD bizim uçak sanayii kurmamıza izin vermez ama siz sadece, tarım ilaçlamalarında kullanılacak, tarla fârelerini öldürecek pırpır uçaklarını yapmaya râzı iseniz, bu şartla imzamı atarım, demiştir.

Bütün bu, eski defterleri niçin karıştırıyorum Niçin olacak, siyasi partilerimiz olarak, bugün karşı karşıya olduğumuz tablo, yine aynı tablo olduğu için, bu hatırlatmaları yapıyorum.

Bu bakımdan değişen birşey yok. Millî Görüş tek başına iktidara gelmedikçe, bizim için bu yol kapalı. Millî Görüş, Meclis te bulunmadıkça Kıbrıs çıkarması niçin yapılamadıysa, Millî Görüş tek başına iktidara gelmedikçe dört başı mamur birmillî politika izlememiz, sahili selâmete erişmemiz asla mümkün değil.

Ne diyelim Allah Devlete, Millete zevâl vermesin. Halihazır durum karşısında, bu siyasi partilerle, ülkemiz kazasız, belasız, içerisine girdiğimiz şu çok kritik virajı sağ selamet atlatırsa bizim için kârdır.

Dua edelim de Millî Görüş ün Saadet kadroları tek başına iş başına gelsin... Amin.