BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM;

Ne muhteşem bir milletmişiz değil mi Bizimkiler içten,

düşmanlarımız dıştan bu kadar büyük tahribata girişmiş olmalarına rağmen bizi

bir türlü bitiremediler. Bir millet ancak milli kimliğini koruyup yerli ve

milli kalarak varlığını sürdürebilir.

Toplumu yabancılaştırma seferberliğine giriştikleri

halde, kendilerini dev aynasında gören cüceler ne yapmak istiyorlar Onları

gördükçe Aşık Nuri Çırağ nin, Adam var kurutur koca denizi, / Adam var bir

damlayı göl eder mısralarını hatırlarım. Bizimkiler koskoca denizi

kurutanlardan.

Yılbaşı öncesi cadde ve sokaklarda gördüklerimiz

karşısında gözlerimize inanamıyoruz. Bu Hıristiyan figürler de ne Yoksa

Türkiye din mi değiştiriyor demekten kendimizi alamıyoruz. Toplum bu kadar

yabancılaşırken yöneticilerimiz çelik çomak mı oynuyorlar Onlar bu ülkenin

insanı değiller mi

Ankara nın göbeğinde bir AVM Aralık ayı başında 1 ay

çalışarak 50 m. yüksekliğinde Noel çamı yaptı. Bu rezalet kimi temsil ediyor

Semboller kullanılarak misyonerlik yapıldığı açık değil mi

Dikkat ediyor musunuz TV lerdeki Noel figürleri her

geçen sene katlanarak artıyor. Bu yayınlar Müslüman bir ülkede yapılıyor. Milli

Gazete, TV 5 ve birkaç hocaefendi dışında kimseden ses seda yok.

Eskiden yılbaşı biletleri bazı yer ve büfelerde

satılırdı. Şimdi eline tabela geçiren çarşı ve pazarlara kumar standı açtı.

Kumar o kadar yaygınlaştırıldı ve alenileştirildi ki! İçki satışları da

öyle!  Nereye gidiyoruz

EY MİLLET, KİME ÖZENİYORSUN

Hayret! İnancından uzaklaşan nesillerin özenti ve yabancı

hayranlığına dönüşen acıklı manzarası insanı şaşırtıyor. Biz Müslümanız! Kimlik

ve kişiliğimizi İslam belirler. Okullarda inancımızın gereği olan helal ve

haramlar layıkıyla öğretilmiyor. Ahlak ve maneviyat eğitimi verilmiyor.

Yöneticilerimiz uyuyor mu

Manzara buyken devletin zirvesi, bir bu eksikti,

dedirtecek şekilde Yahudilerin Hanuka Bayramı nı kutluyor. Beşiktaş Belediyesi

bu kutlamalara destek veriyor.

Alanya Belediyesi Uluslararası Noel Pazarı etkinliği

yapıyor. Bütün imkânlarını seferber ederek Müslüman halkı da bu etkinliğe davet

ediyor.

Benim bulunduğun şehirdeki 50 bin mevcutlu üniversitede

geçen sene yılbaşı öncesi, bir grup Rektörlük ten izin alarak, o gece zina eden

gençler HİV / AİDS mikrobu kapmasınlar diye rehberlik (!) etti. Bu, zinaya

teşvik değil midir

Seçim sırasında bizi yabacılaştıran AB cilere destek

vermekte yarışan bazı hocalar, şimdi yılbaşı ve o gece yapılacak çılgınlıklara

tepki gösteriyorlar. Bu yetmez. Siz kötülükleri önceden engellemekle

görevlisiniz. İlim, kötülüklerin kaldırıldığı bir atmosfer oluşturma görevini

yükler size. Önce ahlak ve maneviyat diyenlere burun kıvıranların eseridir

yaşananlar.

AKP baştan beri yabancı dostu olduğunu hiç gizlemedi!

Daha geçen hafta AKP Parti Sözcüsü Ömer Çelik, İsrail devleti ve İsrail halkı

Türkiye nin dostudur ifadesini kullandı. Rabbimiz uyarıyor: Ey iman edenler!

Yahudileri ve Hıristiyanları dost edinmeyin. Onlar birbirinin dostudurlar.

İçinizden onları dost tutanlar onlardandır. (Mide, 51)

ŞEREF VE İZZET İSLAM DA

Müslümanlar şeref ve itibarı yabancıların yanında

arayamaz. Onları dost edinemez. Ülkenin menfaati gereği yabancılarla ticaret

yapılabilir. Ancak onların dünyasına girmek için cansiperane mücadeleye

girişemez. Erbakan Hoca, AB nin yanında yer almak hidayet kararmasıdır derdi.

Müslüman şeref ve itibarı Müslümanlarla birlikte olmakta görür.

Kitabımıza kulak verelim: Müminleri bırakıp da kâfirleri

dost edinenler, onların yanında izzet (güç ve şeref) mi arıyorlar Bilsinler

ki, bütün izzet yalnızca Allah a aittir. (Nisa, 139)

Hal böyleyken, hiçbir kişi Müslüman bir toplumu

kimliksizleştirme hak ve yetkisine sahip değildir. Yabancılara özenme furyası,

kendi değerlerine yabancılaşmış nesillerin zihinlerini işgal etmektedir. Bu bir

kültürel işgaldir.

Genç nesiller, kendi değerlerini tanıyarak, Noel pelerini

altına gizlenmiş emperyalizmin kirli oyunlarını görmek zorundadır. Irkçı

emperyalizm, sinsi tuzaklarla yeryüzünü fesada vermekte; özellikle İslam

dünyası acı, kan ve gözyaşına boğulmaktadır. Sömürü, işgal, çatışma ve savaşlar

hep o sinsi ve kanlı ellerin eseridir.

Bol içki içilip kumarın zirve yaptığı, fuhuş ve zinanın

yaygın işlendiği yılbaşı gecesiyle Müslümanın hiçbir bağı olamaz.

Milli Gazetemizin yerinde bir teklifi var: Yabancı bir

kültüre ait olduğu için yılbaşı tatil olmasın.

Bunu, AB âşıkları, Batı işbirlikçileri değil; ancak ve

ancak kendi değerlerine pazarlıksız bağlı olan Milli Görüş kadroları

gerçekleştirebilir.