SEÇİM heyecanı başladı!

Karşımızda bir sürü aday var!

Hepsinin de ağzından adeta bal damlıyor! Peki, biz hangisini seçmeliyiz

Daha doğrusu adaylarda ne aramalıyız

Önce konuştuklarına yani söylediklerine ve varsa yazdıklarına bakmalıyız!

Sonra biraz özeline yönelmeli ve yaptıklarına bakmalıyız!

Söylemleri ile eylemleri benzerlik arz ediyorsa ne âlâ! Söylemleri ile eylemleri birbirine zıt ise o ismin üzerine bir çizik atıverin gitsin! Arkadaşlarına bakmalıyız!

Kimler düşüp kalkıyor onu araştırmalıyız! Akıl hocaları kim

Danışmanları kim Kargaları kılavuz edinmişse o ismin üzerine de bir çizik atıverin gitsin! Hak-batıl kavgasında hangi safta yer aldığına özellikle dikkat etmeliyiz! Hakk’ın emrindeyse ne âlâ!

Batıla meyilli ise üzerinde düşünmeye bile değmez!

O ismin üzerine de bir çizik atıverin gitsin! Hiç şüphesiz dolduruşa gelip gelmediğine, yüzüne gülen herkese inanıp inanmadığına da bakmak gerekir!

Dolduruşa gelmiyor, yüzüne her gülene kanmıyorsa ona başınızın üstünde yer açabilirsiniz!

Ama kolayca dolduruşa geliyor ve yüzüne her gülene kanıyorsa onun da isminin üstüne bir çizik atıverin gitsin!

Dünü ile bugünün tutarlı olup olmadığı da bizim açımızdan önemli bir kriterdir!

Unutmamak gerekir ki dünü ile bugünü tutarlı olmayanların yarın ne yapacakları da meçhuldür!

Evet, şimdi karşımızda adeta ağızlarından bal damlayan bir sürü aday var!

Kaçı doğru sözlü

Kaçının özü-sözü bir

Netice itibarıyla aldananlardan olmamak için ince eleyip sık dokumak gerekir!

İnce eleyip sık dokumazsak istediğimiz kadar “saflığımıza geldi” diye mazeret üretelim bu bizi sorumluluktan kurtarmaz! Zira siyaset saflığı kaldırmayacak kadar hassas ve de affetmeyecek kadar acımasızdır!

Yanlış adamları seçersek onların attıkları adımlar nedeniyle doğacak vebalin misli ile omuzlarımıza yükleneceğini unutmamalıyız!