Bilindiği gibi Bush, Evangelist kilisesine teslim olmuş bir kimsedir. Dünya kamuoyuna yansıyan haberlere göre, Bush bu kilisenin etkisine o derece kendini kaptırmıştır ki, günde iki defa, Tanrı nın kendisi ile konuştuğunu ve emirlerini direkt Tanrı dan aldığını iddia etmeye başlamış.

Altıbin sene öncesi yazıldığı iddia edilen Kabbala, metinlerine göre hareket eden, fanatik Siyonistlerin itikadı ve inanışları da Bush tan farklı değildir. Üstelik, Siyonistlerin Kıyamete doğru İsrail oğullarının Nil ve Fırat vadilerini içine alan Arz-ı Mev ud u ele geçireceklerine ve bundan sonra Mesih in ineceğine dair, inanışları Evangelistlerle örtüşüyor.

Komik ama işte günümüzün haçlı savaşını, bu gaipten haber aldığını iddia eden Bush ve Şaron gibi kimseler başlattı. Bu olaya bir nevi klinik vak a da diyebilirsiniz. Ya da, yirmibirinci asrın başında yeni bir Don Kişot çılgınlığı ile karşı karşıya olduğumuzu söyleyebilirsiniz.

Bu sebepten NATO nun bilerek veya bilmeyerek, kalkıp, Bush ve benzerlerinin başlattığı bu haçlı savaşına, doğrudan veya dolaylı yoldan, terörle mücadele ediyoruz diyerek, dahil olması kesinlikle yanlıştır, eşi görülmemiş tarihi bir yanılgıdır.

Öyleyse terörle mücadele etmeyelim mi Tabii ki etmemiz lazım.Ama dünyamızın uzun asırlar boyu geliştirdiği, "İnsan Hakları Evrensel Bildirilerini" ve "Avrupa İnsanHakları Sözleşmelerini" tamamen bir tarafa atarak, mücadele etmeyelim. Bush un Guantanamo da esir kampı kurduğu gibi ve çeşitli doğu ve batı ülkelerinde gizlice yasa dışı hapishaneler ve uçaklarla gizlice sorgulamalar ya da işkenceler yaptırdığı gibi davranmayalım.

Şu günlerde Letonya da NATO toplantısı yapılıyor. Bush bütün NATO üyesi olan ülkelerden Afganistan a yeniden ilave askeri birlikler gönderilmesini talep etti. Bu talep kabul edilmemelidir. Bunu hangi yüzle istiyorlar

Çünkü, bunlar normal mahkemeler tarafından mahkum edilip, harp suçlusu olarak cezalandırılması icab eden kimselerdir. Önce yaptıklarının hesabını versinler.

Zira Siyonist-Evangelistlerin işledikleri suçlar hâlâ devam ediyor. Şu Irak ın içerisine düşürüldüğü vahim durumun müsebbipleri bunlardır. Irak ta kitlesel imha silahları var diye, göz göre göre yalan söylediler, yetmedi. Saddam ı devirip Irak ı kurtaracağız dediler Saddam ı arattılar. Hatta onun bin misli katliamlarda bulundular, yetmedi. Sonra da kalkıp, Irak taki sünnî, şiî savaşını başlattılar. Masum insanları kasten bilerek birbirine kırdırıyorlar yine yetmiyor.

Bush ve yandaşlarının, biz Irak ın bölünmesini istemiyoruz şeklindeki iddiaları kesinlikle yalandır. Condoleezza Rice, tekrar tekrar, biz Ortadoğu daki 22 ülkenin siyasi haritasını mutlaka değiştireceğiz diyerek, Ortadoğu daki bütün mezhepleri ve etnik grupları ayrı ayrı devletçiklere bölmek kararında olduklarını söyleyenler kendileridir.

Çünkü CIA ve MOSSAD ile, önce şiî kılığına girerek, sünnilere sonra sünnî kılığına girerek şiilere saldıranlar böylece iç savaşı tetikleyenler yine kendileridir.

Bunu ne için yapıyorlar Çünkü bu hileli taktik, tutmuşken çorap söküğü gibi, sırasıyla bütün Ortadoğu ülkelerini etnik ihtilaflara ve mezhep kavgalarına sürükleyerek, takatten düşürüp ele geçirmek niyetini taşıyorlar.

Bir vücud, bir kerre kangren olmaya başlarsa, o vücudu sağlığına kavuşturmak çok zordur. Bush ve Siyonistlerin Irak ta meydana getirdikleri işte böylesine çok tehlikeli bir yangındır. Fakat bu tehlikeli oyun, günümüzün mevcud menfi şartları inzimam edince, o derece sirayet etmeye, yayılmaya başlayabilir ki, sonunda bu salgın yalnız Ortadoğu ülkelerini değil bütün insanlığı içine çekebilir. Belki de Bush ve onun takipçileri Armegedon u bizler başlattık diye övünürlerken sonunda kendilerini de kurtaramayacak hallere düşerler, tıpkı Irak ta bataklığa saplandıkları gibi...

Bu sebepten gerek NATO nun ve gerekse Birleşmiş Milletler Teşkilatı nın Bush un ve onun yolundan gitmek isteyenlerin âdeti olmasına asla izin verilmemelidir. Merkel bile "Biz Alman askerlerinin, Afganistan geneline yayılarak operasyonlara girmesine razı değiliz," diyerek isabetli bir adım atmıştır.

Türkiye kesinlikle, Afganistan daki, Lübnan daki ve başka yerlerdeki askerlerimizin, Bush un arzu ettiği gibi, birer haçlı askeri olarak kullanılmasına izin vermemeli. Bu mahiyetteki talebleri red etmelidir.