Sabahın neler getireceğini bilmiyoruz doğacak güneşten

başka. Ancak, temelde beş santim eğikliği, boyları yükseldikçe metrelere

varanların bu barış sürecine entegre halleri hayli hayrete düşürüyor beni. Çok

değil, iki gün önce bir gazete(!)nin köşe yazarı, Öcalan ın idamının

ertelendiği protokolden bahsetmiş. (Konuya girmeden bir not: Az sonra

yazacaklarımı söyleyen köşe yazarı o köşeden hiç çıkamayacak, ta ki bu

düşüncelerinden kurtulana kadar..) Bakın ne demiş:

- Ecevit, Yılmaz ve Bahçeli yi eleştirmiyorum. O zaman

en doğru karar verilmiş. Eğer o gün Öcalan idam edilseydi, bugün barış için

kimle görüşmemiz gerekirdi (6 Mayıs 2013 Akit)

Gazete yazarından daha çok gazetenin kendisi iktidarın

savunucusu bir hal sergilemekte iken bu ifade de neyin nesi Aman Allah ım,

adamlara bak yahu, neredeyse Apo, olmasaydın olmayacaktık der gibiler

Bilmezler mi, bu Apo katilinin kimlere hizmet ettiğini Bilmezler mi, aslında

terör örgütü denilen PKK nın, kimin toprakları için mücadele ettiğini Bilirler

belki ama ifade etmek bir şeyleri feda etmekten geçtiğini bildikleri için, risk

alanlarının boyutlarının büyüklüğünü gözlerine kestiremediklerinden dolayı

susmak en güvenli liman zira!

Hem bütün bunlar bir tarafa Öcalan kim yahu

Hangi barış

Kimle barış

Kürt Sorunu dediğin olayın adını PKK-Siyonizm Sorunu

olarak değiştirmediğiniz müddetçe, bu ifadenizle, aynı topraklarda karşınıza

direkt ikinci bir millet alıp, bunu da sorun olarak nitelendirdiğiniz sürece

başaramayacaksınız!

Ortada bir PKK olayı var, evet ama bu örgüt, evin

içerisine giren sinek, her şeyden önce pencerenin dibindeki bataklığı-Siyonizmi

kurutmak gerek!

Yeni mimari, yeni cami, yeni imam

Aslında üçü de birbirine bağlı. Yeni mimarilerin

geliştiği dönemde, yeni camiler yapılırken yeni yeni de imamlar türemeye

başladı. Hırvatistan da yapılan Avrupa nın En Büyük Camisi ünüyle gündeme

gelen caminin önce resmini gördüm. Yaşım çok genç ama gezdiğim, gördüğüm ve

bildiğim camilerle hiç alakası yok. Ben işin bu kısmına çok girmek istemiyorum,

hani sonuçta işin mimari-sanat boyutudur. Ancak, imamlara ne oluyorsa, cami

şekil değiştirirken imamlarda da bir değişiklik söz konusu olmaya başladı.

Korkmayın, hepsi böyle değil, kıymet olarak bildiğimiz imam (önder)larımızı

tenzih ederim. Aslında cümlem hatalı, imam görünümünde namaz kıldırma memurları!

Camiyi dükkân gibi açıp-kapayan, ince bıyık, gergin

tiplere sözüm. Ya hiç aynaya bakmıyorlar ya da birileri aynaya bakmalarını hiç

söylemiyor bu memurlara. Ayna dedimse öyle bildiğiniz cıvalı ayna değil a

dostlar Ayna, gönül aynasından, ruhun aynasından bahsediyorum.

İmam, önder olan kişi, hatip olan şahsiyet..

İmam, Diyanet in gönderdiği belirli gün ve haftalar

ödevi gibi yazılmış hutbeyi ilk kez hutbede okuyan aciz insan!

Ağlamaklı, dayak yemiş çocuk edasıyla okunan hutbe!

Dükkânını kapatmayıp haram alış-veriş yapan esnafa bir

kez uğramamış, davet etmemiş sözde davetçi!

Namaz vakitlerinde camiye uğrayan, namaz vakitleri

haricinde caminin kapısını çok sağlam kilitleyen

Hatta caminin WC lerini dahi namaz vakitlerinin dışında

kapalı tutmasını görevliye emreden!

Her Cuma sadece yasal yükümlülük gibi namaz kıldıran ve

hutbe okuyan imamdan,

Ey İmam! Sen ne söylersen ben inanmam! diyen bir cemaat

çıkmaz mı

Nerede o eski Ramazanlaaaar, Bayramlaaaar silsilesine

bir yeni halka daha ekleniyor galiba..

Nerede o eski imamlar!

Nerede, Kahramanmaraş ta Fransız bayrağı inmeden Cuma

kılınmaz! diyen Rıdvan Hoca, nerede

Nerede, tekbir almadan evvel Kâbe yi karşısında gören

Fatih yürekli imamlar nerede

Nerede, alemlere rahmet Efendimiz s.a.v in imamlığını örnek

alan İmam ve Hatip ler nerede..

Selam ve daim muhabbetle