Mustafa Sarıgül'ün yakın koruması Beşir Ömer Demir'in savcılık ifadesinde yer aldığı belirtilen iddialar kamuoyunun gündemine geldi. İstanbul'da yürütülen kara para aklama soruşturmasında gözaltına alınan Demir hakkında ev hapsi kararı verilirken, Sarıgül kendisine yöneltilen suçlamaları reddetti.
Mustafa Sarıgül'ün uzun yıllardır yakın korumalığını yapan Beşir Ömer Demir'in savcılık ifadesine ilişkin haberler, 2024 yılında sosyal medyada yayılan görüntüleri yeniden gündeme taşıdı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü mal varlığı aklama soruşturması kapsamında gözaltına alınan Demir, 23 Ekim'deki adli işlemlerin ardından konutu terk etmeme şeklinde adli kontrol tedbiriyle serbest bırakıldı. Demir'in Sarıgül hakkında cinsel saldırı, baskı ve gizlilik sözleşmesine ilişkin iddialarda bulunduğu aktarıldı. Sarıgül ise söz konusu suçlamaların gerçeği yansıtmadığını savundu.
Mustafa Sarıgül'ün korumasının ifadesi gündem oldu
Beşir Ömer Demir'in savcılık ifadesine ilişkin ayrıntılar 28 Ekim 2026 tarihinde basına yansıdı. Demir'in anlatımlarında, Mustafa Sarıgül ile yıllara dayanan çalışma ilişkisine ve bu süreçte yaşandığını ileri sürdüğü olaylara yer verildi. Özellikle 2024 yılında sosyal medyada dolaşıma giren görüntüler hakkındaki açıklamaları dikkat çekti. İfadeye ilişkin haberlerin yayımlanmasının ardından Sarıgül'ün koruması ve soruşturmanın kapsamı yeniden tartışılmaya başlandı.
Beşir Ömer Demir kimdir, Mustafa Sarıgül'ün koruması mı?
Beşir Ömer Demir, Mustafa Sarıgül'ün yakın koruması olarak görev yapan isimlerden biri olarak tanınıyor. Basına yansıyan savcılık ifadesine göre Demir, Sarıgül'ü Şişli Belediye Başkanlığı döneminden bu yana tanıyor ve 2015 yılında ekibinde çalışmaya başladı. Askerlik görevini tamamladıktan sonra evlendiğini, nikâh şahitliğini ise Sarıgül'ün yaptığını anlattı. Demir'in doğum tarihi, yaşı ve memleketine ilişkin kamuoyuna yansımış doğrulanmış biyografik bilgiler bulunmuyor.
Beşir Ömer Demir savcılık ifadesinde neler anlattı?
Demir'in savcılık ifadesinde, 2021 yılından itibaren Mustafa Sarıgül tarafından istemediği cinsel davranışlara maruz bırakıldığı yönünde iddialarda bulunduğu aktarıldı. Yaşandığını ileri sürdüğü olayların İstanbul ve Ankara'daki bazı konutlarda gerçekleştiğini öne süren Demir, Sarıgül'ün siyasi konumu nedeniyle uzun süre şikâyette bulunamadığını savundu. Ailesinin sorumluluğu ve işini kaybetme korkusunun da sessiz kalmasında etkili olduğunu iddia etti. Bu anlatımlar Demir'in basına yansıyan beyanlarına dayanıyor ve kesinleşmiş bir yargı kararıyla doğrulanmış değil.
Mustafa Sarıgül'ün 2024 yılında yayılan görüntüleri yeniden gündemde
Sosyal medyada 2024 yılında yayılan ve Mustafa Sarıgül ile ilişkilendirilen görüntüler, Demir'in ifadesine ilişkin haberlerin ardından yeniden tartışılmaya başlandı. Demir, görüntülerin kaydedilme sürecine ilişkin bazı kişilerin isimlerini verdiğini ve kayıtların daha sonra başka kişilerin eline geçtiğini ileri sürdü. Görüntülerin para karşılığında satılmaya çalışıldığına dair duyumları bulunduğunu da iddia etti. Kayıtların kaynağı, gerçekliği ve elde edilme koşullarına ilişkin anlatımlar adli inceleme gerektiren iddialar arasında bulunuyor.
Gizlilik sözleşmesi ve 150 bin dolar iddiası ortaya atıldı
Demir'in ifadesinde yer aldığı aktarılan bir başka konu, 2024 yılında imzalatıldığını ileri sürdüğü gizlilik sözleşmesi oldu. Demir, Mustafa Sarıgül hakkında konuşması durumunda 100 bin euro cezai şart ödemesini gerektiren bir belge imzaladığını iddia etti. Ayrıca avukat aracılığıyla kendisine çocuğunun geleceği için 150 bin dolar ödendiğini öne sürdü. Sözleşmenin ve ödemenin varlığına ilişkin iddialar, kamuoyuna açıklanmış bağımsız belgelerle kesin biçimde doğrulanmış değil.
Mustafa Sarıgül korumasının iddialarını reddetti
Mustafa Sarıgül, Beşir Ömer Demir'in kendisi hakkındaki suçlamalarının doğru olmadığını açıkladı. Demir'i uzun yıllardır tanıdığını ve ailelerinden biri gibi gördüklerini belirten Sarıgül, korumasının cezaevine girme korkusuyla böyle bir ifade vermiş olabileceğini savundu. Sarıgül'ün açıklamasıyla Demir'in savcılıkta dile getirdiği iddialar arasında ciddi farklılıklar bulunuyor. Tarafların açıklamalarına konu olan suçlamalar hakkında kesinleşmiş bir mahkeme hükmü bulunmuyor.
Beşir Ömer Demir kara para aklama soruşturmasında gözaltına alındı
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü soruşturmada, suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama iddiaları araştırılıyor. Bu kapsamda 22 Ekim 2026 tarihinde Beşir Ömer Demir'in de aralarında bulunduğu beş kişi gözaltına alındı. Soruşturmada yurt içinde ve dışında kurulan şirketler üzerinden gerçekleştirildiği öne sürülen mali işlemler inceleniyor. Demir'in Sarıgül hakkında basına yansıyan kişisel suçlamaları ile mal varlığı aklama soruşturmasındaki şüpheli sıfatı, ayrı değerlendirilmesi gereken konular olarak öne çıkıyor.
Mustafa Sarıgül'ün koruması tutuklanmadı, ev hapsi kararı verildi
Soruşturma kapsamında gözaltına alınan beş şüphelinin adliyedeki işlemleri 23 Ekim'de tamamlandı. Cihan Tunç, Çağlar Sezgin ve Ümit İlker Avcı tutuklanırken Beşir Ömer Demir ile Atakan Eren hakkında konutu terk etmeme şeklinde adli kontrol kararı verildi. Böylece Demir, tutuklanmadan ev hapsi tedbiriyle serbest bırakıldı. Adli kontrol kararı, soruşturmanın sona erdiği veya şüpheliler hakkında kesin hüküm verildiği anlamına gelmiyor.
Sarıgül soruşturmasında üç şüpheli tutuklandı
İstanbul'da yürütülen soruşturmanın 23 Ekim'deki aşamasında beş şüpheli sulh ceza hâkimliğine sevk edildi. Hâkimlik, Cihan Tunç, Ümit İlker Avcı ve Çağlar Sezgin'in tutuklanmasına karar verdi. Beşir Ömer Demir ve Atakan Eren hakkında ise ev hapsi uygulanmasını kararlaştırdı. Soruşturma dosyasında yer alan mali işlemler ve şüphelilere yöneltilen suçlamalara ilişkin adli süreç devam ediyor.
Mustafa Sarıgül koruması olayında son durum
29 Ekim 2026 itibarıyla Beşir Ömer Demir hakkında ev hapsi şeklindeki adli kontrol kararı bulunuyor. Demir'in savcılık ifadesinde yer aldığı belirtilen cinsel saldırı, gizlilik sözleşmesi ve ödeme iddiaları basında geniş yer bulurken Mustafa Sarıgül bu suçlamaları reddediyor. Soruşturmanın mali suçlara ilişkin bölümünde üç kişi tutuklanmış, iki kişi hakkında adli kontrol uygulanmış durumda. Basına yansıyan iddiaların hukuki değerlendirmesi ise devam eden adli süreç kapsamında yapılacak.





