Evrende özünden uzaklaşma temayülü gösteren tek varlık
insan. Bunu anlamak için başınızı kaldırıp, çizdiğiniz zikzaklara bakmanız
kâfi. Fakat nedense her seferinde bir yolunu bulur ve kendinizi temize
çıkarmayı başarırsınız. Nitekim kendilerini tanıtırken muhafazakâr dindarım
diyenlerin dahi otuz yıl evvel tenkit ettikleri şeyleri bugün şiddetle
savunduklarını görüyoruz. Geçmişte israfın getirdiği maddi ve manevi zararlara
vurgu yapan insanların bugün boyunlarına kadar israfa battıklarına şahit
oluyoruz. Geçmişte faiz, zina, kul hakkı, namaz ve İslam ın bütün ilkelerini
merkezi bir noktada değerlendiren bu kimselerin birçoğunun bugün bu değerleri
ayaklar altına aldıklarını görüyoruz. Başta da dediğim gibi insanoğlu aslına
yabancılaşan ve varoluş gerçeği ile çelişen tek varlık.
Müslümanlar uluhiyet hususunda hassasiyet göstermiş
olsalardı, kutsallaştırdıkları ne varsa hayatlarından çıkarır ve yaşamlarının
merkezine İslam ı koyarlardı. Fakat ne acıdır ki, bugün Müslümanların bakış
açıları ve algıları tamamen değişmiş durumda. Takva sahibi samimi Müslümanlar,
güvensiz ve zayıf olarak tanımlanıyor. Günümüz Müslümanının hayata bakışı
seküler boyutta değişmiş hatta dönüşmüştür. Onlar sizin yaşantınızla, düşünce
ufkunuzla, ideallerinizle, verdiğiniz mücadele ile ilgilenmiyor. Onlar için
nasıl olduğunuz değil nasıl yaşadığınız önem arz ediyor. Nelere sahip
olduğunuz, hangi semtte yaşadığınız, aracınızın markası, kazancınız,
kariyeriniz, sosyal çevreniz dikkate alınıyor. Siz eğer bunlardan hiç birine
sahip değilseniz istikametinizin hiç önemi olmuyor.
Müslümanların ekonomik seviyelerinin yükselmesi onların
bakış açılarını değiştirdi. Dünün mücahitleri artık dünya hayatını daha cazip
görmeye başladılar. Adalet, iyilikseverlik, erdem ve faziletlerin yerini daha
iyi daha konforlu yaşam söylemleri aldı. Müslümanlar sahip oldukları ekonomik
imkânların kendileri için bir imtihan vesilesi olduğunu unuttular ve mülk
üzerinden hükümranlık kurmaya kalktılar. İyilikseverlik ve dürüstlük bu
insanların nazarında geçerliliğini kaybetti. Peki, şimdi ne olacak
Öncelikle Müslümanların ben kimim sorusunu yeniden
sormaları ve Kur an ı bir hayat rehberi olarak okuyup, içselleştirmeleri
gerekir. Yani benliklerimizde yeni bir inşa yoluna gitmeye mecburuz.