Arakanlı Müslüman kardeşlerimizle ilgili gelen haberler
hiç de iç açıcı değil.
Kimlik ve özlük hakları ellerinden alınmış olan Arakanlı
Müslümanların istekleri, sadece yüzyıllardır yaşadıkları kendi topraklarında
insan gibi muamele görmek... Budistlerle eşit haklara sahip olup dinlerini
serbestçe yaşayabilmek....
Dünya basını olayları nasıl yansıtıyor
Dünya basını iki yıldır katlanarak artan katliamları,
budist müslüman çatışması olarak göstermeye çalışıyor. Oysa olayların perde
arkasında Myanmar derin devlet yapılanması var.
Devlet Budist çetelere bizzat destek veriyor.
Katliam ve yağmalamaları devlet açıkça destekliyor. Son
günlerde Myanmar devlet başkanı uluslararası baskı görmemek adına siyasi bir
manevra yaparak: ülkedeki bu olaylar
imajımıza zarar veriyor, Budistlerin yaptığı eylemleri gerekirse askeri
müdahale ile durdururuz diye açıklama yaptı. Fakat oraya giden gözlemciler,
aslında gerçeğin böyle olmadığı ve bizzat mevcut cuntanın Budist çetelerin
katliamlarına açıktan destek verdiğini söylüyor. Hatta bizzat bu olayları
devletin kendinin organize ettiği iddia ediliyor. Muhalefet ise müslüman
katliamlarına sessiz kalmayı tercih ediyor. Tüm bu yaşanan acıların ardında
ise o bölgedeki petrol ve doğalgaz
rezervleri olduğu gerçeği yatıyor. Müslümanların yerleşim yerinde olan bu
rezervler Amerika, Çin in bölge üzerindeki iştahını kabartıyor. İddialara göre
bu bölge üzerindeki müslüman Arakanlıları bir an önce elimine etmek istiyorlar.
Arakanlı müslümanların şu anki durumları ne
Kanunlara göre her zaman ve her şartta Budistler haklı.
Müslümanların Budistlere itiraz etme hakkı yok. Budistlerin isteklerine itiraz
eden Arakanlı Müslümanlar ağır cezalara çarptırılıyor. Müslümanlar bir yandan
öldürülüyor bir yandan da ölen müslümanların kendi dini usulleri gereğince
gömülmesine izin verilmiyor. Ölülerinizi ancak yakabilirsiniz diyorlar. Akşam
sokağa çıkma yasağı uygulanıyor. Müslümanlar sokağa çıkamazken Budistler
rahatlıkla gezebiliyor. Terör ve yağmalama yapılacak olan yerler önceden
işaretleniyor. Yangın çıkartılıyor, çıkartılan yangından kurtulup dışarı çıkan
kişilerden ise genç olanları alınıyor. Erkek çocuklarını organ mafyasına, kız
çocukları ise fuhuş çetelerine satılıyor. Yaşlı anne ve baba hemen orada
öldürülüyor. Tüm bu olaylar olurken
güvenlik güçleri hiç müdahale etmiyor. Ancak evi yakılan kişi kendini savunacak
olursa o zaman güvenlik güçleri geliyor, Arakanlı Müslümanı tutukluyorlar.
Namaz kılmaları, oruç tutmaları, yiyecek almaları engelleniyor. Camiler
yakılıyor, evler yıkılıyor. Müslümanlar göçe zorlanıyor. Hasta, yaralı olup da
tedaviye ihtiyacı olan müslümanları devlet hastaneleri kabul etmiyor, özel
hastanelerde tedavilerinizi yaptırın diyorlar. Ancak evleri ve işleri bile
olmayan bu insanların özel hastanede tedavi görecek parayı bulamayacakları
ortada olan bir gerçek.
Peki Arakanlı müslümanların haklarını kim arayacak
Arakanlı Müslümanların haklarını savunmaya çalışan aydın
ve okumuş kesim, cunta tarafından üç dört gün içinde katledildi. Şu an mevcut
olan kesim ise tamamen eğitimsiz ve savunmasız durumdalar. Haklarını
arayabilecek kapasitede insanlar değiller. Hepsinden önemlisi ellerinde
ekonomik, sosyal ve siyasal bir güç yok. Arakan daki Müslüman kadınlara tecavüz
edilmesinin, ırzına geçilmesinin önüne
nasıl geçilecek Arakan daki kimsesiz kalmış çocukları açlıktan nasıl
kurtulacak Evinden yurdundan atılan yaşlılar, elleri arkalarına bağlanmış
şekilde nehirlere itilen erkekler ve açınacak durumda olan kadınlara çare nasıl
bulunacak Arakan daki diri diri yakılan insanlara bu zulmü yapanlar nasıl
bulunacak
Peki bu mazlum insanların suçu ne
Arakan daki Müslümanların durumu, ortaya çıkan insanlık
dışı olaylar, Müslümanların hamiyet-i islamiyelerine ağır gelmesi gerekir. Bir
an önce tüm dünyaya barışın birliğin, sevginin, şefkatin hakim olması için çaba
sarf etmeleri gerekir. Aslında İslam
birliğinin sadece Müslümanların kurtulması için değil, tüm insanlığın
kurtulması için bir an önce kurulması gerekir. Müslümanların dünya görüşü ve
bakış açıları bu şekilde olmalıdır. Hepsi kurtulsun, hepsine şefkat gösterelim
koruyup kollayalım, daha sonra İslam ın güzel ahlakını tebliğ ederiz demeleri
gerekir. Kısacası Arakan da yapılan zulme seyirci kalmayalım... Allah tan bir
an önce İttihad-ı İslamın oluşmasını isteyelim.