Ramazan ayını uğurladık, ardından Şevval geldi, hoş geldi. Ramazan hemen unutuluverdi. Aslında Şevval’in niyeti Ramazan’ı unutturmak değildi. İnsanlar unuttu Ramazan’ı! “Mübarek on bir aylar” demeye başladılar hemen! “Giden ağam gelen paşam!” veya “Kral öldü yaşasın yeni kral!” vb. söylemler maalesef hayatın her safhasında hâkimdir. İnsan bu!

Her yıl Ramazan ayı yaklaştığında özellikle “medya”yı bir telâş kaplar: “Bu yıl Ramazan programı”nı nasıl kotaracağız” diye! Hemen apar topar masa başına geçip ona buna telefonlar edilir. “Şu hoca reyting yapar mı, acaba yeni birini mi bulsak, o hoca geçen yıl uyuttu, onun yerine başka birini bulsak iyi olacak Şöyle bir reytingçi hoca çevresini araştıralım, bakalım oltamıza kimler takılacak ” muhabbetleri gündemi oluşturmaya başlar.

Bu arada “cemaatler”in işi çok kolaydır! Onlar “dışarıdan hoca” aramaya ihtiyaç duymazlar. Çünkü onların kendi “derin hocaları” vardır. Onlar “kapalı devre yayın” yaparlar, bu hal onlar için en köklü çözümdür. “Dışarıdan” hoca getirip de baş ağrıtmaya ne gerek var ki Âh bu hocalar! Ortalığı karıştıran da, durultan da onlar! Niçin böyle yaparlar, anlamakta hep güçlük çekmişimdir.

Ramazan ayında “Ramazan”la uğraşan hatta Ramazan’ın özellikle “başlangıç” ve “sonunu” kaşıyarak, Ramazan’ı ortadan kaldırmanın yollarını arar gibi büyük bir “gayret” içinde olanından tutun da, Ramazan’ın ruhunu tâzip eden söz ve davranışlara varıncaya kadar her şeyi kasap dükkânın vitrinin asılı et gibi ortalığa boca ederler!

Ramazan her bakımdan bereketli bir aydır! “Darbe yapmak” için zemin hazırlamaya çalışanlar bile bu ayda ortaya çıkarlar! Bu ayda müslümanlara ve Ramazan’a darbe vurmak isteyen “darbeciler”, “kötü örnekler”i topluma servis etmekte hiç de zorlanmazlar! Aslında bu durum sadece darbeciler için de geçerli değildir, “medya”nın derdi “para” peşinde koşmaktır. Medya, paraya endekslenmiş durumdadır. Ne yazık ki medya öyle bir hale getirildi ki para için her şeyini satar, kendini yani vatanını bile denmeye başlandı!

Ramazan masumdur, masumiyeti kirleten insandır. İnsanın mayasında bozukluk varsa Ramazan da dinlemez, kutsal da dinlemez! Ramazan ayı birilerine şöhret kapılarını açıyor, adam “şöhret için” ekranlarda yerini alıyor, hizmet için değil! Bazıları mikrofona o kadar meraklıdır ki mikrofon diye “salatalık” uzatsan adam hemen konuşmaya başlıyor! Böyle adamların oluşturduğu ortamlarda güzellik olur mu

Ramazan edeptir, mahviyettir, Ramazan güzelliktir. Bunların olduğu yerde “Ramazan / oruç” vardır, olmadığı yerde Ramazan yoktur. Ramazan’ın kıymetini bilmek istiyorsanız, Ramazan’ın feyzinden, bereketinden istifade etmek istiyorsanız öncelikle “iyi niyetli” olmanız gerekir. İyi niyetli olmak da ben iyi niyetliyim diyerek olmaz. İyi niyet kendini gösterir, “Ben buradayım” der. İyi niyet Ramazan’a hürmetle olur.

“Ramazan’a hürmet nasıl olur ” denirse, Ramazan’a hürmet hiç vakit kaybetmeden gelecek Ramazan programlarının hazırlıklarını yapmaya başlamakla olur. Medya hizmet mekânıdır. Medyayı suçlamak anlamsızdır. “Medya”yı “medya yapan “insan”dır. Sen insan olursan “medya” da “medya” olur. Medya, “görünür olmak” için değil, “medyada Ramazan’ı görünür” kılmak için program yaparsanız iyi niyetlisiniz demektir.

Medya, cazibesiyle nefisleri tahrik eder, böylece kişileri test eder. Çürükleri cümle âleme teşhir eder. Eğer bu testte elenirseniz kendinizi yani nefsinizi öne çıkarmışsınız demektir. Ne yazık ki Ramazan adına yapılan programları seyrettiğimizde bunları çok belirgin bir şekilde görüyor ve hissediyoruz. Âlemde hiçbir nihan kalmıyor, her şey ayan beyan ortada, sadece birileri kafasını kuma sokuyor, görünmediğini zannediyor.

İnsan kendine zulmedebilir, insan kendine haksızlık edebilir, fakat insan başkalarına zulmetmemelidir, hele vebal taşıyan Ramazan gibi ibadet boyutlu fiillerden özellikle kaçınmalıdır. Bunların her birinin hesabını vermek güçtür. Vebal altına girmek büyük imtihanı kaybetmektir.

Ramazan ayında medyada yapılan programlarının amacı nedir İftar ve sahur vakitlerini duyurmak mıdır Ramazan dolayısıyla insanları bilgilendirmek midir Müslümanların hoşça vakit geçirmelerini mi sağlamaktır Yoksa gecenin ortasında üç beş kuruş para toplayacağım diyerek gümbür gümbür davul çalmak mıdır Laf aramızda davulcular iyice bıktırdı!

Program yapmak bir şeyler yapıyormuş gibi görünerek insanları “uyuşturmak” mıdır Ramazan’da verilen ve televizyonlardan bas bas bağırarak yapılan “şov / gösteri / riya” görüntülü iftar davetlerinin riya ile akrabalığı ne derecededir İbadet, riyayı kaldırır mı Riya ibadete karışırsa bunun adı ibadet olur mu

Medyadaki Ramazan programcıları, gerçekten iyi niyetli iseler, müslümanlara gerçekten saygı duyuyorlarsa, oruç ibadetinin ruhunu ve müslümanların mânevî dünyasını tâzip etmemelidirler.

Bu zamana kadar olup bitenleri görüp onları değerlendirip, bütün bunların hamulesinden yeni bir şeyler üretip, insanlara “yeni bir şeyler sunma”yı istiyorlarsa, bugünden tezi yok hemen kollarını sıvamaları gerekir. Söyleyeceklerinizi ilmik ilmik hesap etmeniz, göstereceğiniz “vetere”leri şimdiden dokumaya başlamanız şarttır. Benden söylemesi!