GKRY’nin silahlanma faaliyetleri, Yunanistan’ın gayri askerî statüdeki adaları silahlandırması ve Yunanistan-GKRY-İsrail arasında planlanan denizaltı elektrik kablosuna ilişkin dikkat çeken mesajlar veren Aktürk, “Bölgedeki her türlü gelişmeyi yakından takip etmekte, gerekli tedbirleri almaktayız” dedi.
Millî Savunma Bakanlığı (MSB) Sözcüsü Tuğamiral Zeki Aktürk, Denizkurdu-I Tatbikatı’nın Seçkin Gözlemci Günü dolayısıyla Aksaz açıklarında bulunan TCG Anadolu’da düzenlenen haftalık basın bilgilendirme toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Doğu Akdeniz’deki gelişmelerden Yunanistan’ın gayri askerî statüdeki adaları silahlandırmasına, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin (GKRY) askeri faaliyetlerinden İsrail’in Gazze, Lübnan ve Suriye’deki saldırılarına kadar bölgedeki gelişmelere ilişkin açıklamalarda bulunan Aktürk, Türkiye’nin bölgedeki hak ve menfaatlerini koruma konusundaki kararlılığını vurguladı.
KIBRIS’TAKİ GELİŞMELER YAKINDAN TAKİPTE
Doğu Akdeniz’deki son gelişmelere ilişkin soruyu yanıtlayan Aktürk, bölgede kriz ve gerginliklerin arttığı bir dönemde Kıbrıs Adası’ndaki askeri gelişmelerin Türkiye tarafından yakından takip edildiğini söyledi. GKRY’nin devam eden silahlanma faaliyetleri ile üçüncü ülkelerle geliştirdiği askeri işbirliklerine dikkat çeken Aktürk, söz konusu adımların Ada’daki hassas dengeleri ve güven ortamını olumsuz etkileyebilecek nitelikte olduğunu belirtti.
Aktürk, GKRY’nin attığı adımların taraflar arasındaki güvenin tesisine ve Ada’daki barış ve istikrara katkı sağlamadığını ifade ederek, “Bu tür adımların taraflar arasındaki güvenin tesisine ve Ada’daki barış ve istikrara katkı sağlamadığını bir kez daha vurguluyoruz” dedi.
“KIBRIS TÜRK HALKININ GÜVENLİĞİ GÖZ ARDI EDİLEMEZ”
Son dönemde gündeme gelen GKRY’deki hava savunma sistemine ilişkin de değerlendirmede bulunan Aktürk, sistemin Kıbrıs Türk halkı ve KKTC açısından doğrudan tehdit oluşturmadığı yönündeki iddiaların Türkiye açısından kabul edilebilir bir gerekçe oluşturmadığını belirtti. Aktürk, “Kıbrıs Türk halkının güvenliği ile meşru hak ve menfaatlerinin göz ardı edilmesine gerekçe teşkil edemez” ifadelerini kullandı. Aktürk ayrıca Türkiye’nin garantör ülke sıfatıyla Kıbrıs Türk halkının güvenliği, huzuru ve refahının korunmasına yönelik gerekli tedbirleri KKTC makamlarıyla işbirliği içerisinde almaya devam edeceğini kaydetti.
YUNANİSTAN’A LOZAN VE PARİS HATIRLATMASI
Yunanistan’ın gayri askerî statüdeki adaları silahlandırmasına ilişkin soruyu da yanıtlayan Aktürk, Doğu Ege Adaları’nın gayri askerî statüsünün 1923 Lozan ve 1947 Paris Barış Antlaşmaları ile düzenlendiğini hatırlattı. Aktürk, “Bu statünün aksine gerçekleştirilen silahlanma faaliyetleri ile bunu meşrulaştırmaya yönelik açıklamalar, mevcut hukuki durumu değiştirmemektedir” dedi. Yunanistan’ın bölgede barış ve istikrara zarar verebilecek faaliyetlerden kaçınması gerektiğini belirten Aktürk, antlaşmalardan kaynaklanan yükümlülüklere riayet edilmesi çağrısında bulundu. Türkiye’nin Ege Denizi ve Doğu Akdeniz’de iyi komşuluk ve diyalogdan yana yapıcı yaklaşımını sürdürdüğünü ifade eden Aktürk, “Uluslararası hukuktan kaynaklanan hak ve menfaatlerimizi korumaya ve ülkemizin güvenliğine yönelik gerekli tedbirleri kararlılıkla almaya devam edeceğiz” diye konuştu.
DENİZALTI KABLOSUNA TÜRKİYE’DEN KOORDİNASYON ŞARTI
Yunanistan, GKRY ve İsrail’i birbirine bağlaması planlanan denizaltı elektrik kablosuna ilişkin önemli mesajlar veren Aktürk, Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki deniz yetki alanları ve kıta sahanlığından kaynaklanan hak ve menfaatlerinin korunması konusundaki kararlılığının sürdüğünü belirtti. Uluslararası hukuk uyarınca Türkiye’nin kıta sahanlığında gerçekleştirilecek kablo veya boru döşeme faaliyetleri ile bilimsel araştırmaların önceden Türkiye ile koordine edilmesi gerektiğini kaydeden Aktürk, “Ülkemizin hak ve menfaatlerini göz ardı eden izinsiz faaliyetlere müsaade edilmemekte, bölgedeki gelişmeler yakından takip edilerek gerekli tedbirler alınmaktadır” dedi.
TÜRKİYE’NİN DOĞU AKDENİZ’DEKİ HAKLARI VURGULANDI
Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki hukuki çerçevesine de dikkat çeken Aktürk, Libya ile imzalanan Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılmasına İlişkin Mutabakat Muhtırası ile 18 Mart 2020’de Birleşmiş Milletlere bildirilen kıta sahanlığı sınırlarının Türkiye’nin bu konudaki hak ve menfaatlerini ortaya koyduğunu söyledi. Aktürk, Türkiye’nin Doğu Akdeniz’de kıyı devleti olmaktan kaynaklanan hak ve yetkilerini kullanmaya, deniz yetki alanlarındaki hak ve menfaatlerini kararlılıkla korumaya devam edeceğini vurguladı.
İSRAİL’E ULUSLARARASI HUKUK TEPKİSİ
Aktürk, İsrail’in bölgedeki faaliyetlerine ilişkin de değerlendirmelerde bulundu. İsrail’in bölgedeki istikrarsızlığı körükleyen sistematik saldırıları ve yayılmacı tutumunun devam ettiğini belirten Aktürk, Gazze’de kadın ve çocukların da hayatını kaybettiği saldırıların sürdüğüne dikkat çekti. İsrail’in yasa dışı yerleşimci terörünü teşvik ettiğini, insani yardım kapsamında bölgeye gönderilen yakıt ve inşaat malzemelerinin girişini engellediğini belirten Aktürk, bu durumun yerinden edilmiş Filistinlilerin barınma ihtiyacının karşılanmasını sekteye uğrattığını ve hastanelerin işletilmesini engellediğini söyledi.
LÜBNAN VE SURİYE’DEKİ SALDIRILARA DA DİKKAT ÇEKTİ
İsrail’in Lübnan’ın güneyindeki yıkım faaliyetlerini sürdürdüğünü belirten Aktürk, bu faaliyetlerin Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararlarının ihlali anlamına geldiğine işaret etti. Suriye’nin güneyindeki yerleşim yerlerine yönelik saldırıların da devam ettiğini ifade etti. İsrail’in eylemlerinin yalnızca bölge açısından değil, uluslararası hukuk bakımından da ciddi sonuçlar doğurduğunu belirten Aktürk, “İsrail’in uluslararası hukuku ihlal eden bu eylemlerine derhal son vermesi gerektiğini bir kez daha vurguluyoruz” dedi.



