İŞLENMİŞ gıdalara takmış durumdayım. Yediğimiz,

çikolatalar, bisküviler, çocuklarımıza verdiğimiz bebe bisküvileri, süt, yoğurt

vb. gerçekten masum mu Masum olmadığını düşünüyorum. Glikoz şurubu; hayatımıza

girdiğinden bu yana bebek mamaları-bisküvilerinden tutun yaş pastalara, kadar

her türlü hazır tatlı gıdanın içinde yoğun şekilde yer alıyor. Normal şeker

kullanıldığında; örneğin baklavalarda bir hafta sonra kristalleşme olur. Mısır

şurubu kullanıldığında kristalleşme olmaz ve raf ömrü daha uzun olur. Üreticiyi

cezbeden diğer özellikler; Yüksek raf ömrü, Şekere göre çok daha ucuz maliyeti

daha iyi görüntü vermesi, Daha iyi kıvam sağlaması, kolay tedarik

edilmesi,  Üstelik mısır şurubunu ürüne

daha fazla koymanız durumunda, maliyet düşürücü olması.

Zararlarına gelince; Glikoz şurubu vücuda alındığı

takdirde ön etki olarak vücudunuzun şeker dengesini alt üst eder, hormonal

sistemlerinizi bozar ve uzun vadede kansere sebep olur. Glikoz şurubunun

kanserli hücreleri beslediği ortaya çıkartılmıştır. Astım ve multi sikleroz

gibi hastalıklara neden olabileceği bunun yanında karaciğeri büyütücü etkisi

olduğu saptanmıştır. Bu durum daha çok yağ depolamanıza ve akabinde kilo

almanıza neden olmaktadır. Böbreklerde taş oluşumuna ve patolojik değişiklikler

ortaya çıkmasına neden olduğu belirlenmiştir. Alzheimer hastalığı riskini

artırdığı ve vücutta hormonal dengesizlikler yaparak, östrojen, testosteron vb.

hormonların salgılanmasını artırabileceği öngörülmüştür. Bakır eksikliği başta

olmak üzere vücudun mineral dengesini bozabilmektedir. Uzmanlar zararlarını bu

şekilde ifade etmektedirler.

Aslında işlenmiş gıdalarda kullanılan maddeler mutlaka

sağlık bakanlığından da izin almalıdır. Tarım bakanlığı insan sağlığına zararlı

olup olmadığını denetlemiyor olsa gerek. Denetlemiş olsa bu zararlı maddeler

kullanılmaz.

Glikoz (glükoz ya da glukoz)  şurubu, bilinen adıyla  Mısır Şurubu, mısır nişastasından üretilen

bir şeker türüdür. Normal bir şekerden çok daha tatlı olduğu ve daha ucuza mal

edildiği için ekonomiktir. Kullanıldığı ürünlerde; normal şekerden ayırt etmek

mümkün değildir. Ancak aldığınız gıdanın içindekiler kısmında yazıyorsa içinde

olduğunu bilirsiniz. Özellikle alırken; ürünün içeriğine bakmak sağlığımız

acısından çok önemlidir. Çocuklarımızın diyabet hastası olmaması, genç yaşta

kalp krizi geçirmemesi için mutlaka işlenmiş gıdaların en sağlıklısını

yetirmeliyiz.

Glikoz Şurubu bazı ürünlerde şu şekilde bulunur. G37

Glikoz Şurubu (DE-37), G40 Glikoz Şurubu (DE-40),G58 Glikoz Şurubu

(DE-60),G95 Glikoz Şurubu(DE min 97),M50 Yüksek Maltoz Şurubu,M38 Maltoz

Şurubu,F85 Früktoz Şurubu, Yüksek Früktozlu Glikoz Şurubu.

Bazı ürünlerin içinde bulunan maddeler, ambalaj üzerinde

o kadar küçük harflerle yazılmış ki, okuyana aşk olsun. Bakanlık bu konuda

denetleme yapmak zorundadır. Ayrıca içindeki maddeler kimya diliyle değil,

halkın anlayacağı dille de yazılmalıdır. Bilgi cağında olduğumuz yüzyılda, çokuluslu

şirketlerin bizi kandırmasına asla izin vermemeliyiz. Özellikle, doğal olan

ürünleri çıkaran yerli üreticiyi desteklemeliyiz. Çocuklarımız bizler için

kıymetlidir. Dolayısıyla sağlıklarına da çok önem vermek durumundayız.

Çocuklarımızın, obez olmasına, şekere bağımlı hale gelmesine izin vermemeliyiz.

Yediklerimiz genzimizi yakıyorsa, mısır şurubunun ölçüsünün fazla

olduğundandır. Asla yemeyiniz ve çocuklarınıza yetirmeyiniz.