İsra sûresinin birinci âyet-i kerimesinde çevresinin

mübarek ve bereketli bir yer olduğu bildirilen Kudüs te kanlı katillerin

elleriyle Müslümanlara  kıtlık hayatı

yaşatan Siyonistler, ambargolarına devam ettikleri sürece kendileri de

kırılmaktan kurtulamazlar.

Hz. Musa (A.S.)ın adalet dağıttığı yerlerde işkence,

zulüm, katliam yapan Siyonistler kendi kabirlerini kazmaya devam ederler.

Hz. Süleyman (A.S.)ın mescit yaptığı mekânları insan

kesimhanesi yapanları bir gün gelir kan tutar.

Öldürmeye teşebbüs ettikleri Hz.İsa (A.S.)ın dolaştığı

yerleri kirleten Yahudilerden bir gün gelir Kudüs temizlenir. Yahya (A.S.)ın

başını kestikleri yerlerde o katillerin yolundan gidenler, Yahya (A.S.)ın

yolundan gidenleri kesmeye devam ederlerse iki bin yıl dünyada yurtsuz dolaşmış

ataları gibi yeni bir sürgün hayatına başlayabilirler.

Hz.Musa (A.S.)ın peşinden gittiklerini söyleyen

Siyonistler, Hz.Musa (A.S.) gibi değil, Karun gibi yaşadıkları için kan dökmeye

devam ediyorlar.

Paraya, sermayeye yön veren Karun karşısında, Hz.Musa

(A.S.)ın başarılı olduğu gibi Hz.Musa (A.S.)ın yolunda olan Müslümanlar, ergeç

Karun gibi dünya piyasasını elinde tutan Siyonizmi mağlup edeceklerdir.

Namazını Mi rac bilen, bayramdan bayrama namaz kılan Müslümanlar  dahi Kudüs ün hergün kana bulanmasına ve

Müslüman kanıyla kızartılmasına karşılar.

Kudüs, tarihin ünlü şehirlerinden biridir. Yeryüzünde

ALLAH Teâlâ ya ibadet maksadı ile inşa edilen mabetlerin ilki Mekke-i

Mükerreme deki Kabe, ikincisi de Kudüs deki Mescid-i Aksa dır. Mescid-i Aksa,

Hz. Musa (A.S.)dan Hz. İsa (A.S.)a kadar pek çok peygamberin toplandığı yerdir.

İnsanlığa ilâhî nurlar getiren, vahy-i ilâhînin en önemli menzillerinden birisi

de Kudüs ve Mescid-i Aksa olmuştur. Sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed Mustafa

(S.A.V.) Efendimizin Mi racında ilk istasyon da Mescid-i Aksa dır. Kabe ve

Mescid-i Aksa, Mi rac-ı peygamberinin arzımızdaki mihveri, başlangıcı ve

sonudur. Bu büyük manevî olay, Mekke-i Mükerreme den, Mescid-i Haram dan

başlatılmış, Kudüs ve Mescid-i Aksa, bu tarihî ve dinî yolculuğun uğrak yeri

olmuştur.

Kur an-ı Kerîm de Mi rac olayı anlatılırken; Mescid-i

Aksa nın mübarek kılındığı belirtilen etrafı, Kudüs ve çevresidir. ALLAH Teâlâ

bu mıntıkayı dinî ve manevî bakımdan şereflendirmiş, maddî yönden de bağlar,

bahçeler ve nehirlerle bereketlendirmiştir. Mescid-i Aksa, hem Müslümanlar, hem

de Yahudi ve Hıristiyanlarca mukaddes beldelerden sayılır. Dinîmizde Mekke ve

Medine-i Münevvere den sonra üçüncü kutsal şehirdir. Kabe, ALLAH Teâlâ tarafından

kıble olarak tayin edilmeden önce Müslümanlar namazlarını Mescid-i Aksa ya yönelerek kılarlardı. Ebû Hureyre (R.A.)

den rivayete göre Peygamber (S.A.V.) Efendimiz:

İbadet için şu üç mescidden başkasına yolculuk edilmez.

El-Mescidül-Haram (Mekke-i Mükerreme de), Mescidür-Resûl (Medine-i

Münevvere de)  ve El-Mescidül-Aksa

(Kudüs te).    buyurmuşlar ve Mescid-i

Aksa nın, Müslümanlar nazarındaki manevî makamını tayin etmişlerdir.

 Buharî,

Tatavvu:14, No:1132, 1/398