BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM;
Hak davanın gür sesi Milli Gazetemizin düzenlediği iftar programına katıldım. Haberini gazetemizden okudunuz. Gazete’ye sabahtan giderek gün boyu yazar ve yetkililerimizle fikir alış verişi yapma fırsatı buldum. Arada, program için TV5’e de gittim. Ramazan ayının da manevi havasıyla çok faydalı, verimli bir gün geçirdim.
Milli Gazete’de hızlı bir çalışma temposu vardı. Görüşmeler, toplantılar, takipler, Ramazan ziyaretleri, iftarlar… Hepsi, okuyucuya en güzel, en faydalı Milli Gazete sunabilmek için.
Genel Müdürümüz Ömer Yüksel Özek’le görüşmemizde davamız, Türkiye ve dünyanın durumu gündeme geldi. Ömer Bey şu tespiti yaptı: “Geçmişte de problemler vardı. Hz. Ömer (ra) sonrası fitne dönemi başladı. Biz de yaşadığımız olaylarla imtihan ediliyoruz. Koşuşturmalarımız, imtihanımızı verebilmek için.”
Genel Yayın Yönetmenimiz Mustafa Kurdaş, Erbakan Hocamızla son İran seyahatine katılmıştı. Geziyle ilgili yazdıklarının yanında, dolaylı yoldan öğrendiklerim de vardı. İran’daki mollaların, Ehli Sünnet’e tavizsiz bağlılığıyla tanınan Erbakan Hocamıza güveniyle ilgili bir anekdot dikkatimi çekmişti. Görüşmemizi fırsat bilerek Muhterem Kurdaş’a bu konuyu sordum. Şöyle anlattı:
“O, çok önemli bir ziyaretti. Hocamızın Hamaney’le 20 dakikalık özel görüşmesi dışında, her safhasında bulundum. Kum kentinde üst düzey mollalarla yaptığı toplantıda, Hocamıza şu teklifi sundular:
‘Hocam, sizin samimiyetinize şahidiz! Biz, İslam dünyasıyla aramızdaki ‘Şiilik, Sünnilik problemi’ni sizin hakemliğinizde çözmek istiyoruz.’ Hocamız dedi ki:
‘Benim hakemliğimde de olsa konu gündeme girince ihtilaf konuları konuşulur. Yabancı unsurlar ihtilafları körükler. Sonuca ulaşamayız. Önce, ülkelerimizden yabancı unsurları kovacağız; İslam Birliği’ni kuracağız. Sonra, konuyu bir ilim heyetine havale edip birlikte çözeceğiz.”
KUR’AN HAYATIMIZA GİRMELİ
GELENEKSEL iftarımızın tarihi bildirilince yazarlarımızdan TV 5 için de program hazırlayan İshak Beyazay kardeşim aradı. İstanbul’a gelmişken “Günden Yansıyanlar’a konuk olmamı” teklif etti. Ramazan ayı ekseninde konuşmayı kararlaştırdık.
Programa hazırlıklı gittim ama daha çok İshak kardeşimin konusuna hâkim soruları programımızı şekillendirdi. Tabi ve samimi bir sohbet ortamı oluşturdu. Sohbetimizde, İslam’ın bütün problemlerimize çözüm sunan bir din olduğu; Kur’an’la bağımızı güçlendirip onu okumamız, anlamamız, İslami prensipleri hayatımıza yansıtmamız gerektiği; Efendimizin (sav) yolunu sürdürme görevimiz; evrensel İslam kardeşliği şuuruna ulaşabilirsek çözülemeyecek problemimizin kalmayacağı gibi konular öne çıktı.
İshak kardeşim TV 5’te önemli bir görev üstlenmiş. Allah, çalışma azmini artırsın, diye dua ediyorum.
Program çıkışında, Milli Gazete Ankara Temsilciliği adına Zeki Ceyhan Bey’in geldiğini öğrendim. Zeki Ağabey 40 yılını Milli Gazete’ye vermiş duayen gazeteci. Tecrübe, birikim ve gazetenin hafızası olmasıyla, Ankara’daki çevresi ona “şeyhimiz” diye hitap ediyor. Şu sözlerini kayda aldım: “Bu davadan kimler gelip gitmedi ki!.. Rabbimizin bizi hak çizgide tutmasının şükründen aciziz!”
YAZARLAR İFTARDA BULUŞTU
İFTAR için nezih bir ortam seçilmişti. Arnavutköy’deki Nokta Tesisleri. Disiplinli çalışan, güler yüzlü personeli var.
İftar saatini beklerken samimi ve dostane bir fikir alış verişi yaptık. Programın en neşeli ve mutlu yazarı, ilim ve hizmet aşkıyla tanıdığım Reşat Nuri Erol’du. Mutluluğunun sebebi; 1. Saadet Partisi’nin “Adil Düzen’in uygulanması” konusunda sistematik bir çalışma başlatması; 2. Milli Gazete’deki yeniliklerin bir takvime bağlanarak çalışmalara başlanması; 3. Saadet Partisi eski İl Başkanı ve Yazarımız Sadrettin Karaduman’ın, iş adamlarımızı bir araya getirecek bir kurumun, startının verilmesinin son aşamaya geldiği müjdesini vermesi.
Reşat Bey, bu sevincinin de etkisiyle bir hatırasını paylaştı: “Uluslararası bir toplantıda tercümanlık yapıyordum. Misafirleri tanıtma görevi bana verildi. Önce Şeyh Râci, 4 hanımı 28 çocuğu var; diğerlerinin 4 hanımı, şu kadar çocuğu var. En son kendimi tanıtırken, 4 çocuğum, 1 hanımım var, deyince herkes gülüştü.”
Suriye problemi gündeme geldi. Masadakiler bir şeyler söyledi. Bir kardeşimiz, bekâr hanımların evlendirilmesi görüşünü seslendirdi. Suriyeli kardeşlerimizin en yoğun olduğu Gaziantep’ten gelen Burhan Bozgeyik’ten görüş istedik: “Suriyeli hanımlarla evlenmek zor. Geniş bir aile çevreleri var. Evlenmek isteyen kişinin zengin olması ve 500 kişilik aile çevresi olacağını bilmesi lazım.”
Bu arada, Bozgeyik Hocamızın biyografi ve zaferlerimizi anlatan 10 kadar eseri ve yazarlarımıza ait kitapların hazırlık çalışmalarının Yeni Devir Yayınları’nca sürdüğü müjdesini de verelim.