Ankara kulislerini uzun süredir meşgul eden ve iç gidişattan dış politikaya kadar pek çok başlığın masaya yatırıldığı kritik zirve tamamlandı. Beştepe’nin kapalı kapıları ardında gerçekleşen ve yaklaşık 3,5 saat süren Milli Güvenlik Kurulu toplantısı, güvenlik bürokrasisi ile siyasetin en üst kademesini bir araya getirdi. Gözlerin çevrildiği toplantı sonrasında paylaşılan resmi yazılı açıklama, güvenlik koridorlarında yeni bir dönemin sinyallerini verdi.
Terörsüz Türkiye hedefi masada
Toplantı salonundan sızan ve bildiride altı çizilen ana eksen, "Terörsüz Türkiye" ve "Terörsüz Bölge" vizyonu oldu. Güvenlik güçlerinin sahadaki operasyonel başarısının diplomatik ve stratejik adımlarla destekleneceği ifade edilirken, bu hedefler istikametinde atılan kararlı adımların taviz verilmeden sürdürüleceği net bir dille aktarıldı.
Irak ve Suriye hattındaki gelişmeler
Zirvenin dış politika ayağında ise komşu coğrafyalardaki hareketlilik detaylıca ele alındı. Irak ve Suriye'de yaşanan son gelişmelerin Türkiye’nin sınır güvenliğine etkileri mercek altına alındı. İki ülkenin toprak bütünlüğüne ve kalıcı istikrarına verilen önemin altı çizilirken, bölücü yapıların sahada alan kazanmasına asla müsaade edilmeyeceği bildirildi.
8 MADDELİK AÇIKLAMA
Güvenlik zirvesinin ardından İletişim Başkanlığı'ndan yapılan açıklamada toplantıda değerlendirilen 8 konu başlığı şu şekilde sıralandı:
1. PKK/KCK-PYD/YPG, FETÖ ve DEAŞ terör örgütleri başta olmak üzere millî birlik ve beraberliğimiz ile bekamıza yönelik her türlü tehdit ve tehlikeye karşı yurt içinde ve yurt dışında azim, kararlılık ve başarıyla yürütülen faaliyetler ile son dönemde meydana gelen uluslararası gelişmeler hakkında Kurula bilgi sunulmuştur.
2. Terörsüz Türkiye ve Terörsüz Bölge hedefleri istikametinde atılan adımlar ve katedilen mesafe değerlendirilmiş; ülkemizin ve milletimizin yanı sıra bölgemizin güvenliği ile komşularımızın huzuru ve refahı için sarf edilen gayretlerin kararlılıkla sürdürüleceği ifade edilmiştir.
SURİYE VE IRAK
3. Suriye’nin birliğinin ve bütünlüğünün tahkimi ile devlet otoritesinin ülke sathına teşmili ve entegrasyon sürecindeki müspet gelişmeler ele alınmış; Suriye halkının, ülkelerini yeniden ayağa kaldırmasına ve uluslararası toplumla bağlarını kuvvetlendirmesine yönelik desteğimizin devam edeceği kaydedilmiştir.
4. Irak’ın huzur ve istikrarının tüm bölge için kritik önem arz ettiği vurgulanmış; Irak Hükûmeti’nin devlet egemenliğini ülke genelinde güçlendirme gayretlerinden memnuniyet duyulduğu belirtilerek, Irak ile stratejik iş birliğini ilerletme yönündeki irademiz teyit edilmiştir.
ORTA DOĞU'DA DEVAM EDEN ÇATIŞMALAR
5. ABD ve İsrail ile İran arasındaki savaşın, süregelen çatışmalarla bir kısır döngüye evrilerek bölgedeki kırılganlıkları tetiklediği ifade edilmiş; taraflara, müzakerelere dönme ve küresel neticeleri tedricen ağırlaşan ihtilafa son verme çağrısında bulunulmuştur.
6. İsrail Yönetimi’nin Gazze ve Lübnan’da barışın tesisi hususundaki taahhüt ve yükümlülüklerini yerine getirmeyerek saldırılarını sürdürdüğüne işaret edilmiş; uluslararası toplum, Suriye’nin toprak bütünlüğünü ve egemenliğini de ihlal ederek bölgede istikrar sağlanmasına engel olmaya çalışan İsrail Yönetimi karşısında somut adımlar atmaya davet edilmiştir.
RUSYA-UKRAYNA SAVAŞI VE YEMEN
7. Rusya-Ukrayna Savaşı’ndaki güncel durum ile sivil altyapılar ve seyrüsefer güzergâhları üzerinde yoğunlaşan saldırıların bölgesel ve küresel etkileri ele alınmış; müşahede edilen kontrolsüz tırmanma ve yayılma emareleri karşısında, taraflara itidal ve ateşkes çağrısında bulunulmuştur.
8. Yemen’de son dönemde tırmanan gerilimin başta komşu ülkeler olmak üzere bölgede güvenlik risklerini artırdığı vurgulanarak, küresel istikrar bakımından da önem arz eden sükûnetin ivedilikle sağlanması gerektiğinin altı çizilmiştir.





