1989-1999 yılları arasındaki 2 dönem, belediyelerde Millî
Görüş ün efsanevî hizmetler yaptığı yıllar oldu. 1989 da Refah Partisi nin 5
büyük ilde belediye başkanlığını kazanması bütün dikkatlerin bu illere
çevrilmesine yol açtı. Refahlı belediyeler bu illerde herkesi büyük hayrete
düşüren hizmetlere öncülük ettiler. Bu hizmetler Türkiye çapında kabul gördü.
1994 yerel seçimlerinde İstanbul ve Ankara başta olmak üzere nüfusumuzun yüzde
65 inin yaşadığı yerlerdeki belediye başkanlıklarını Refah Partisi kazandı.
Belediyeler halkla bütünleşti, hizmeti esas aldı, ayrımcılığa son verdi. O
kadar ki, çığır açan bu hizmetler belediyecilikte marka haline dönüştü.
Peki, belediyecilikte devrim sayılan efsanevî hizmetlere
imza atan başkanların ellerindeki tılsım neydi Her şeyden önce yerli ve millî
düşünceyi esas alıyor, halkımızın yapısı ile uyumlu çalışmalar yapıyorlardı.
Milletimizin kurduğu üstün medeniyetler, kazandığı büyük zaferler onlara hız
kazandırıyordu. Milletimizin inancı, tarihi, aslı ve kendisi olan bu görüşe
Millî Görüş adını vermişlerdi.
Biz, ilim ve fende çığırlar açan, insanlığa hak ve adalet
öğreten öncü bir milletiz. Birbiri için yaşayan bir topluluğuz. Bir malı
sattıktan sonra, 2. bir malı almak isteyen müşterisine, Ben siftahımı yaptım,
aynı malı, aynı fiyatla karşı komşumdan almanız mümkün mü diyen bir ticarî
ahlâktan geliyoruz. Malazgirt te, İstanbul da, İstiklâl Savaşı nda, Kıbrıs
Barış Harekâtı nda sayıca fazla olan düşmanlarımıza karşı kahramanlıklar
göstermiş, hak ve adaletin savunucusu olmuş, huzur ve barışı sağlamışız. Şanlı
geçmişimiz Millî Görüşçü belediye başkanlarına hız verdi, ecdadına layık olmaya
çalıştılar. İşte tılsım Millî Görüş teydi.
Milli Görüş ü Esas Aldılar
Erbakan Hoca, milletimizin inancı, tarihi ve aslını
oluşturan, fakat çoğu unutulan değerlerimizi yeniden hatırlattı. Onları
sistematize etti, model çalışmaya dönüştürdü. Millî Görüş ün yapısı (kimyası) 3
temel unsurdan oluşuyordu:
1. Maneviyatçı olmak: Her işi, ahirette hesabının
verileceği inancıyla yapmak.
2. Hakkı üstün tutmak: Hakkın yerine teslimi her şeyin
önünde gelir. Kuvveti hak sebebi olarak görmek her zaman zulüm getirir.
3. Nefis terbiyesi: İnsan, hep hayır ve faydalı olana
yönelmelidir. Ölçüler esastır. Huzur ve barış böyle sağlanır. Nefse esareti
esas alan Firavunlar, Romalılar zayıfların ezildiği zulüm düzenini ortaya
koymuşlardır.
Bir insan bu 3 prensibe bağlı olursa, Allah ona 3 önemli
güzellik verir ki, bunlar da Millî Görüş ün fiziğini (meyvelerini) oluşturur:
1- Hidâyet: İyiyi, doğruyu, faydalı olanı görebilme
kabiliyetidir.
2. Feraset: İnceliği fark etmek, doğru olana yönelmektir.
3. Dirayet: Faydalı olan işleri aşk, şevk, azim ve
gayretle gerçekleştirebilme becerisidir.
Millî Görüş kadroları bu prensiplerle hareket eder,
belediye başkanları da şu 3 esası benimserler:
1. Önce ahlâk ve maneviyat bayrağını en önde tutarlar.
Bu, her şeyin temelidir. İnsan ve toplumları saadete ulaştırır.
2. Tekeden bile
süt çıkarma azmi ve gayretiyle çalışır, bunu bir ibadet olarak görürler.
3. Kendisi için istediği bütün iyilik ve güzellikleri,
idaresinde bulunan insanlar için de isterler. Komşusu aç iken kendileri tok
yatamazlar.
İnsana Hizmet
İbadettir
Millî Görüşçü bir yönetici İnsanların hayırlısı insanlara
faydalı olandır prensibiyle çalışır. Hizmette ayırım yapmaz, herkesi kardeş
bilir, insana değer verir.
Millî Görüş ün tek partisi Saadet Partisi dir. Trabzon un
Kendirli ilçesinin Saadet Partili Belediye Başkanı Salih Uzun Ankara Arena da
yapılan muhteşem tanıtma programında şöyle demişti: Saadet Partili başkanlar
teşkilatımız içinde yetişmişlerdir. İlk defa seçilmiş olsalar bile diğer
başkanlara oranla yüzde 50 öndedirler. Çünkü, belediyecilikteki bilgi ve
tecrübenin yarısını teşkilât içinde kazanmış olarak göreve başlayacaklardır.
Saadet Partili bir başkan başarıya kilitlenir, azmeder ve
işin en güzelini yapmaya çalışır. Kesinlikle ümitsiz olmaz. Çünkü, Millî
Görüş ün merhum lideri Prof. Dr. Necmettin Erbakan ın şu sözünü çok iyi bilir:
-Ey yürekleri dağlar kadar büyük ve azimleri kayalar
kadar sağlam Millî Görüşçüler, Saadet Partililer! Ne olursa olsun, gelecekten
asla ümit kesilmeyecektir. Tarihe bakın, inancınıza sarılın! Zulüm ebedî olmaz.
Kötülük mutlaka hüsrana uğrayacaktır.
Saadet Partili başkanlar ölçüleri, kuralları olan
insanlardır. Onları, esen rüzgârlar savuramaz; akan sular sürükleyemez; zorluk
ve sıkıntılar yollarından döndüremez. İnanır ve başarırlar.
Nerede duracağını bilmeyen, ölçülerini unutmuş siyasî
partilere bir bakınız! Çoğunun ne zaman, ne yapacağı belli değil. Menfaat ve
ihtiraslarının esiri olmuşlar. Kendisi kurtarılmaya muhtaç olanlar, halkı
kurtarmaktan söz ediyorlar.
Böyle bir atmosferde, Saadet Partisi marka olmuş
belediyecilik hizmetlerinin öncüsü olarak ümit ve güven vaat eden bir güneş
gibi parlamaktadır. Hasedi ve kaseti olmayan pırıl pırıl adaylarla hizmete
hazırdır. Bütün iş, yanlış yönlendirilen propagandaları aşıp halkın sağlıklı
tercih yapmasını sağlamaktır. Devlet gemisini rüşvet ve yolsuzluk çamuruna batırmış
olanların aldatıcı görüntüleri, içi boş nutukları ve cilâlı sözlerine
aldanmamalıdır.