Bütün bir yıl heyecanla beklediğimiz, gelmesi için gün saydığımız o kutlu güne kavuşmamıza az kaldı. Bütün saatler o geceye ayarlı. Tüm planlar o geceye özel yapıldı. Evet, evet Mekke’nin Fethi gecesinden bahsediyorum. Herhalde yılbaşı kutlamalarından bahsedecek değilim ya! 

Şimdi birileri çıkıp “amaaa Mekke’nin Fethi 31 Aralık değil kiii” diyecekler biliyorum. Bazıları suyu bulandırmaya çalışırken bazılarının da gerçekten kafalarının karışık olduğunu da biliyorum. Bu nedenle burada bir anekdot paylaşmak faydalı olacak.

Biliyorsunuz Mekke’nin Fethi programı esasında 10 Ocak gününe denk gelmekte. Önce ahlâk ve maneviyat düsturuyla çalışmalarına devam eden AGD/MGV ise her yıl her şehirde ve her ilçede Mekke’nin Fethi programını 31 Aralık gecesinde gerçekleştiriyor. Peki, dünyanın en büyük gençlik çalışmalarını yapan AGD/MGV bunu bilmiyor mu? Elbette ki biliyor. Bile bile 31 Aralık gecesi Mekke’nin Fethi’ni kutlamaya devam ediyor çünkü bir amacı var. Bunu Milli Gençlik’in Şeref Başkanı Nevzat Laleli ağabeyden dinleyelim:

“Mekke’nin Fethi kutlamaları 1990 yılında bir il başkanları toplantısında aldığımız bir kararla ortaya çıktı. Yılbaşı işi Batı’dan gelen Allah’ın ne kadar haram kıldığı iş varsa hepsinin işlendiği bir gece. Birçok insan bu günlerde evinden dışarıya çıkmasa da televizyonu açmasa çoluğunu çocuğunu bu işlerden kurtarması mümkün değil. Bugünlerde bir faaliyet yapmamız lazım ki bu insanları yönlendirelim diye düşündük ve Mekke’nin Fethi kararını aldık. Çok hayırlı bir iş yaptık kanaatindeyim. İnşallah tuttu da bu maya.”

Nevzat Laleli ağabey bu anekdotu bizimle paylaştıktan sonra şunları demişti: “Diyorlar ki bugün Hz. İsa’nın doğduğu gündür. Hz. İsa bizim de peygamberimizdir. Bir peygamberin doğduğu gece içkiyle, zina, bu kadar haram ve kötülükle mi kutlanmalı yoksa Kur’an’la, marşlarla, ezgilerle mi kutlanmalı?”

Buraya bir parantez açmak ihtiyacı duyuyorum. “Hıristiyanların Noel bayramı aslında 25 Aralık’a denk gelmektedir. Dolayısı ile 31 Aralık’tan 1 Ocak gününe geçerken yapılan kutlamalar Noel değil yılbaşı kutlamalarıdır. Bizde Noel’i değil yeni bir yılın gelişini kutluyoruz” diyenler var. Yılbaşı dediğiniz 365 gün 6 saatin bitip yeni bir 365 gün 6 saatin başlamasıdır. Fakat biten 365 gün 6 saat ile yeni başlayan 365 gün 6 saatin birbirinden farkı yok. Bu durumda bu kadar gürültü yapmanın sizce de bir anlamı var mı? Üstelik bu gürültü öyle basit bir gürültü de değil. Kültür emperyalizminin iliklerimize kadar hissedildiği, ifsat projelerinin büyük titizlikle yürütüldüğü bir gürültü. Çok büyük grupların eğlence adı altında alkol alıp birbirlerine zarar verdikleri, her sene kötü olaylara şahit olduğumuz bir gürültü.

Konumuza dönecek olursak…

Mekke’nin Fethi programları;

Noel’le başlayan yılbaşı kutlamalarıyla devam eden küresel ifsat projelerine karşı bir direniştir.

Kültür emperyalizminden şikâyet edip sadece edebiyatını yapanlardan olmak yerine şerre fren hakka motor olanlardan olmanın gayretidir.

Şu kargaşanın ortasında amaçsız bırakılan nesillere gaye ve hedef göstermek, mana ve anlam inşası yapmaktır.

Kültür emperyalizminin inançları ve milletleri ayırt etmeksizin sömürdüğü o gece de biz Müslüman’ca duruş gösterebilmenin gayesiyle Mekke’nin Fethi programında olacağız. Siz de eşinizi dostunuzu, çoluğunuzu çocuğunuzu alıp gelin. Bekleriz efendim.