“Yarın” değil; “bugün, hemen, şimdi, derhal”!-3

“Mustafa Kutlu’nun ‘Yarın diye bir şey yok!’ başlıklı çok önemli, çok sarsıcı bir uyarı yazı dizisine daha başladı” diyerek başlamıştık. Birinci yazısının henüz birinci ve ikinci satırlarında sarsıcı uyarılarını yapmıştı: “Şimdi!.. Bugün, hemen, şimdi. Derhal!.. / Bir savaş ilanı, bir seferberlik, bir milletin topyekûn harekete geçmesi. Bu lazım, bu mümkün, başka yol yok.” Bugün de bu uyarılar devamını yani ikinci yazısındaki uyarıları okuyacağız…

“Bu yazının ne demek istediğini anlamak için bir önceki yazıyı mutlaka okumalısınız.

TRT-Belgesel’de birkaç kere gösterildi. Seyretmiş olabilirsiniz.

Günümüzden asırlarca önce Türkistan- İran çöllerinde, yerin 5-10 metre derinliğinde, binlerce kilometre uzanıp giden ‘sulama kanalları’ bulunuyor.

Bunlar buz gibi duru suyu (ki en az iki-üç değirmen arkı tutarındadır) çölün altından geçirerek hem içme hem sulamada kullanılmak için inşa edilmiş.

Makul bir proje

Ben makul diyorum, isteyen ‘olmaz’ diyebilir. Mesele nedir? Mesele kuraklık karşısında çorak Anadolu toprağının her karışını işleyip yeşertmektedir. Açıkçası tarımı sanayinin önüne geçirip açlığa ve susuzluğa çare bulmaktır. Elbette ki şunca yıldan beri çok verim almak için toprağa saçtığımız sentetik gübre (zehir) kullanımına son vermek. Aza kanaat edeceğiz, sağlıklı gıda yiyeceğiz.

Projemiz su temini ile ilgilidir.

Efendim bildiğiniz gibi bilhassa Karadeniz bölgemizi sel götürüyor. Bu aşırı yağışları zapturapt altına alabiliriz. Bu hükümet döneminde dağlar delindi; Ovit, Zigana tünelleri benzeri binlerce tünel yapıldı.

Sele sebep olan yağmur sularını toplayarak (işin tekniğini bilemem elbet) tüneller vasıtası ile Anadolu’nun çorak arazisine götürebiliriz. Bu sular sayısız ‘yeraltı barajlarında’ birikecek ve arıtılarak içmede, hâliyle sulamada kullanılacak. Suyu azalan nehirler, suyu çekilen göller bu vasıta ile takviye edilecek.

Tarımı olmayanın sanayisi olmaz.

Kıtlıkta çelik yiyemezsiniz ama çilek yiyebilirsiniz.

Kanaat Ekonomisi

Yeryüzünün kaynakları vahşice tüketildi. Büyüme-Gelişme-Kalkınma-İlerleme-Refah ve Konfor bu insafsız israfın neticesidir. Üretimi artırmak istiyorsunuz değil mi? Bunun için öncelikle ‘tüketime’ ihtiyacımız var. Bu yolda yürüyen kapitalizm tüm dünyayı bir ‘Tüketim Toplumu’na çevirmiştir. Gezegenin buna tahammülü kalmadı. Gün gelecek bir yudum temiz su, bir avuç zehirlenmemiş toprak, bir nefeslik temiz hava bulamayacağız.

Simsiyah akan derelerimizi, artık tarımda bile kullanılamaz hâle gelen nehirlerimizi, balık ölümlerini görmüyor musunuz? Bu yıl koca Van Gölü dahi bir kilometre çekiliverdi. Marmara Denizi bir lağım havuzuna döndü. İki asırdan beri tüm sanayi atıklarının aktığı Karadeniz’in yapısı değişti.

Bu artık ‘çevre meselesi’ değil, ‘hayat memat meselesi’dir.

Bütün dünya İlerleme-Gelişme-Büyüme-Zenginleşme-Refah-Konfor-Haz ve Hız peşinde gidebilir. ‘Tüketim Toplumu’nun üyesi olabilir.

Eninde sonunda duvara toslayacaklar. Biz işimize bakalım.

Bu ne demek?

Bu kendimizi dünyadan soyutlayalım demek değil.

Örnek bir toplum, örnek bir ‘hayat tarzı’ oluşturalım demektir. İnsana, tabiata dost; fakir ama onurlu, az ama helâl, küçük ama güzel, çelikten bir irade, bağımsız, kendine yeten bir düzen, asla teslim olmayan bir ruh.

‘Amentü’ye inananlar’a bu ‘hayat tarzı’ yakışır. Çılgın kalabalıktan uzakta.”

Bu yazıların devamı Adil Düzen çalışmalarımızdaki çare ve çözümler olacak…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Reşat Nuri Erol - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Asgari ücret 2022 ne kadar olmalı?