Üstadın “Elveda” şiiri… “Arif Hocaya Veda” yazısı-3

Üstadın “Elveda” şiiri ile başladık…

“Arif Hocaya Veda” yazısı ile devam ediyoruz…

Yazıyı öğrencisi Şükrü Çağrı Çelik yazmış; okumaya devam…

“Bir gün derste tek tek gelecekteki hedeflerimizi sormuştu. Ben de, ‘Akademisyen olmak istiyorum’ deyince, ‘Toplumun şahitliğinde verilen sözler, Allah’a verilmiş sözlerdir’ demişti. Bu olayı nedense hiç unutamıyorum.

Manisa’da araştırma görevliliğini kazandıktan sonra İstanbul’da kendisini ziyarete gitmiş, yaşadığımız bu anekdotu hatırlatmıştım. Manisa’yı duyunca şaşırmıştı. Bizlere derslerde sıklıkla, İzmir Dokuz Eylül Üniversitesi’nde görev yaparken servisteki hocalarla olan diyaloglarından örnekler verirdi. O servisin aslında Manisa’ya gidip geldiğini o gün öğrenmiştim. Hayat birçok sürprizlerle dolu. Hâlâ ara sıra Manisa’da hiç beklemediğim farklı ortamlarda insanların Arif (ERSOY) hocayı tanıdığını öğrenince mutlu oluyorum.

Derslerinde de Nizamiye Medresesi usulünü takip etmeye çalışırdı. Buna göre ilim adamlarının akademik tartışmalara girerken sıradan vatandaşların isterse bu ilmi ortamları sessizce dinleyebileceğini belirtirdi. Ders sonunda bizlerin sorularını yanıtlardı. İçimizden biri soru sormaya başlayınca ayağa kalkıp bizleri dinlerdi. Kimi zaman bazı sorulara, ‘Ben ilahiyatçı değilim iktisatçıyım, fetva veremem’ yanıtını verirdi.

ADAM’da son dersinden sonra toplu fotoğraf çekilmiştik. Tam ayrılacakken tek tek elimizi sıkıyordu, ben ani bir hamleyle elini öpmeye çalıştım, elini öptürmedi. Ankara’daki derslerinin bitmesine üzülmüştüm. Ben de zaten yeni mezun olmuştum. İstanbul Teknik Üniversitesi’nde yüksek lisansa, İKAM’da da asistanlığa başlarken Arif hocayla tekrar karşılaştık. Kendisi İKAM’ın verdiği konferansa davet edildi. İKAM’ın asistanı olarak Arif hocayı konferansta ağırlamak benim için büyük bir şeref ve gurur kaynağı olmuştu. İstanbul’dan ayrılınca doğal olarak derslerine ya da konferanslarına katılamadım.

Arif hocanın dikkatimi çeken bazı görüş ve tavsiyelerini aşağıda anlatmaya çalıştım.

Arif hoca:

 Piyasa tekelinin (kapitalizm) ve devlet tekelinin (sosyalizmin) hâkim olduğu ekonomileri eleştirip ikisinden farklı bir İslam iktisadı anlayışı üzerinde dururdu.

 Dünya düzenini esas olarak Kur’an-ı Kerim’i referans alarak iki farklı sınıfa ayırırdı. Bir tarafta hakkı üstün tutan dayanışmacı dünya görüşü (Müslümanlar, yeryüzünü ıslah edenler), diğer tarafta ise kuvvet merkezli çatışmacı dünya görüşü (yeryüzünü ifsat edenler, fesat çıkaranlar).

 İlimi; ‘Allah’ın koyduğu kuralları keşif etmek’ olarak tanımlardı. Teoriler ise ona göre gerçeğe ulaştıran merdivenlerdir. İslam İlahidir, fakat İslam düzeni Müslümanların İslam’dan anladığı şekilde oluşturulur. Bu noktada Arif hocaya göre İslam ekonomisi dini değil ilmidir. Kendi deyimiyle İslam ekonomisi ortaklık ve barış ekonomisidir.

 Bir konu üzerinde, bir ülke üzerinde ve Türkiye’de bir şehir üzerinde uzmanlaşmayı öneriyordu. Uzmanlaşılan konuda 20 yılda dünyada ilk 5 içinde olmayı hedeflememiz gerektiğini öneriyordu.

 Başarı formülünü; her sabah 10 dakika önce Arapçasından sonra meal ya da tefsirinden olmak üzere Kur’an-ı Kerim okumak olarak ifade ediyordu.

 İslam iktisadı çalışmak isteyen biz gençlere verdiği tavsiyelerde; ilk olarak derslerimize iyi çalışmamızı, bir alan belirleyip yüksek lisans ve doktora yapmamızı, biri Arapça olmak üzere iki dil öğrenmemizi ve fıkıh usulü dersini almamızı öneriyordu…

Geriye dönüp baktığımda benim üzerimde çok fazla emeğinin olduğunu görüyorum. Belki başkalarını da etkiler umuduyla bu yazıyı yazmak istedim. Bu vesileyle sayın hocama bir kez daha Allah’tan rahmet diliyorum. Bizlere verdiği emekler için de şükranlarımı sunuyorum.”

(Allah her iki hocamıza da rahmet etsin ve cümlemizi cennetinde cem eylesin… RNE)

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Reşat Nuri Erol - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Tarım Kredi Kooperatifi marketi fiyatları pahalı mı?