Dünya düzeni ya düzelecek ya da batacak ve...-2

Dünya üzerinde dokuz ay önce ortaya çıkan koronavirüs ( Covid-19) musibeti başladığı andan itibaren, tam 49 (kırkdokuz) “Virüs dünya düzeni mi, Adil Dünya Düzeni mi?” genel başlıklı yazı yazdım; devamında da yer ve zamanı geldikçe benzer yazılar yazdım…
Yazmaya devam ediyor ve “Virüs bahane, dünyayı sömürmek şahane” diyorum…
Dünya üzerinde olan bu; virüs vesilesiyle de sömürü çok yönlü sürdürülüyor…
Dünya ve insanlık daldığı derin gaflet uykusundan uyanıp gerekenleri tek tek yapmadıkça ve ADİL DÜNYA DÜZENİ kurulmadıkça bu sömürü, bizim yarım yüzyıldan beri SERMAYE dediğimiz birileri tarafından sürdürülecektir…

Dünyayı sömürenler geçen yüzyılda 2 (iki) “Dünya Savaşı” ile dünyaya nizam verdiler, kendi sömürü sistemlerine uygun hale getirdiler, sömürülerini sürdürdüler…
Dünyayı sömürenler, sömürülerini sürdürebilmek için yine bir “Dünya Savaşı” daha çıkarma peşindeler ama insanlık ve devletler biraz akıllandıkları için bunu beceremiyorlar…
Dünyayı sömürenler bu dediğimi beceremeyince, başka tabii (her yıl oluşan gripler vs.) veya suni (kendi oluşturdukları Covid-19 ve benzerleri) fırsatları değerlendiriyorlar…
Dünya üzerinde yaşayan ve yeryüzünün emanetçileri olan İNSANLAR olarak, elbette bütün MUSİBETLER ile birlikte, son olarak başımıza gelen KORONAVİRÜS MUSİBETİNİ de, işte anlatmaya çalıştığım bu boyutları ile anlayıp NASİHAT olarak algılamaz ve hiç vakit kaybetmeden yapılması gerekenleri bir an önce yapmazsak…
“DÜNYA DÜZENİ YA DÜZELECEK YA DA BATACAK VE...” yazı ana başlığımızda ‘öz’ olarak anlatmaya çalıştığımız ‘SON/SONUÇ’ gerçekleşecektir…
“VE…”den sonra olacakları herkes kendi anlayış ve kapasitesince düşünsün derim…
Devam edelim…

DÜNYA denilen gezegenin TÜRKİYE denilen ülkesinde yaşıyoruz…
Dünya düzeni yüz yıl önce, beş yüz yıl önce, bin yıl önce nasıldı; kısaca düşünün…
Dünya üzerinde yaşayan insanları, Türkleri, Müslümanları ve tamamının ülkelerini, devletlerini, düzenlerini, sistemlerini düşünün; 100 yıl önce, 500 yıl önce, 1000 yıl önce…
Dünya üzerinde, ülkemizde ve çevremizde bugüne kadar cereyan eden ve halen cereyan etmekte olan tüm olayları ve gelişmeleri işte bu geniş açıdan değerlendirip düşünün…
Dünya düzenini ve sistemini bu geniş boyutlarla değerlendirmez iseniz; ne uzak geçmişi, ne yakın geçmişi, ne günümüzde olanları, ne de gelecekte olacakları anlayabilirsiniz.

Bir yazarın bugün yazdıkları ile devam edelim: “Kendi içlerinde kavga edenler bile konu TÜRKİYE olunca hemen İTTİFAK ÇATISI altında buluşuyordu. Azerbaycan ve Ermenistan arasındaki savaş haliyle manşetlere çıkıyordu. Çünkü bu YEREL GÖRÜNÜMLÜBİR KÜRESEL CEPHEYDİ. Savaştan dolayı pek fırsat kalmıyor ancak bilinmesi gereken ÜÇ BÜYÜK lobi vardı. BUNLAR Yahudi-Ermeni-Rum LOBİLERİ... Bu üç lobi Türkiye dışında Ortadoğu'da da ABD'de de Fransa'da da çok ama çok güçlüydü... Ermenistan saldırıyor ve bu ÜÇ LOBİ anında PAŞİNYAN'ın yanında yer alıyordu... Zaten ALİYEV küçük medya dışında konuşacak bir alan bulamazken, PAŞİNYAN'ın dünyanın tepesindeki yayınlara katılması ve röportaj veriyor olması olayı anlatmaya yetiyordu. Bu yetmiyormuş gibi Macron çıkıyor İSLAM DİNİNE dil uzatıyor ve Putin'le görüşüyordu. Putin Ermenistan'a yüz vermiyor gibi görünse de atılan 300 km menzilli füzelerin üzerinde RUS MALI yazıyordu. Fransa da ABD de zaten oradaydı... Suriye-Irak-Azerbaycan AKDENİZ, Türkiye'nin olmazsa olmazlarıydı. Bu nedenle bu koordinatlarda bulunmalıydı. Türkiye gücünü gösterdikçe ilginçtir. MÜSLÜMAN ÜLKELERDEN tepki geliyordu. Suudi Arabistan örtülü ambargoyu açık ediyor "Türkiye'den 1 dolarlık bile ithalat yapmayın" diyordu. İsrail Savunma Bakanı Benny Gantz da geri durur mu?! O da çıktı ve "Türkiye bölgeyi istikrarsızlaştırıyor. Barış çabalarını önündeki en büyük engel. Bir an önce uluslararası baskı kurulmalı" dedi... ABD’nin öncülüğünde İsrail ile ARAP DÜNYASI bir araya geliyor, sonra hep birlikte Türkiye'ye çullanmak için fırsat kolluyorlardı...” (Ergün Diler’in “Oyun bozan” yazısı, 06.10.2020)

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Reşat Nuri Erol - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Covid-19 aşısı bulunursa yaptırır mısınız?