Reklamı Kapat

İmam Hatipler, Hacıveyiszade Mustafa, Arif Ersoy…

Arif Ersoy benim gündemimde, İmam Hatip Liseleri herkesin gündeminde olmaya devam ediyor… Arif Ersoy hem “İmam Hatip Okulu” hem de -pek bilinmeyen bir yönü ile- “Konya Yüksek İslam Enstitüsü” mezunudur; A.Ü. Siyasal Bilgiler Fakültesi ile birlikte…

Arif Ersoy ve bizler, orta ve lise tahsili olarak “İmam Hatip Okulu” mezunuyuz; lise fark derslerini vererek lise ile birlikte ve çoğumuz ayrıca en az iki üniversite mezunuyuz…

Arif Ersoy ile bizim neslin ilk, orta, lise ve üniversitelerde okuduğumuz yılları, “BİR İMAM HATİP OKULU SEVDALISI olan Hacıveyiszade Mustafa Kurucu Hocaefendi” örneği üzerinden anlatalım ki; nereden nereye geldiğimiz daha iyi anlaşılsın…

Evet, bu yazımızın konusu Konya’nın yetiştirdiği büyük âlimlerden Hacı Veyiszade Mustafa Efendi. Hocamızın tatlı bir üslup ile bizlere anlatmaya çalıştığı bu değerli şahsiyeti tanırken bir öğretmen olarak o kadar dersler çıkardım ki anlatamam. Hacı Veyiszade Mustafa Efendi’de bir eğitimci duruşu var ki, o duruşu ancak onu tanımakla anlayabilirsiniz. Benim gibi sizler de tanıyabilmeniz için Nuh Hoca’nın notlarını sizlerle paylaşmakta yarar görüyorum.

Toplumumuzun tuzu mesabesinde olan âlimlerimizden, Konya’mızın yüz akı hocalarımızdan birini tanımaya çalışacağız. İnsanların gafletten kurtulmasına sebep olan bir örnek şahsiyettir Hacı Veyiszade Mustafa Efendi. Bu gibi mürşidlere, insanlığın suya olan ihtiyacı gibi her dönemde ihtiyacı vardır. Bu büyük insan, ilim ve irfanı toplayıp yaşayarak gönüllere taht kurmuştur. Talebelerinden öğrendiğimiz kadarıyla, sabah namazı camiye gider, namazdan sonra aşr-ı şerif ve İmam-ı Azam Efendimiz’in tesbîhatını yapar, işrak namazına kadar sohbet ve irşad ile gönülleri coşturur, işrak namazını kılarak evine dönerdi. Eğer okullar açıksa dersine hazırlanırdı. Ders konusunda çok titizdi, hiç aksatmazdı. İmam Hatip Lisesi’nde tefsir, hadis, kelam, Arapça ve fıkıh derslerine giriyordu. Derste hiçbir öğrencisini esnetmez, uyuklatmazdı. “Huysuzlar, yan kayışları kırdınız gene, çabuk toparlanınız!” dermiş. Onu tanıyan öğrencileri, “İki ders arasında boş dersi varsa, hemen abdest tazeler ve nafile namaz kılardı” diyerek onun yaşantısındaki takvaya dikkat çekmektedirler. İlim talipleri ile farklı ilgilenir, nesi var nesi yoksa hepsini onlara verirdi. Öğleye kadar İmam Hatip Lisesi’nde derslerle meşgul olur, öğle namazına Aziziye Camii’ne gelir, namazı müteakiben akla gelecek tüm sosyal ve hayır işlerine koşardı. Herkesle ilgilenir, herkese dua eder, herkese selam verirdi.

Hacı Veyiszade Mustafa Efendi’nin selamı meşhurdur. Çoluk çocuk, kadın erkek, yaşlı genç, ölü diri herkese selam verirdi. Çocuklar Hacı Veyiszade Mustafa Efendi selam vermeden sıraya geçer, önce selam verme işini çocuklar yapar, o da onların başını okşar, elindeki çerez torbasından sarı leblebi ikram ede ede giderdi. Hayatında İslam’ı yaşama adına ne varsa bulabileceğimiz biri. Hani teheccüd namazı var ya, semtine uğramadığımız o namaz var ya, o namazı çocukluğundan beri hiç kaçırmamış. Babası Hacı Veyis Efendi ne zaman teheccüde kaldırmak için odasına girdi ise onu uyanık bulmuş ve hanımına: “Hatun! Mustafa bizi geçti maşallah!” dermiş. İyiliğe sevinir, kötülüklere karşı irkilerek kaşını çatar, üzülür ama gıybetini ettirmez idi. Şikâyeti sevmezdi. Sık sık şöyle dua ederdi: “Allah sa’yinizi meşkûr, zenbinizi mağfur, hizmetinizi makbul eylesin!” Güzel yüzü, çiçekleri hiç solmayan bir tebessüm bahçesiydi. Öncelikle babasının da âlim biri olduğunu bilmemiz gerekir. Konya’da ilmiyle âmil şahsiyetlerden birisidir. Çok insan yetiştirmiştir. Hacı Veyiszade Mustafa Efendi tahsilini medresede ikmal ettikten sonra, “Islah-ı Medaris-i İslamiyye” adlı medresede müderrisliğe başlamıştır. Ama medreselerin kapatılmasıyla memleketimizdeki sıkıntılı günlerin başlaması, Hacı Veyiszade Mustafa Efendi’yi yıldırmamış, evinde olsun, iş yerlerinde olsun, ilme talip olanlara varını yoğunu vermeye çalışmıştır. Yasak olmasına rağmen hiç yılmamış, çalışmalarına devam etmiştir. (DEVAMI VAR)

Not: Kendim, İzmir İmam Hatip ve Burdur İmam Hatip okullarında okudum... Burdur Lisesi diploması fark dersleri verilerek alındı... Sonra Almanya’daki bir üniversitede geçen iki yıl ve Ege Ünv. İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi mezuniyeti ve ayrıca Riyad Üniversitesi… İmam Hatip sevdalısı RAİF CİLASUN ile de İzmir’de defalarca görüştüm… (Devamı var…)

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Reşat Nuri Erol - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.

01

Serkan - Allah razı olsun Allah’a emanet olun inşallah

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 14 Eylül 23:04


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Covid-19 aşısı bulunursa yaptırır mısınız?