Reklamı Kapat

Bizim gibi ‘dertli’ ve ‘derman da üreten’ biri-4

Evet… Bizim gibi ‘dertli’ ve yine ‘dertlerimize’ yani ‘sorunlarımıza’ aynen bizim gibi ‘derman’ yani ‘çözümler de üreten’ birinden söz ediyordum… Kald...

Evet… Bizim gibi ‘dertli’ ve yine ‘dertlerimize’ yani ‘sorunlarımıza’ aynen bizim gibi ‘derman’ yani ‘çözümler de üreten’ birinden söz ediyordum…

Kaldığımız yerden devam…

Öncesinde yazılanları okumanız tavsiyemizle birlikte…

Neden?

Çünkü ancak o zaman istifade etmeniz daha da artacaktır da ondan, inşallah…

Özellikle de…

İlgili ve yetkililerin daha dikkatli okuyup istifade etmeleri ve artık bir an bile geciktirmeden gerekenleri yapmaları dua, dilek ve de en derin temennilerimizle…

Evet, kaldığımız yerden devam…

***

ÜÇ…

ENERJİ VERİMLİLİĞİ ise, yine bir kavram çarpıtmasıdır.

Bu iktidarın ilk Enerji Bakanı Sayın Hilmi Güler’e danışmanlık yaparken de EN-VER projesine karşı çıkmıştım o yüzden.

Çünkü…

Kaynak ne olursa olsun…

İster nükleer, ister kömür, ister doğal sanılan en kirli gaz…

Sen onu verimli kullanırsan günaha girmemiş olursun anlamına gelerek, kaynak sorgulamasını tamamen es geçen bu sloganın yanlışlığına dikkat çekmiştim ve gayet makul karşılanmıştım o dönem.

Ama maalesef…

Ülkemizin bu içerikteki tüm görevlerini yerine getirebilen ilk bilimsel girişimi olarak yine benim projelendirdiğim ve 45.000 öğrenciye ders verdiğimiz, üç kez AB ödülü aldığımız Diyarbakır Güneş Evi projesi gibi, kendisine tamamen yeten ve yaşamsal risk taşımayan ikinci örnek Güneş Evi projemi…

Enerji Bakanlığı’nın bahçesinde yapmaya karar verdiklerini açıkladıkları basın toplantısından tam bir hafta sonra…

Sayın Enerji Bakanımız da görevden alınmışlardı!

Yani özetle…

Kendi enerjisinin üretme gayretine değil, babasının verdiği harçlığı akıllıca harcamaya odaklı idi verimlilik tanımı!

***

DÖRT…

DİL DAYATMASINA HAYIR!

Üstelik ne diyeceksem, özetini İngilizce yazıp göndermem ve sunumu da İngilizce yapmam isteniyordu…

Yani…

Bütün yabancılar kendi dillerinde anlatır ve bizler simültane tercüme ile onlara yardımcı olurken, kendi ülkemde İngilizce konuşmak zorunda isem, hiç kusura bakmayın, ben yokum dedim ve şu açıklamayı yapmak zorunda kaldım:

Sunumlarım, yabancı davetlilerin olduğu yada yabancı elçilik gibi mekânlarda, daima simültane yolla yapılmıştır ve doğru olan da budur.

Kimse kusura bakmasın!

Bendeniz kendi ülkemde, yabancı dilde konuşma yapmayı hiçbir zaman tercih etmedim ve etmeyeceğim…

Dolayısıyla... İlginize çok teşekkür ediyorum ve beni anlayışla karşılayacağınıza inanıyorum diyerek konuyu kapattım! (Devamı var.)

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Reşat Nuri Erol - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Covid-19 aşısı bulunursa yaptırır mısınız?