Reklamı Kapat

Siyonist İsrail engellileri yok saydı

Yeni tip koronavirüs dünya üzerinde her ne kadar musibet olarak görünse de bazı gerçeklerin ortaya çıkmasına da vesile oluyor. İnsanlığın yüz karası Siyonist zihniyetli insan görünümlü bazı yaratıklar koronavirüs hastalığının tedavisinde engellileri adeta yok saymışlardır. İsrail Sağlık Bakanlığı’nın yeni tip koronavirüs hastalarının solunum cihazına bağlanması gerektiği durumlarda kimlere öncelik verileceği ile ilgili yayınladığı belgede “kendi ihtiyaçlarını tek başlarına gideremeyecek düzeyde bedensel ve zihinsel engelli olanların solunum cihazından en son faydalandırılacağı” belirtildi. Bu karar ne derece insancıl? Engelli haklarına indirilmiş bir darbe değil midir? Bu bebek katili zihniyetin gerçek yüzünü biz biliyorduk. Milli Görüş lideri merhum Profesör Doktor Necmettin Erbakan Hocamız yıllarca anlattı ve bizler de dinledik. Bazıları da dinlediler ama maalesef anlamadılar veya anlamak istemediler. Şimdi bir kez daha bu vesileyle Siyonist İsrail’in insanlıktan ne kadar uzak olduğunu görsün ve anlasınlar. Evet, Siyonistlerin engelliler konusundaki düşünceleri öyleyken birde bizde neler oluyor onlara bakalım. Parlamentomuzda görüşülerek çıkarılan torba yasada engellilerin beklentilerine cevap maalesef verilmedi. Engelli sivil toplumunun, “Engellilere muhtaçlık aylığı ve bakım ücreti kriteri değişmeli! Hanedeki tüm kişilerin gelirine değil engellilerin kendi gelirine bakılmalı!” diye teklif ettiği öneri maalesef dikkate alınmadı. Evet, biz de engelliler yok sayılmıyorlar belki ama ihmal ediliyorlar.

Yeni tip koronavirüsün olumsuz yansımalarından biri de talasemi hastaları üzerindeki etkileridir. Evet, Talasemi Federasyonu’ndan bize gelen talebi sizlere aynen takdim ediyorum.

“Tüm dünyada yaşanan koronavirüs salgınının ülkemizde de görülmesi ile birlikte yaşananların talasemi hastalarını olumsuz yönde etkilediğini başta belirtmek isterim.

Talasemi; dünyada ve ülkemizde en sık görülen, tedavisi hastanın yaşamı boyunca devam etmekte olup zor ve külfetli bir hastalık olan, hasta kişilerin 21 günde en az iki ünite kan transfüzyonu ile hayatlarını sürdürebildiği ciddi bir kalıtsal hastalıktır. Kan üretemeyen talasemi hastalarının kan olmadan yaşayamadığını belirtirim.

Ülkemizin içinde bulunduğu olağan üstü durumdan dolayı bağışçıların yaşadıkları korkuyla Kızılay merkezlerine kan vermek için gitmediği gibi, talasemi hastalarının kan sıkıntısının iki kat arttığına vurgu yapmak isterim. Koronavirüsün kandan bulaşmadığını hatırlatır, kan alma noktalarına çevrilerek önlem alınabileceğini söyleyebilirim.

Hastalar gerek sosyal medya gerekse diğer mecralardan, yerel dernekler ve talasemi federasyonları konu ile ilgili devlet büyüklerimize ve Türk medyasına sesini duyurmaya çalıştı ancak hiçbir olumlu sonuç alamadı. Durum her geçen gün daha da kötüye gidiyor. Kızılay stoklarından hastalara  tedavi olmaları için sağlanan raf ömrü tükenmek üzere olan kanların, tedaviye hiçbir olumlu etkisi yoktur. Talasemi hastaları en fazla 1 haftalık kan alırlarsa faydalı oluyor. Talasemi hastaları olarak tedirgin olduğumuzu belirtmek istiyoruz ve tüm valilikleri, kaymakamlıkları, belediyeleri, emniyet müdürlüklerini, kişi, kurum ve kuruluşları kısaca toplumun her kesimini kan bağışına davet ediyoruz. Bağışlanan her kan bizleri hayata bağlarken kan bağışçılarının bağışıklık düzeyini arttırarak koronavirüsü gibi salgın hastalıklardan korur.”

Görüldüğü gibi dünyanın ve ülkemizin birinci gündemi yeni tip koronavirüs olmasına rağmen bu başka sıkıntıların olmadığı anlamına gelmiyor. Hayatın akışı içerisinde dert bir değil elvan elvan...

Siyonist İsrail’in yok saydığı gibi değil, engellilerin de eşref-i mahlûkat olduğunu hatırlatır, virüssüz ve pürüzsüz bir dünya temenni ediyoruz. Vesselam...

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İsrafil Bayrakçı - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket 20-65 yaş arasında birisi olarak Maske alabildiniz mi?