Et, bir insanın sağlıklı yaşaması için lüzumlu temel gıdalardandır. Rabbimizin nimetidir. Kur’an-ı Kerim’de En’am Sûresi’nde, eti helal hayvanlar ve onların ne büyük nimet olduğu anlatılmıştır.

Ülkemiz düne kadar hayvancılığın ileri seviyede olduğu bir yerdi. Kendi şehrimden biliyorum, 15-20 sene önce Gaziantep, hayvan ihracatının deposu idi. Tüccarlar, bölgeden temin ettikleri hayvanları Antep’te toplar, burada bir müddet dinlendirdikten sonra Mersin limanından Ortadoğu ve diğer ülkelere sevk edilirdi. O yıllarda gerek büyükbaş gerekse küçükbaş hayvanlar iç tüketime kâfi idi. Yine o yıllarda orta ve dar gelirliler belli zaman aralıklarıyla et alabiliyorlardı.

Emeklilere bayram ikramiyesi verildiği 2018 yılında, 1.000 (bin) lira bayram ikramiyesini alan vatandaş, onunla küçükbaş kurbanlık alabiliyordu. Hatta üstelik parası artıyordu. O tarihte küçükbaş hayvanın kilosu 18-20 lira idi. Diyanet İşleri Başkanlığı 2018 yılı için yurt içi kurbanlık fiyatının 850, yurt dışı kurbanlık fiyatının 625 lira olduğunu açıklamıştı. Bu sene 2023 yılı Kurban Bayramı’nda emekli vatandaşlar 2000 (iki bin) lira bayram ikramiyesi aldılar. En hesaplı küçükbaş hayvan alanlar 7000 lira ödedi. (Küçükbaş hayvanların kilosu 110-140 lira arısında değişmekteydi) Yani bayram ikramiyesinin üzerine en az beş bin lira ilave etmek durumunda kaldılar.

Bizim burada (Gaziantep’te) önceden hayvanı alıp ayırtmayanlar, Kurban Bayramı’nda büyük sıkıntı yaşadı. Tanıdıklar, hayvan ahırlarının olduğu Sinan köyüne gittiklerinde alacak kurbanlık bulamadıklarını söylediler. Yani kurbanlık hayvanlarda sıkıntı vardı.

Bayramdan sonraki fiyatlara baktık; kuzu kuşbaşının kilosu 349, kuzu pirzola 422, kuzu sotelik et 355 lira.

Hangi yönden baksanız, et, dert olmuş durumda. Bu bölgenin insanı ciğer kebabını sever. Haydi bu fiyatlar karşısında yiyebilirsen ye. Geçen yazımda da bahsettim. Bir porsiyon kebap 250 lira civarında… Gariban vatandaş dolmaya koyacak kıyma alamıyor. 50 liralık kıyma alsa, görmek için bir de yanında mikroskop lazım. O etle market kasasına gitmeye utanıyor. İşin Türkçesi şu: Et, dert oldu…

Bunun sebepleri çok yönlü araştırılmalı. Ülkemizde çok geniş meralık sahalar var. Hayvancılığa elverişli arazilerimiz bol. Ciddi şekilde bu işle uğraşanlar ve uğraşacaklar teşvik edilmeli. Sosyal medyada gördüm, geçen gittiğim bir köyde bir çobanla görüştüm; hayvancılıkla uğraşanların hor görüldüğünü, devamlı zorluklarla karşılaştıklarını anlattılar. Bunlar üzerinde durulmalı.

Şimdi dünyanın başına bela olan o malum küresel çete, “yapay et projesini” devreye koydu (Pandemi olayı gibi, bu yapay et de onların şeytanî oyunlarından biridir.) Yapay et; yani laboratuvar ortamında üretilen, hayvan hücreleri ve doku örnekleri kullanılarak elde edilen bir et cinsi. Bunu yiyenlerin neye dönüşeceği meçhul. Bill Gates midir, Elon Musk mudur ya da bilmem kim midir, her ne karın ağrısılarsa, GDO’lu insan türü meydana getirmek peşindeler. Tıpkı Frankenştayn hikâyesindeki doktor gibi.

Biz Müslümanız. Gıdamızın, yediğimizin, içtiğimizin helal olması lazım. Eti yenilmesi helal olan hayvanlar kesilirken “Besmele” çekilmesi ve kesiminde hayvana eziyet edilmemesi lazım. Et fiyatlarının yükselmesi ve ülkemizdeki mevcut hayvanların iç tüketime kâfi gelmemesi üzerine iktidar, önce büyükbaş hayvan ithaline gitti. Daha sonra canlı hayvan ithaline ilaveten karkas et ithalini de serbest bıraktı ve bilhassa Sırbistan’dan bu şekilde karkas et ithal edilmeye başlandı. Peki bu etler İslâmî usullere göre kesilmekte miydi? İşin doğrusu artık kimse bunu sorgulamıyor ve buna bakmıyor. Kasaba gidiyor, parçalanmış etlere bakıp istediğini alıyor.

Et hususunda bir başka gelişme daha 2006’da yaşandı. Bu tarihte, siyasî iktidar, domuz etini kasaplık hayvanlar kategorisine dahil etti. Bunun ardından ülke genelinde domuz çiftlikleri yaygınlaşmaya başladı. Şu anda 80’den fazla domuz çiftliğinde domuz üretilmekte. Bizim ülkemizde bu domuzları yiyecek Hıristiyan sayısı belli. Bu çiftlikte üretilenler ise onların onlarca misline yetecek miktarda.

Yapay et, karkas et, domuz çiftlikleri, et fiyatlarının devamlı yükselmesi… Görüldüğü üzere et, dert oldu.

Et, sağlıklı beslenmek için çok lüzumlu. Her vatandaşın helal eti alabilmesi için gerekli çalışmalar yapılmalı. Buyurun hep birlikte bu işe kafa yoralım…