Katıldığım bir panelde, Amerikalı bir eğitimci, okullarda
çocuklara çeşitli yöntemler ile başkalarına karşı duyarlı olmayı öğrettiklerini
ve bu konuda çeşitli çalışmalar yaptıklarını ifade etmişti. Bu konuşmayı
dinlediğimde, ahlakı değerlerin yalıtılmış laboratuar ortamlarında nasıl
verileceğini düşünmüş ve bu çalışmanın hatırı sayılır bir başarı
getirebileceğine hiç ihtimal vermemiştim. Hâlâ da bu inancı taşımaktayım…
Yıllardan beri ben odaklı bir yaşam tarzı ile yalnızlaştırılan batı insanı
artık başkalarının varlığını hissedemez hale gelmiştir. Başkalarına karşı
duyarlılığını yitiren insan karşısındaki kişiye her türlü zararı verebilir.
Nitekim, bu toplumların kendi hezeyanları içinde boğulduğunu, bencilleşmenin
getirdiği zararları fazlasıyla yaşadıklarını görüyoruz. Okullarda görülen
cinnet vakaları, silahlı saldırılar ve cinayet görüntüleri ise hiçbir değer
aktarımı yapılmayan bu çocukların yaşlarından beklenmeyecek vahşetlere
sebebiyet verdiklerini gösteriyor. Başkalarının varlığından haberdar olmayan ve
kendi bireysel havzasında mahpus kalan insanlar, gittikçe yalnızlaşmakta ve
yalnızlaştıkça da saldırganlaşmaktadır. Bu toplumlar insan unsurunun bir
başkasının varlığı ile anlamlı olabileceğini yeni görüyor ve çözüm yolları
arıyor. Peki nasıl Laboratuarda adete deney aracı gibi görülen çocuklara
empati yapmayı ve başkalarının duygularına kayıtsız kalmamayı öğretmeye
çalışarak… Oysa bütün bu değerler çocuğa ailede doğal yollardan verilir… Yani
müslüman bir toplumda doğup büyüyen bir çocuk annesinin, yaşlı komşu için
pişirdiği çorbayı götürür, dilenciye para verir, yoksullar için dua eder,
açlığa terk edilen insanlar için kumbarasında para biriktirir ve insanlara dua
eder. Çocuk bunu sıradan ilişkilerinde ve aile içinde öğrenir, topluma
çıktığında da uyum içinde yaşayabilir.
İslami hassasiyetini korumaya çalışan kesimler bir şekilde
direnseler de, bizim toplumumuz da büyük bir değişim ve dönüşümden geçmektedir.
Çocuklarına bencilliği bir üstünlük olarak aşılayan aileler onların sağ
duyularını köreltebiliyorlar. Oysa bizim kültürümüzde, çocuklara önce insan
olmak öğretilir ve bu her anne babanın sorumluluğudur.