En son söyleyeceğimi başta ifade etmek istiyorum.PKK terör örgütü bağımsız devlet hedefinden vazgeçmiş değildir.Vazgeçmesinin ilk şartı buna mecbur kalmasıdır.Mecbur kalması ise arkasındaki uluslararası güçlerin desteğini çekmesine bağlıdır. Görünen ise uluslar arası güçlerin Büyük Kürdistan hedefinden vazgeçmedikleridir. İslam ülkelerinin küçük küçük parçalara ayrılması, kalıcı sorunlarla boğuşur hale getirilmesi yönünle hamleler yapıyorlar.Böylece İslam ülkeleri kendi iç sorunları ile uğraşırken,her an emperyalist güçlerin yardım ve desteğine ihtiyaç hissedecekler.Böylece emperyalist güçler bölge ülkelerini ellerini ateşe sokmadan teslim almış olacaklardır.Olay sadece emperyalist ülkelerin doymak bilmeyen hırslarından da ibaret değildir.Siyonizmin Büyük İsrail hedefi de önemli belirleyicidir.Çünkü,Siyonistler Büyük İsrail hedefinden hiçbir zaman vazgeçmezler.Bu hedef onların inançları gereğidir.Diyebiliriz ki, Büyük Kürdistan ile Büyük İsrail hedefleri birbirini tamamlar niteliktedir.Bu bakımdan Irak,İran,Suriye ve Türkiye’deki bazı Kürt gruplarının devlet özleminin sona ermesi iki şeye bağladır. Birincisi yukarıda da izah ettiğim gibi sömürgeci güçlerin bölgemize yönelik planlarından,diğeri ise Siyonizmin Büyük İsrail hedefinden vazgeçmesidir.Birincisi belki mümkündür ama ikinci husus İsrail devleti durduğu sürece devem edip gidecektir.

Böyle olunca bölgemizdeki Kürt hareketlerini birbirinden habersiz ve bağımsız  görmek ve değerlendirmek bölge ülkeleri için en büyük yanılgı olacaktır. Söz gelimi Suriye’deki Kürtlerin şimdiye kadar fazlaca ortada görünmemiş olmaları onların sadece müsait şartların oluşmasını beklemeleri ile ilgilidir.Şimdi ise bekledikleri şartların oluştuğunu düşünmektedirler.Bunda da haksız değiller.Emperyalist güçler nasıl Irak’ı işgal ederek bir Kürt devletinin oluşmasını sağlamış iseler,Suriye’yi de  karıştırarak ve iki yılı aşkın bir süreden beri insanların birbirlerini öldürmelerinin zeminini hazırlayarak buradaki Kürtler için şartları oluşturmuşlardır. Ülkemizde ise 30 yıldan beri süre gelen PKK terörünü  ve hedeflerini hepimiz biliyoruz.PKK’nın hedefi başından beri bir devlet kurmaktır.Çünkü,onları meydana süren güçler bunu istemekte,her türlü desteği vermektedirler.

Kürt hareketi için Kuzey Irak’ta ağın birini basacak bir zemin oluşturulmuştur.Öylesine oluşturulmuştur ki,düne kadar Kuzey Irak’ta bir oluşuma karşı olduğumuzu yüzlerce kez tekrarlamış olmamıza rağmen orada bir yönetim oluşturulmuş ve Türkiye’de Irak Merkezi yönetiminden çok bu yeni oluşum ile kolkola girmeye mecbur bırakılmıştır. Şimdilerde Suriye’de PYD Irak’takine benzer bir hamle yapmıştır.PYD bu hamleyi yapamadan önce Irak’ı işgal eden,Suriye’yi kan gölüne çeviren uluslararası güçlerin desteğini aldığı gibi köşeye sıkışan Esad’da Kuzeyin yöntemini PYD’ye bıraktığını açıklamak zorunda bırakılmıştır.

Tüm bunlar bir felaket senöayosunun parçası olarak dile getiriyor değilim.Çözüm süreci hususunda toplum olarak fazlaca iyimser olmanın anlamı olmadığını belirtmek için ifade ediyorum.PKK çözüm konusunda samimi,kuruluş amacından vazgeçmiş olsa militanların çekilmesi konusunda bu kadar ağırdan alır,bir yandan da militanların bölgede saldırılarını sürdürmesi düşünülebilir mi Karakol ve şantiye baskınları,insan kaçırılması ve iş makinalarının tahrip edilmesini sadece PKK’ya ters düşen küçük bir grubun işi olarak değerlendirmek mümkün olabilir mi

Bir yandan çözümden yana imiş gibi görünülürken öbür yandan Suriye’de PYD,Türkiye’de güya bağımsız bazı gruplar harekete geçiyorlar.Kaldı ki,Irak’ta bir devlet kurulmuş,Suriye’de devlet sözü edilir ve bazı binalara bayrak çekilirken, Türkiye’nin uyarısı üzerine PYD bayrağının indirilmiş olması bir anlam ifade eder mi Kaldı ki,PYD bayrağı indirilirken yerine çekilen bayrak Suriye’deki Kürt grupların ortak bayrağıdır.Yani hedef yine Kürt devletidir.Son söz olarak diyorum ki;fazla hayale kapılmanın anlamı yoktur ve bu gerçek bilinerek ileriye dönük tedbirlerin sağlıklı olarak alınması gerekiyor.