Muhterem Müslümanlar!
Mânâ ve maksadı çok büyük olan duygu yüklü günler yaşadık, elhamdülillah. Bugün yaşadıklarımız Rabbımızın lüftudur, dün yaşadıklarımız da lütfuydu, yarın yaşayacaklarımız da yine O nun lütfu olacaktır. Bütün bunları şükür vesilesi yapabilirsek, Allah (CC) şükredenlerin nimetlerini çoğaltır, bereketlendirir, edasını yapabilenleri faziletlendirir.
Günlerin en büyüğü olduğunu Peygamberimiz Efendimizin beyan ettiği Kurban Bayramı nı bütün bereketiyle yaşadık, elhamdülillah. Kurban yapanlar yaptıkları kurbanlarıyla, yapamayanlar yapılan kurbanlarla paylarına düşen mânâyı kavradılar.
Kurbanlarımız son bakışlarında bizlere "Bıçağı nefsine de çal" dedi. Mânâda nefsimizi de imanımızın emrine verdik.Kurbanımızın ikazıyla nefsimizi imanımıza bağlayan zincire bir düğüm daha attık. Kör olası şeytana sevinme fırsatı vermediğimizi yeniden kontrol ettik.
Kurbanlarımız son nefeslerini verirlerken "Niçin yaratıldığını unutma!" diyerek Rabb a teslimiyetimizde gedik açılmasın ikazını yaptılar. Öğütleri öğütlerimiz oldu. Hacda, taştan mermilerle şeytanları hacılarımız taşlarken, bizler de burada şeytanlarımızı takva taşlarıyla, ihlâs mermileriyle kafalarını kaldıramayacak halde onları güçsüz bıraktık. Söz veriyoruz Rabbımıza evimizdeki, önümüzdeki, sosyal hayatımızdaki, yurdumuzdaki ve yolumuz üzerindeki şeytanları bundan sonra alkışlamayacağız. Televizyon ekranlarını işgal eden şeytanları alkışlamayacağız. Neslimize kötü örnek olan, hayatı kendi çirkefliklerinden ibaret olduğunu lanse etmeye kalkışan şeytanları alkışlamayacağız. Allah ım! Sana söz veriyoruz, seninle aramıza girip sana ulaşmamıza engeller çıkaran şeytanları alkışlamayacağız. Sen bizim şahidimiz ol ki, yaptığımız kurbanlarla beraber bıçağı nefsimize de çaldık. Niçin yaratıldığımızı bundan böyle unutmayacağız. (Zariyat sûresi, âyet:56) İbadetlerimiz rızan için oluyor. Düşmanlarımızı tanıyoruz artık. (Yasin sûresi, âyet:60-61)
Muhterem Müslümanlar!
Mekke nin fethinde sahabesinin önünde şehre giren Peygamberimizi o haliyle görür gibi olduk. Şimdi O nun arkasında yine onu görüyor gibi peşisıra yürüyor gibi oluyoruz. Allah-u Ekber sedalarımız O nun sesiyle beraber Mekke dağlarında yankılanıyor gibi duyuyoruz. Dün böyle idik, bugün böyleyiz, yarın da öyle olacağız. Fethin bayrağını indirmeyeceğiz. Yemin ettik, yaşadığımız örnek hayatla, iyiliklerin önünü açarak, haramlara, haramzadelere fırsat vermeden gönülleri fethetmeye devam edeceğiz... Düşmanlarımız ellerindeki "imkân"lara güvenerek güçlü olduklarını sanmasınlar.Senin yardımın yanında onlar zerre bile olamazlar; bunu bizler biliyoruz onlar da anlasınlar...
Kurbanlarımızı yaparken yaptığımız duaları beynimize kazıdık. İbadetlerimizi bu şuurla yapacağımıza (En am sûresi, âyet:162-163) söz veriyoruz Ya Rabbi!
Arafat ta vakfede gözyaşı döken kardeşlerimize biz de buralardan katıldık. Dualarımız kabul oldu. Önümüz açıldı. Halkı Müslüman ülkelerde terör estiren kâfirlerin kalblerine Allah (CC) korkuyu soktu. Yeryüzünde birliğimizi, dirliğimizi ve diriliğimizi kullanırsak kâfirler ve onların dostları sığınacak delik arayacaklar. Allah bizimle beraberdir.Küfrün birliği dağılmaya mahkumdur.Onların gücü örümcek ağı gibi zayıftır. Helâkleri yakındır.
Muhterem Müslümanlar!
Haccımızdaki, Kurbanımızdaki, Mekkemizin fethindeki, Teşrik Tekbirlerimizdeki ve diğer ibadetlerimizdeki canlılığımızı kaybetmeden yaşantımızı sürdürebilirsek Allah nusretini bize lütfedecek, özlediğimiz hayat tarzına kavuşmuş olacağız ve bu bize çok yakındır...