Muhterem Müslümanlar!
Zilhicce ayının başlangıcına sayılı günler kaldı. Zilhicce ayı mübarek ve muhterem aylardan biridir. İlk 10 gününde Allah (cc) yemin ederek dikkatimizi bu aya çekmiştir. Şu günlerde mümkün olduğunca sadaka verelim. Hayır, hasenat yapalım. Kur’an-ı Kerim okuyalım.
Allah (cc) nasip ederse 13 gün sonra kurban bayramının birinci günü olacak. Şartlarımız gerekiyorsa mutlaka kurban keselim. Peygamberimiz efendimiz (SAV): “Kimin malı gücü yeterli olur da kurban kesmezse bizim namazgâhımıza gelmesin.” buyurmuştur. (Sünen-i Ibni Mâce, H.no: 3123)
Kurban Kitap, Sünnet, İcma ile sabit olan bir ibadettir.
Kurbandan maksat, Hazreti İbrahim ve Hazreti İsmail aleyhimüselamın serüvenini hatırlamak onlardaki ilahi hikmetten nasiplenmek teslimiyetle kulluk yapmaktır.
Kurban, insanın ruhunu kaplayan dünya ve madde sevgisini kesip atmanın ve hepsini Allah yolunda feda etmenin işaretidir. Allah’a ulaşacak olan kurbanın eti, derisi, kanı değil, kurban vesilesiyle kulun takvasıdır. Bundan dolayı Mevlana Celâlettin Rumi hazretleri “Keçinin gölgesini kurban etmeye kalkışma...” Kurban ibadetinin özünü unutup da, sadece şekliyle meşgul olarak kendini avutma, demek istemiştir.
Muhterem Müslümanlar!
Helal kazançla kurbanınızı keserseniz Allah’ın izniyle kendinizden ev halkından belayı cezaya uğrayacakların bu olumsuzluklarını kurbanlarınız onların üzerlerinden uzaklaştırır.
MuhteremMüslümanlar!
Mevlana bir nasihatinde bizlere şu hatırlatmalarda bulunmuş. Namaz kılanlara der ki:
Muttakiler tekbiri getirip namaza başlayınca, kurban gibi bu dünyadan çıkıp gittiler. Sende onların ardınca ilerlemek için mihraptaki mum gibi kıyam ederek namaz kıl. Bilesin ki, namaza başlarken ALLAH-U EKBER demenin manası budur:
Ey Allah’ım! Biz senin huzurunda kurban olduk. Nasıl ki, kurban keserken Allah-u Ekber deriz. İşte öldürülmeye layık olan nefsi kurban ederken de bu sözü söylüyoruz. Kurbanlarımızı bu mânâ ve maksat doğrultusunda yapalım.