Bugün faizli karşılıksız para mabut hâline gelmiş,

karşılıksız para çıkaranlar put olmuştur. Sadece onu istemek tanrı olmaya

kalkışmak ve müşrik olmak demektir. Oysa gerçek para nedir Bizim işletme

senedimiz para yerine geçer. O zaman putlara değil Hakk a taparız. Karşılıksız

para yerine Allah ın nimetlerini temsil eden senetlerle iş yaparız.

Bugün ekseriyet sistemi vardır; yüzde 51 alırsanız

iktidar nimetleri sizin olur, yandaşlarınızı zengin edersiniz.

AK Partililer de F. Gülen Cemaati de oy ve kamudan

yararlanma yollarını aradılar. Bir yere senden lâyık birisi varken o yere talip

olmak ve o yeri işgal etmek, onun hakkını yemek değil midir Yandaşları

kadrolara doldurmak isteyen AK Parti ve F. Gülen Cemaati mensupları, işte onlar

ve benzerleri evlat (mal ve güç) talep edenlerdir. Bu düzende başka türlü

hareket etmek mümkün değildir. Çünkü onlar da 60 senedir, hatta 100 senedir

bunu yapıyorlar. Henüz onların paralel kuruluşlarını bile bitiremedik; bizim

paralel kuruluşlarla bu işi çözeceğimiz zannedildi. Ama şimdi o bizim

zannettiğimiz paralel kuruluş bile bizim karşımızda! Çünkü pislik pisliği

temizlemez, karanlık karanlığı gidermez.

Biz ise; oyumuzla diğerlerini ezmeyeceğiz, adaletimizle

bütün insanlarla bir olup birlikte kazanacağız, hakkımız ne ise onu

bölüşeceğiz dedik. Bunu gerçekleştirmek için bizim sermayeye ihtiyacımız

olmadığı gibi o güce de ihtiyacımız yoktur, işçiye de ihtiyacımız yoktur. Biz

kaç ortak olursak o kadar çalışır ve yaşarız. Biz ne sömürülür ne de

sömürürüz.

***

Faizleri (yine) yükselttiler. Bankalar eski kredilere

bile yüksek faiz uyguluyorlar. Bunun anlamı şudur, maliyetler artan faiz kadar

artacaktır. Enflasyon faizi geçecek, yeniden faizi artırmak zorunda

kalınacaktır. Sonra yine enflasyon olacak, kısır döngü devam edecektir. Sonunda

onların faizli para sistemi çökecek, o para ile kurulmuş düzenleri alt üst

olacaktır.

İşte, Allah bunu murat ederek onların mal ve evlatlarını

artırmış oluyor.

Müminlerin de böyle mal ve evlatları yani tesisleri ve

işçileri artarsa, onlar da onun rehaveti içinde ADİL (EKONOMİK) DÜZEN i

getirmezler. Ama sıkıntıya girince ADİL (EKONOMİK) DÜZEN için çalışırlar.

Demek ki bizim sermayemizin olmaması, ortak olarak çalışanın bulunmaması

Allah ın bize büyük bir nimetidir; Allah a hamd olsun.

Bugün bu satırları yazıyorsak, eski başarısızlıklarımızın

sonucudur. Bizi bir yerde belediye başkanı yapsalardı yahut hükümetlerde bakan

olsaydık; orada batar, boğulur ve bu yazılarımızı yazamazdık. Sıkıntılı

durumunuzdan dolayı hamd edeceksiniz, çünkü o sıkıntılar da Allah tan

rahmettir. Direksiyonu öğretmeden size ehliyet vermiyorlarsa, sizin hayatınızı

koruyorlar demektir, size ihsan ediyorlar demektir.

***

Evet, genel olarak insanlar Kur an daki azabı âhirete

havale eder ve rahata ererler.

Burada ise açıkça bu dünyada onların azap görecekleri

yazılıdır.

AK Parti ile F. Gülen Cemaati nin bugünlerde nasıl azap

çektiğini herkes görmektedir. Her iki taraf da can ve mal, makam ve mevki

korkusu içindedir.

AK Parti diyor ki; seçimi kaybedersem mahvolurum...

Camia/Cemaat da diyor ki; AK Parti kazanırsa beni mahveder...

Her iki tarafın yöneticileri de can ve mal, makam ve

mevki korkusu içinde...

Halk olarak biz ise son derece rahatız, kim kazanırsa biz

kazanırız. Çünkü ikisi de Allah a inanmışlardır. Bize zulüm yapmazlar;

yapamazlar da. Eskiden sermaye böyle idi, kim kazanırsa o kazanmış oluyordu,

çünkü bütün taraflar onun emrindeydi. Allah şimdi bizi o duruma getirdi.

Farkımız; nifakı onlar sokuyor onlar yaralanıyorlar, biz yaralanmıyoruz... (s.

14 16; KUR AN VE İLİM çalışmalarımızdaki tevafuk/lar devam ediyor 759.

hafta seminerimizden aktarı-YORUM; ilmî-ahlâki-iktisadî-siyasî-sosyal olarak

yani SOSYAL TUFAN a karşı gereğini yapmak üzere ibretle takip ediniz

Ve s-SELÂM )