Şifayı veren Allah (C.C.)’tır. Bunu herkes biliyor. Bunu bilmemize rağmen hastalandığımızda hekime gidiyoruz. Hekim bize ilaç yazıyor. Bunları şu şekilde kullanacaksın dedikten sonra her gün şu kadar yürüyeceksin, şu kadar da spor egzersizleri yapacaksın diye sıkı sıkı tembihte bulunuyor. Kur’an’ın şifa olduğunu beyan eden âlimlerimiz de, ister sağlığında ister hastalandığında şifa için her gün hiç olmazsa birkaç sayfa sesli olarak harflerin mahreçlerine ve Kur’an’ın tecvid kaidelerine uyarak Kur’an-ı Kerim okuyacaksın, buna riayet ettiğin sürece o kadar şifa bulacaksın, diyorlar.

Tecvid kurallarından başka kurallar da var. Kurallara uygun Kur’an okurken durduğunda nefesini diyaframdan ve burnundan alacaksın. Nefes alırken ağzını kapatacaksın. Nefesi verirken ağzından vereceksin. Kur’an’ı böyle kurallarına uygun olarak okuduğunuzda beyninize bolca oksijen gidecek ve şunları hissedeceksiniz:

• Nefesiniz açılacak.

• Bedeninizin en ücra köşesine kadar oksijen ulaşacak.

• Zihniniz açılacak.

• Bedende tıkanıklıklar varsa oralar açılacak.

Bütün bunlar Kur’an-ı Kerim’i kurallarına göre okuduğumuzda bizim maddi-manevi hastalıklarımıza şifa oluyor, emirleri yerine getirdiğimizde olumsuzluklardan korunuyoruz.

Sadece Kur’an okuyan değil kurallarına uygun sesli (bağırmadan, acelede etmeden) Kur’an-ı Kerim’i okuyan birini yine kurallarına uygun olarak dinleyenin de şifayap olacağını öğreniyoruz. Kur’an okuyan ve dinleyen kişilerin kurallara uygun bu işi yerine getirmeleri halinde stres, kalp, damar ve tansiyon üzerinde çok olumlu neticeler alacaklardır. Asla psikolojik rahatsızlıklara maruz kalmayacaklardır.

Bir zamanlar kitap okurken Peygamber Efendimizin (S.A.V.) geceleri sesli (bağırmadan ve acele etmeden) Kur’an okuduğunu Ebu Cehil ve bazı yandaşlarının Efendimizin penceresine gizlice yaklaşıp Kur’an dinlediklerini okumuştum. Çok etkilendim. Neden gece diye araştırdım. Gece sessizliğinde Kur’an okumak çok etkileyici oluyor. Bununla ilgili olarak Kur’an-ı Kerim’de şu bilgi veriliyor:  “Muhakkak ki geceleyin kalkıp ibadet etmek daha tesirlidir ve Kur’an okuyuşu bakımından daha düzgün, daha sağlam bir tilavet sağlar” (Müzzemmil Suresi, ayet: 6).

Hak Dini Kur’an Dili adlı ilk Türkçe telif Elmalı ismiyle meşhur tefsirinde Muhammed Hamdi Yazır (rahmetullahi aleyh) hocamız mealini verdiğimiz ayetin tefsirinde diyor ki: “… İşte önce gece kalkmak ve Kur’an okumakla emir, bu cümleden olmak üzere gelecek olan ağır emirlerin uygulanabilmesine imkân ve yetenek kazanmak üzere nefisleri terbiye etmek ve nefsi yenme gayretlerini geliştirip kuvvetlendirmek için hazırlık mahiyetinde çalışmadır. Bunun gündüzden yapılmayıp geceden başlamasının sebep ve hikmeti büyüktür. Zira gece nesdesi ve samimiyeti daha büyüktür. Gece her şeyden ayrılma zamanıdır. Gösterişten uzak ve ihlâslı davranmaya daha uygundur. Söylenen ve dinlenen söz daha sağlam olur ve daha etkileyici olur.”

Bu izahtan Kur’an okumanın gece yapılması halinde daha tesirli olduğunu anlıyoruz.